TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 02.08.2014
E. 2014/281
K. 2014/480

Avukat İl Genel Meclisi üyesi iken İl Özel İdaresi aleyhine dava ve takiplerde bulunamaz.

(Av. Yas 12/e)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli Avukat hakkında, Yakınılan avukatın savunmasında da kabul ettiği üzere 2009 yılından beri … İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi üyeliği ile ayrıca Ö. İnş. Tur.Teks.San. ve Tic. Ltd. Şti’nin şirket müdürlüğü görevini yapmakta olduğu, yakınmaya konu davanın … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/32 E. 2011/339 K. sayılı dosyası olduğu, davanın açıklığı tarihte yakınılan avukatın henüz il genel meclis üyesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. İhtilaf il genel meclis üyeliğine seçildikten sonra söz konusu davada avukatlık görevine devam edip etmediğine ilişkindir. Her ne kadar yakınılan savunmasında il genel meclis üyeliğine seçildikten sonra davaya devam etmediğini ve bir başka avukat tarafından dosyanın takip edildiğini ileri sürmüşse de bu duruma ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Dosyanın Yargıtay’da olması nedeniyle de dosyadaki evrakların incelenmesi mümkün olamamıştır. … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/32 Esas 2011/339 Karar sayılı dosyasının Yargıtay’dan dönüşü beklenerek içeriğine göre delillerin değerlendirilmesi gerekeceğinden dosyanın dönüşü ve delillerin değerlendirilmesi disiplin kurulunda gerçekleştirilmek üzere” açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetçi Kurumun 19.01.2012 tarihli şikâyet dilekçinde; Şikâyetli Avukatın aynı zamanda 2009 yılı Mahalli İdareler seçimleri sonucu 21. Dönem İl Genel Meclisi Üyesi olarak idarenin karar organında görev yapmakta olduğunu, Danıştay 8. Dairesi 08.12.2010 tarih ve 2010/3651 Esas ve 2010/6580 Karar sayılı kararında da “İl Genel Meclisi üyesi Avukatın ortağı olan Av… tarafından İl Özel İdaresi aleyhine davayı takip etme imkânı hukuken mümkün olmadığından davanın reddi gerekirken..., Mahkemece bu durum göz önünde bulundurulmadan, işin esası hakkında karar verilmesi” 1136 sayılı Avukatlık Kanununa aykırı bulunduğunu, mülkiyeti idareye ait … Günübirlik Dinlenme Tesisini, aynı zamanda kurucu ortağı olduğu Ö. Şirketi adına Aralık 2002 tarihli ihaleye istinaden kiralamış olan yakınılan avukat M. A. Ö. ile kira ilişkisi sürecinde yaşanan bir kısım hukuki ihtilafların en son … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2007/32 Esas sayılı tazminat davası ile devam etmiş ve 2011/339 K. sayılı kararı ile İdare aleyhine tazminata hükmedildiğini mahkemenin 5.135.495,00TL tazminat ödenmesine dair kararının kendileri tarafından temyiz edildiğini, bu karara dayanarak yakınılan avukat tarafından … 11. İcra Müdürlüğünde 2011/11047 sayılı icra takibi başlatıldığını ve İdarenin tehiri icra kararı almak üzere icra müdürlüğünden 90 gün mehil kararı aldığını buna rağmen yakınılan avukat tarafından … 17. Noterliği’nin 20.12.2011 tarih ve 27804 yevmiye No.lu ihtarnamesi ile davada talep edilmeyen ve karardahükmedilmeyen, 13.059.570,00TL faiz alacağının hesaplandığını ve İdareden 7 günlük süre içinde ödenmesinin istendiğini, kısıtlı bütçe ile kamu hizmeti vermeye çalışan İdarenin zor duruma düşüren ve hükmedilmeyen faiz alacaklarının hesaplanması ile ödenmesi istenen rakam göz önüne alındığına bir tarafta İl Özel İdaresinin karar organında İl Genel Meclis üyesi olması diğer tarafta aynı davada alacaklı ve avukat olması sebebiyle konunun 1136 sayılı Avukatlık Kanuna aykırılık teşkil ettiği bildirilerek gerekli değerlendirilmenin yapılmasının talep edildiğinden bahisle yapılan soruşturma sonunda Şikâyetli avukata kınama cezası verildiği görülmektedir.

Şikâyetli Avukat 05.03.2012 tarihli savunma dilekçesinde; 2009 yılından beri … İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi üyeliği ile ayrıca Avukat Meslek Kurllarının engel olmadığı şekilde, Ö. İnş. Tur.Teks.San. ve Tic. Ltd. Şti’nin şirket müdürlüğü görevini yapmakta olduğunu, kendisine yöneltilen şikâyetin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/32 E. 2011/339 K. sayısıyla Yargıtay’da olan dosyasının incelendiğinde asılsız olduğunun anlaşılacağının, Şikâyetçinin büyük kayıplara neden olduğu müvekkil davacı Ö. İnş.Tur.Teks.San.ve Tic.Ltd. Şti’in yapılan yatırımlar nedeni ile davalı şikâyet eden idarenin sebepsiz zenginleştiğini belirterek kira bedellerinin tenzili, meydana gelen zarar ve davalının sebepsiz zenginleştiği miktar yönünden tarafların tüm delilleri toplanmış, bilirkişi heyeti ile keşifler yapılmış ve sonuç itibariyle davacı müvekkilin yapmış olduğu zorunlu ve faydalı giderler oranında davalı şikâyetçi idarenin sebepsiz zenginleştiği, davacı tarafça taşınmazda yapılan faydalı ve zorunlu imalatların 2003 yılı reel piyasa rayiçlerine göre değerinin bilirkişilerce 4.010.495,00TL olarak belirlendiği, davalı idarenin yapı izin belgesi alamaması sebebiyle yaz sezonu boyunca kiralananı tam kapasite kullanamaması sebebiyle bilirkişilerce hesaplanan 1.125.000,00TL net kardan mahrum kaldığı ve böylece davacı müvekkilin davalı idareden toplam 5.135.495,00TL alacağı olduğuna karar verildiğini, bahsi geçen davanın 2004 yılında açıldığını, bu tarihlerde İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi üyeliği görevinin bulunmadığını,Şikâyetçi Kurumun şimdiye kadar İl Özel İdare aleyhinde takip ettiği davalarla ilgili bu engel hususu hiçbir şekilde kendisine iletmediğini, mevcut olayda meclisin almış olduğu ve kendisinin oy kullandığı bir kararın söz konusu olmadığını,eski müvekkil şirket Ö. İnş. Tur.Teks.San. ve Tic.Ltd.Şti’nin şu anki avukatının Av. B. Ö. olduğunu dava dosyaları incelendiğinde vekillikten istifa talebi hakkındaki dilekçelerin ve dosyalardaki yetkili avukatın B. Ö. olduğunun görüleceğini, iş bu sebeple haksız ve asılsız şikâyetlerin hükmünün kalmadığını, Ayrıca eski müvekkil şirket aleyhinde yapmış olunan tüm haksız ve hukuk dışı işlemler neticesinde, eski müvekkil şirketin çok büyük maddi kayıplara uğradığını ve iflasın eşiğine geldiğini, dava sonucu mahkeme kararıyla da sabit olan alacağa mahsuben talep edilen faiz alacağının kanun nizamlarına uygun anayasal hakkı olup, gayri hukuki veya gayri ahlaki bir durumun söz konusu olmadığını beyan ettiği görülmektedir.

İncelenen dosya kapsamından; 09.03.2009 yerel seçimlerinde … İli … İlçesi’nden … İl Genel Meclisi üyeliğine seçildiği,

Bu görevi devam ettiği sırada … Özel İdaresi aleyhine vekili ve müdürü olduğu Ö. İnş.Tur. Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’nin vekili sıfatıyla … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/11047Esasında icra takibi açtığı, … 3. İcra Mahkemesi’nin 2011/945 Esasında kayıtlı şikâyet dosyasında, … 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/89 Esas sayılı “memur işleminin iptali” davasında, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/6897 Esas sayılı “ecrimisil” davasında, … 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/929 Esas sayılı dosyalarında müdürü olduğu şirketi vekil sıfatı ile temsil ettiği, dosyaların tümünde Şikâyetçi kurumun hasım taraf olduğu,

Disiplin kovuşturmasına konu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/32 Esas sayılı dosyanın 07.05.2011 günlü duruşmasına bizzat katıldığı, Mahkemenin 11.10.2011 gün ve 2011/339 Karar sayılı kararının bizzat şikâyetli avukata tefhim edildiği, kararda sadece kendi isminin vekil olarak bulunduğu,

Kararın Şikâyetli avukat tarafından 06.12.2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği ve Yargıtay bozmasından sonra Mahkeme’nin 2013/4 Esasını alan dosyada, 02.01.2013 gün ve 2013/223 karar sayılı kararında vekil olarak yazılı olduğu,

… Barosu Disiplin Kurulunun Şikâyetli Avukat hakkında vermiş olduğu kınama cezası kararına 03.04.2014 gün ve 290-9728 evrak kaydıyla itiraz ettiği ve itirazında; “… hakkımda 1136 sayılı Yasanın 134; 135/ 2 maddeleri gereğince kınama cezasına hükmedilmiştir ancak verilen karar usul ve yasaya uygun değildir şöyle ki; disiplin kovuşturması yapılmasına ilişkin alınan kararın değerlendirme bölümünde uyuşmazlık “il genel meclisi üyeliğine seçildikten sonra söz konusu davada avukatlık görevine devam edip etmediğine ilişkindir” denmiştir hakkımda verilen disiplin kovuşturmasına karar verilmesi kararı avukatlık yasası madde 134’e aykırıdır…avukatlık meslek kurallarını incelediğimizde “avukatın disiplin soruşturmalarına neden olan eylem ve davranışları avukat-müvekkil arasındaki eylemlerdir”. Müvekkil İl Genel Meclisi Üyesidir. İl Özel İdare’sinin vekilliğini-avukatlığını yapmamaktadır. Konuyla ilgili avukatlık meslek kurallarını incelediğimizde eldeki yakınmayla ilgili uyuşmazlık noktasının ilgili olabileceği meslek kuralları aşağıda alıntılanmıştır. Avukat, aynı dava için birbirine karşıt isteklerde bulunamaz. Avukat aynı davada, birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekâletini kabul etmezancak anılan maddelere uyan bir fiil de mevcut bulunmadığından aleyhimdeki ceza tertibi tamamen afakidir. Şikâyetlişikâyet dilekçesinde “il genel meclisi üyesi olduğu halde idareye karşı vekillik yapmıştır dememektedir”. Şikâyet noktası “özel idare aleyhine açılan dava ile talep ettiği faiz nedeniyle idareyi zarara uğratma ihtimalidir”. İşbu yargılama konu dava dosyasından yakınmadan önce istifa etmiş bulunmaktayım. Bu durum aleyhe yapılan yargılamada incelemeye konu edilmemiştir. Ayrıca şikâyete konu şirketin müdürlüğünden istifa edilmiş olmam ve bu durumu savunma olarak ileri sürmüş olmama rağmen bu hususta inceleme ve araştırma yapılmaması da usul ve yasaya aykırıdır, şikâyet dilekçesinde alıntı yaptığı Danıştay 8. Dairesinin kararı münferit olup; ekte sunduğumuz üzere işbu yakınma konusu ile ilgisi bulunmamaktadır. Anılan karar incelendiğinde “il genel meclisi üyesi avukatın “ il genel meclisi kararının iptalini istediği” bu davaya da yanında çalışan avukatı dahil ettiği anlaşılacaktır.” sözlerinin yazılı olduğu görülmektedir.

Şikâyetli Avukatın disiplin sicil özeti incelendiğinde kesinleşmiş uyarma ve kınama cezası olmak üzere iki cezasının olduğu görülmektedir.

1136 Sayılı avukatlık Yasasının 12. Maddesine Değişik 02.05.2001 - 4667/9 sayılı yasa ile eklenen(e) bendinde gösterilenlerin, Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket ve kuruluşların aleyhinde; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin ve yükseköğretimde görevli profesör ve doçentlerin yüksek öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri takip etmeleri yasaktır.

Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar.” Hükmünü amirdir.

Şikâyetli avukatın gerek disiplin kovuşturmasına konu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/32 Esas sayılı dosyası ve gerekse diğer dosyalarda … İl Genel Meclisi üyesi iken İl Özel İdaresi aleyhine dava ve takiplerde bulunduğu dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Bu nedenlerle eylemin Avukatlık Yasası 12/e maddesine aykırı olmakla disiplin suçu olduğundan Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmakla Şikâyetli avukat M. A. Ö.’in itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak;

1-Şikâyetli avukat M. A. Ö.’in itirazının reddi ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına” ilişkin 20.12.2013 gün ve 2013/76 Esas, 2013/267 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2--Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oybirliğiyle karar verildi.