TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 19.07.2014
E. 2014/19
K. 2014/437

Şikâyetli avukat eşinin yanında sekreter olarak çalıştığını ve reşit kişi olarak alacak temlik almasında yasal bir sakınca olmadığını bildirmekte ise de; Avukatlık Yasası 45. madde gereği yanında çalıştırdığı kişilerin eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğu, eşinin muvazaalı olarak alacak temlik alarak Avukatlık Yasası 63/3. maddeye aykırı davrandığı, Şikâyetli avukatın da bu temliklerde vekillik yaptığı.

(Av.Yas 34, 45,47,134 ve TBB Mes. Kur 3, 4)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:           

Şikâyetli avukat hakkında “alacaklı İ. T. vekili sıfatıyla … İcra Müdürlüğü’nün 2007/68 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takibe konu alacağın … 6. Noterliği tarafından düzenlenen 02.04.2007 tarihli temliknamesi ile yanında çalışmasına rağmen kendisi ile birlikte avukatlık yaptıklarını söyleyerek iş takibi yapması nedeniyle hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanununa muhalefet suçundan … Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılan eşi B. Y.’ye temlik edilmesini sağlayarak 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 48/1. maddesine aykırı davrandığı gibi, temlik işleminden sonra müvekkilinin taraf sıfatı kalmadığı halde davacı A. A. tarafından … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/11 esasına kayden açılan takibin iptali davasının duruşmalarına davalı İ. T. vekili sıfatıyla katıldığı” iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli avukat savunmalarında ve itirazında özetle; şikâyetçinin Avukatlık Kanunu’nun 63/3. maddesi uyarınca suç işlediğini ve başlatılan icra takiplerinde tıpkı bir avukat gibi vekâlet ücreti tahsil ettiğini, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/474 Esas sayılı dava dosyası ile yargılandığını, bunu müvekkiline de yapmak istediğini, şikâyetçinin husumetinin alacaklısı olan müvekkili adına yapılan … İcra Müdürlüğü’nün 2005/2296 Esas sayılı icra takibinden doğduğunu, daha sonra müvekkilinin şikâyetçiye ait senet gönderdiğini, bunu da … İcra Müdürlüğü’nün 2007/68 Esas sayılı icra takibine koyduklarını, şikâyetçinin evine hacze gittiğinde hakaret ve tehdit ettiğini, müvekkili ile aralarındaki vekâlet görevinin 02.04.2007 tarihi olan temlik tarihinde bitmediğini, Borçlar Kanununa göre temlik sözleşmesinin geçerliliği için beyanın devralana ulaşması, devralanın da bu beyanı kabulüne bağlı olduğunu, temlikname üzerindeki icranın havale tarihinin 12.04.2007 tarihi olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/11 Esas sayılı dosyasının ise 05.04.20207 tarihli kararla reddine karar verildiğini, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/30 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu kıymet takdirine itiraz davasının 18.04.2007 tarihli kararla kabulle sonuçlandığını, temlik alan B. Y.’nin ilk kez 17.05.2007 tarihinde vermiş olduğu ek haciz ve satış talebiyle temlik beyanını kabul şartını yerine getirdiğini, … İcra Müdürlüğü’nün 2007/68 Esas sayılı dosyasına temlik alan B. Y.’ye ait usulüne uygun vekâletnamesini 30.05.2007 tarihinde sunduğunu, temliknamenin 12.04.2007 tarihinde icra müdürlüğüne tebliğ edilmiş olması nedeniyle 12.04.2007 tarihinde muttali olduklarının varsayılarak kötüniyetine karar verdiklerini, temliknamenin icra müdürlüğüne PTT kanalıyla ulaştığı tarihte fiziki icra dosyasının icra müdürlüğünde bulunmadığını, İcra hukuk davaları nedeniyle dava dosyaları içinde bulunduğunu bu nedenle dosyaya 11.05.2007 tarihine kadar takılamadığını, yanında yardımcı personel olarak çalışan eşinin hareketlerini kontrol altına alamadığı ve göz yumduğu isnadıyla ceza verilmesinin yasal olmadığını belirtmiştir.

İncelenen dosya kapsamından; Baro Yönetim Kurulu’nun 02.01.2008 tarihli kararıyla Avukat A. Y. ve B. Y. hakkında Avukatlık Yasasına muhalefet iddiası ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği görülmektedir.

… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/2340 sayılı soruşturma No.lu 23.10.2008 tarihli iddianamesi ile B. Y. hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığı, iddianamede Avukat A. Y. hakkındaki soruşturmanın özel usule tabi olması nedeniyle soruşturma dosyasının tefrik edildiğinin belirtildiği, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/862 esas, 2008/797 karar sayılı kararı ile A. A. ve … Baro Başkanlığı’nın şikâyetleri üzerine B. Y. aleyhine açılan davanın aynı nitelikli 2007/320 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, görülmektedir.

İ. T. tarafından B. Y. adına 02.04.2007 tarihli temliknamenin düzenlendiği,

… İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/11 Esas, 2007/40 Karar dayılı ve 05.04.2007 tarihli kararla davacı şikâyetçinin davalı İ. T. aleyhine takibin iptaline ilişkin olarak açtığı davanın reddine karar verildiği, şikâyetli avukatın davalı vekili olduğu,

… İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2007/30 Esas, 2007/46 Karar sayılı ve 18.04.2007 tarihli kararıyla davacı İ. T. vekili şikâyetli avukatın kıymet takdirine itirazına ilişkin davanın kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin şikâyetli avukat olduğu, karar duruşmasına katıldığı,

Şikâyetli avukat hakkında 24.02.2009 tarihli olurla soruşturma, 29.04.2009 tarihli olurla kovuşturma izni verilmiş olduğu, disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/224 Esas sayılı dosyası ile hakkında dava açıldığı, Mahkeme’ce 03.12.2009 tarihli ve 2009/243 Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın TCK.nen 257/1, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’nce itirazın reddine karar verilmekle kesinleştiği,

… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/862 Esas sayılı dosyası ile B. Y. hakkında 1136 sayılı Kanuna aykırılık nedeniyle açılan kamu davasında 10.11.2008 tarih, 2008/797 Karar sayılı kararla aynı Mahkeme’nin 2007/320 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2007/320 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verildiği, 

… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/320 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda 09.02.2010 tarih, 2010/62 Karar sayılı kararla B. Y.’nin “Avukatlık unvanını ve yetkilerini kullanmak” suçundan TCK.nın 63/3, 43/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30.05.2013 tarihinde kesinleştiği,

… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/474 Esasında Şikâyetçi A. A. aleyhine … Baro Başkanlığı’nın şikâyeti üzerine 1136 sayılı Avukatlık Yasasına aykırılık iddiası ile kamu davası açıldığı,  Mahkeme’nin 08.06.2010 gün ve 2010/543 Karar sayılı kararı ile 1136 Sayılı Avukatlık Yasası’nın 63/3. TCK 43/1, 62/1 52/2 maddeler gereği 1 yıl onbeş gün hapis cezası, anlaşılmaktadır.

Baro Disiplin Kurulu’nun 09.01.2009 tarih, 2008/1 Esas ve 2009/1 Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara şikâyetli avukat tarafından yapılan itiraz üzerine Kurulumuzun 31.07.2009 tarih, 2009/222 Esas ve 2009/361 Karar sayılı kararıyla baro disiplin kurulu kararının bozulmasına karar verildiği,

Şikayetli avukatın disiplin sicil özetinde 05.05.2012 tarihinde kesinleşmiş kınama cezasının bulunduğu.

Şikâyetli avukatın 19.12.2013 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Şikâyetçi A. A.’nın eşi tarafından aranarak elindeki icra işlerini takip için kendisine vekâlet vermesi isteminde bulunduğu iddiasının tamamıyla asılsız olduğunu zira A. A.’nın … piyasasından ödenmeyen çek ve senetleri toparlayıp cirolayarak avukat gibi icra takipleri açan kişi olduğunu, talebi üzerine … Barosu Başkanlığı’nın … Cumhuriyet Başsavcılığı’na A. A. aleyhinde suç duyurusunda bulunduğunu ve … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/ 474 Esas sayılı dosyasından 1136 Sayılı Yasasının 63/3. maddesine aykırılık suçundan ötürü ceza verildiğini,

Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetçi A. A.’nın şahsına vaki hakaret ve tehditleri nedeniyle … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/ 444 Esas 2010/ 809 K sayılı 19.10.2010 tarihli kararıyla cezalandırılmasına karşın bu hususta bir araştırma yapma gereğini dahi duymaksızın karar verdiğini,

Şikâyetin asıl nedeninin Şikâyetçi aleyhine yaptığı … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/68 Esas sayılı takip dosyası ve bunun devamı olan … İcra Mahkemesinin 2007/1 Esas sayılı dosyaları ve evinde yapılan haciz işlemlerinin olduğunu,

Borçlar Yasasına göre reşit her şahsın alacak temlik hakkında sahip olduğunu, temlik alanın yanında çalışan eşi olmasının durumu değiştirmeyeceğini, TBB Disiplin Kurulu’nun 28.11.2011 gün ve 2010/560 Esas, 2011/60 Karar sayılı kararının emsal olduğunu, ceza tayininin yasaya aykırı olduğunu savunmuş, itirazen cezanın kaldırılması talebinde bulunduğu, görülmektedir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ” 

Avukatlık Yasasının 134. maddesi “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Avukatlık Yasası 45. maddesi  “Avukatlar ve avukatlık ortaklıkları, bürolarında yalnız avukatlık mesleği için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat Özel yaşantısında da buna özen göstermekle yükümlüdür.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli avukat eşinin yanında sekreter olarak çalıştığını ve reşit kişi olarak alacak temlik almasında yasal bir sakınca olmadığını bildirmekte ise de; Avukatlık Yasası 45. madde gereği yanında çalıştırdığı kişilerin eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğu, eşi B. Y.’nin muvazaalı olarak alacak temlik alarak Avukatlık Yasası 63/3. maddeye aykırı davrandığı, Şikâyetli avukatın da bu temliklerde vekillik yaptığı dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bu nedenlerle eylemin Avukatlık Yasası 34, 45, 63, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmakla Şikâyetli avukat A. Y.’nin itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukat A. Y.’nin itirazının reddi ile;

1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun “Kınama Cezası Verilmesine ”ilişkin 08.11.2013 günlü 2009/2 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oybirliğiyle karar verildi.