TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 11.01.2014
E. 2013/604
K. 2014/12

Duruşma yapıldıktan 10 dakika sonra aranmışsa da Şikayetli avukatın müvekkilinin olaydan haberdar olması ve onun muvafakati alınmadan dosyada yeniden işlem yapılmasının da Şikayetli avukatı güç durumda bırakacağı  açık olmakla disiplin suçu oluşmaz.

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

Şikâyetli avukat hakkında … 7. Tüketici Mahkemesi’nin, 2010/464 Esas sayılı dosyasının 17.01.2012 tarihli 4. celsesinde, davacı vekilinin gelmemesi üzerine davayı takip etmeyeceğini beyan ederek davanın 6100 sayılı HMK 150-320/4. maddesi uyarınca dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesine sebebiyet verdiği ve bu nedenle Avukatlık Yasası'nın 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4 ve 30. maddelere aykırı davrandığı iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülmeyerek disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.

Şikâyetli avukat savunmalarında özete; … 7. Tüketici Mahkemesi'nin, 2010/464 Esas sayılı dosyasının 17.01.2012 tarihli 4. celsesinde duruşma satının 09.10 olmasına karşın bir saate yakın bir süre beklediğini aynı gün 4 duruşması olması nedeniyle daha fazla beklemesinin imkânsız olduğunu, her ne kadar duruşmadan sonra geldiği takdirde yargıcın duruşmayı yeniden alacağı yönünde kendisini Şikâyetçinin kâtibi olarak tanıtan bir kişiden telefon aldı ise de müvekkilinin adliyeden ayrılması nedeniyle zor durumda kalmamak için teklifi kabul edemediğini savunmuş, suçsuz olduğunu bildirmiştir.

İncelenen dosya kapsamından … 7. Tüketici Mahkemesi’nin, 2010/464 Esas sayılı dosyasının 17.01.2012 tarihli 4. Celsesinde duruşma saatinin 09.10 olduğu,

Şikâyetlinin “biz davayı takip etmiyoruz dedi” beyanı üzerine davanın 6100 sayılı HMK 150-320/4. maddesi uyarınca dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

Şikâyetçi yanında sigortalı avukat olarak çalışan Avukat O.T.K.'ın, 26.09.2012 tarihinde saat 17.06 da alınan ifadesinde özetle; mahkeme hakiminden bahisle, ".ben de duruşmaya giren avukata mazeretinizi ilettim, bekleyip bekleyemeyeceğini sordum, ama meslektaşınız bekleyemeyeceğini söylediği için duruşmayı yapmak zorunda kaldık. Ancak meslektaşınızı ararsanız, duruşma zaptı ile birlikte gelirse tekrar duruşmasını yapabilirim." dediğini ifade ettiği,

Şikâyetçinin kâtibi U.K.'nun özetle yargıcın duruşma zabtını da getirmesi koşulu ile davayı yeniden almayı kabul ettiğini bildirdiği, ancak Şikâyetli avukatın sizin avukatınız M. Ç.K. bir önceki duruşmada beni beklemedi, ayrıca müvekkilime karşı zor durumda kalacağımdan dolayı duruşmaya gelemeyeceğim dediğini”

Şikâyetçinin Meslek Kuralları 30/2. maddede bildirilen “Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat gıyap kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemek zorundadır.” hükmünün göz ardı edildiğini,  her ne kadar gıyap kalkmışsa da müracaatın da aynı nitelikte olduğunu, meslek kuralının amacına uygun olarak yorumlanması gerektiğini bildirerek karara itiraz ettiği, görülmektedir.

Dosya kapsamına göre Şikayetli avukatın bir saate yakın bir süre kendisine herhangi bir bildirim yapılmaksızın beklediği, dosya kapsamı ile tartışmasızdır. Her ne kadar 10 dakika sonra aranmışsa da müvekkilinin olaydan haberdar olması ve onun muvafakati alınmadan dosyada yeniden işlem yapılmasının da Şikayetli avukatı güç durumda bırakacağı  açıktır.

Bu nedenle Baro Disiplin Kurulu’nca eylemin disiplin suçu olmadığına ilişkin yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.                                                                         

Sonuç olarak Şikayetçi M.C.K.’in itirazının reddi ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 22.03.2013 gün ve 2012/222 Esas 2013/100 Karar sayılı kararının “ONANMASINA”, katılanların oybirliği ile karar verildi.