TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 05.07.2014
E. 2014/206
K. 2014/407

Avukatlık Yasası 144. madde gereği taraflardan birince duruşma talep edilmesi halinde duruşma yapılması zorunludur. Aksi yorum savunma hakkının kısıtlanmasına veya kovuşturmaya etkin katılmakla ilgili AİHS’ne aykırılık oluşturur.

(Av.Yas 144)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikâyetli avukat hakkında “şikâyetçinin sanık sıfatıyla yargılandığı … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/453 Esas sayılı dosyası ile görülen davada sanık müdafiliği üstlendiği, ücret aldığı ancak ilk duruşma hariç duruşmaya girmeyerek mahkûm olmasına sebep olduğu” iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülmeyerek disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.

Şikâyetli Avukat savunmalarında özetle; şikâyetçinin ticaretle uğraşan ve aleyhinde karşılıksız çek verme suçundan yaklaşık 100 tane ceza davası açılan biri olduğunu, savunmadığı iddia edilen … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın konusunun resmi belgede sahtecilik olduğunu, şikâyetçinin asıl vekilinin Avukat S. G. olduğunu, o tarihte meslektaşının çok yoğun olduğunu söyleyerek kendisinden hukuki yardımda bulunmasını talep ettiğini, şikâyetçi ile görüştüğünü ve şikâyetçinin kendisinden ceza dosyalarına vekâletname koymaksızın harici olarak temyiz, itiraz ve diğer beyanları hazırlayarak şikâyetçiye vermesi şeklinde hukuki yardımda bulunmasını istediğini, şikâyetçiye Kocaeli Kuruçeşme’de bulunan cezaevinde 3 kez, …’de bulunan cezaevinde 2 kez özel aracıyla ceza evine giderek hukuki yardımda bulunduğunu, şikâyetçinin bu hukuki yardımların karşılığı olarak … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/434 Esas, 2009/173 Karar sayılı dosyasında bulunan 3.320,00 TL’lik teminatı çekerek hukuki yardıma devam etmesini söylediğini, çekilen bu teminatın hukuki yardımlara ilişkin olduğunu, zaten dosyada Avukat S. G.’ın daha önce yazılı şekilde teminatın iadesini talep ettiğinin görüleceğini, ancak kendisiyle konuştuktan sonra çekmekten vazgeçtiğini, bu durumdan hem şikâyetçinin hem de meslektaşının haberdar olduğunu, şikâyetçinin daha sonra şikâyete konu dava dosyası ile ağır ceza mahkemesinde görülen davalara da girmesini istediğini, ücretin ayrıca ödeneceğini beyan ettiğini, şikâyete konu davanın ilk duruşmasına girdiğini, ancak duruşmadan sonra zaten teminatı aldığını söyleyerek davaları da bu teminat karşılığında yürütmesini istediğini, bunun üzerine dosyaya vekâletname sunmadığını ve duruşmalara girmediğini, …i 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nce de vekil olarak tayin edilmediğini, vekil eden-vekil ilişkisi doğmadığını, şikâyetçinin masraf ve vekâlet ücretini vermediğinden dosyaya katılmadığını belirtmiştir.

Baro Disiplin Kurulu tarafından 27.12.2013 gün ve 2013/31 Esas, 2013/55 Karar sayılı kararıyla şikâyetli avukat hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara şikâyetçi tarafından itiraz edilmiştir.

Şikâyetçi itirazında özetle, … Barosu Yönetim Kurulu kararında yer alan gerekçenin şikâyetli avukatın ceza alması için yeterli bir gerekçe olduğunu, avukatın ceza davasının duruşmasına girmesiyle vekâlet ilişkisinin başladığını, avukatlık ücretinin alınıp alınmadığının ikincil nitelikte olduğunu, avukatın vekillikten çekildiğini mahkemeye bildirmek ve bunun müvekkiline ulaşmasını sağlamak zorunda olduğunu, bu bilginin verilmemiş olmasının Avukatlık mevzuatına aykırı olduğunu, salt avukatlık ücretini alamadığı için takip etmediği yönündeki beyanın doğru olmadığını, … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/434 Esas, 2009/173 Karar sayılı dosyasında bulunan 3.320,00 TL’lik teminatının bizzat şikâyetli avukat tarafından çekildiğini ve kendisine ödenmediğini, Baro Disiplin Kurulu kararının bozulması gerektiğini ifade etmiştir.

İncelenen dosya kapsamından;

Şikâyetli avukatın 08.04.2013 tarihli savunmasında duruşma talep ettiği, ancak Baro Disiplin Kurulu tarafından duruşma yapılmamış olduğu,

… 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/453 Esas sayılı dosyası ile sanık şikâyetçi hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada 2012/372 Karar sayılı ve 10.10.2013 tarihli ek kararla hükümlü sanık şikâyetçinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, Mahkeme kararına göre davanın 23.02.2012 tarihli duruşmasında sanık şikâyetçi ile müdafi şikâyetli avukatın hazır bulunduğu, sanık müdafi şikâyetli avukatın vekâletnameyi celse arasında sunacağını beyan ettiği, sanık müdafi şikâyetli avukata vekâletnamesini ibraz etmesi için bir sonraki duruşma günü olan 04.04.2012 tarihine kadar süre verildiği, ancak şikâyetli avukat tarafından bir sonraki duruşma günü olan 04.04.2012 tarihli 4.celse duruşmasına gelmemiş, vekâletname ibraz etmemiş ve mazeret de bildirmemiş olduğunun görüldüğü, 04.04.2012 tarihli duruşmanın ara kararında sanık müdafi şikâyetli avukata duruşma gün ve saatini bildirir vekâletnamesini sunması tebligat yapıldığını ancak şikâyetli avukatın 16.05.2012 tarihli celseye girmediği ve vekâlet de sunmadığının görüldüğü, 16.05.2012 tarihinde sanık şikâyetçi hakkındaki gerekçeli kararın katılan ve sanığın yokluğunda tefhim edildiği,

…l 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce … Açık Ceza İnfaz Kurumu’na hitaben yazılan 06.01.2013 tarih ve 2007/434 sayılı yazıda “Davacının davanın açılışından bu yana birden fazla avukatı olmuş, 18.05.20110 tarihinde Av. S. G. tarafından teminatın iadesi talep edilmiş, talep kabul görmekle 12.07.2011 tarihinde ahzu kabz yetkili vekil Av. Ö. D. tarafından 3.320,00 TL. lik teminat çekilmiştir.” İfadelerinin yazılı olduğu,

Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05.02.2013 tarihli “olur”uyla soruşturma izni verilmesinin gerekli görülmediği,

Disiplin sicil özetinde herhangi bir cezanın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şikâyetli avukat tarafından 08.04.2013 tarihli dilekçe ile duruşma talep edilmesine karşın duruşma yapılmamış ve yapılmama gerekçesi de kararda açıklanmamıştır.

Avukatlık Yasası 144. adde gereği taraflardan birince duruşma talep edilmesi halinde duruşma yapılması zorunludur. Aksi yorum savunma hakkının kısıtlanmasına veya kovuşturmaya etkin katılmakla ilgili AİHS’ne aykırılık oluşturur.

Bu nedenle disiplin yargılamasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde bildirilen “Hakkaniyete uygun yargılama”, “silahların eşitliği” ni zorunlu kılar. Yargı organı önünde sahip oldukları hak ve yükümlülükler açısından taraflar arasında tam bir eşitliğin kurulması ve bu dengenin bütün yargılama aşamasında sürdürülmesi gerekir….. Taraflar arasında “silahların eşitliği”,  sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin sağlanması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. ( Del Court / Belçika 1970, Monnel ve Morris /İngiltere 1987, Ekbatani / İsveç 1988) denilmiştir. Karar gereği taraflara duruşma günü tespit ve bildirilerek duruşma yapılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Sonuç olarak Şikâyetçi E. T.’in itirazının kabulü ile;

1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 27.12.2013 gün ve 2013/31 Esas, 2013/55 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,

2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oybirliğiyle karar verildi.