TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 14.09.2014
E. 2014/424
K. 2014/599

Avukat uyarı mektubu gönderdiği kişinin borçlu olup olmadığını özenle araştırmadan uyarı mektubu gönderemez.

(Av. Yas. 34, 134 TBB Mes. Kur 3, 4)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikâyetli avukat hakkında “borçlu olmadığı halde isim benzerliğinden dolayı şikayetçiye haciz işlemi yapıldığına dair evraklar gönderdiği, bu suretle Avukatlık Yasası’nın 34 ve TBB Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırı davrandığı” iddiasıyla yapılan disiplin kovuşturması sonucu şikâyetli Avukatın “Kınama cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmiştir.

Şikâyetli Avukat savunmasında özetle; ağırlıklı olarak icra hukuku alanında faaliyet gösterdiğini, takip ettiği icra dosyalarıyla ilgili olarak borçlulara belli aralıklarla ihtar amacına yönelik olarak kısa mesaj ve mektuplar gönderildiğini, gönderilen bu mektupların amacının borçlulara borçlarını ödemeleri konusunda bilgilendirme ve hatırlatma yapmak ve borçluların haciz ve muhafaza işlemine maruz kalmaması ve icra dosya borcunun bu işlemler sonucu daha da yükselmesini önlemek olduğunu bu ihtar mektup ve mesajları sayesinde borçluların haciz işlemine maruz kalmadan dosya borcunu ödeyebilme ve icra dosya borçlarından haberdar olma imkanını elde ettiklerini, şikayete konu edilen ihtar mektubunun telefon numarası bulunan önemli not başlığı altında “ödemeleriniz düzenli olarak devam ediyorsa veya takibi durduran yasal durumlar mevcut ise bu mektubu nazar-ı dikkate almayınız” şeklinde belirtildiğini, bu suretle sehven bir gönderim durumu olduğu takdirde bu ihtar mektubunun borçlular tarafından dikkate alınmaması gerektiğinin açıkça vurgulandığını, bu manada şikayetçiye ya da ailesine rahatsızlık veren veya onları zarara uğratan bir durumun söz konusu olmadığını, mektubun gönderilmesinde kast olmadığını, disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin karar incelendiğinde yapılan sözlü şikayetlerin varlığı ve daha önce hakkında aynı konulu şikayetlerin bulunması halinin karara dayanak teşkil ettiğini, daha önce aynı konudan disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, şu halde verilen kararın hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, kast unsuru bulunmamasına rağmen kovuşturma açılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

İncelenen dosya kapsamından; Şikayete konu yazının ön kapağında büyük harflerle “Dikkat! BU zarfta hacizden önce son uyarı ve ödemeye davet mektubu vardır.” ifadesinin yazılı olduğu, yine ön kapaktan şikayetli avukatın ismi ve adresi ile “muhatabın adı soyadı” bölümünde şikayetçinin adı ve adresinin yazılı olduğu, arka kapakta “işbu mektup borcun doğumunda bildirilen ve sonrasında beyan edilen tüm adresler ile Uyap, Mernis, İşveren, Sgk, Bağkur, Banka, Tapu, Trafik, Polis, Jandarma ve sair kaynaklardan tespit edilen tüm adreslere gönderilmiştir. Ödemeleriniz düzenli olarak devam ediyorsa veya takibi durduran yasal durumlar mevcut ise bu mektubu nazar-ı dikkate almayınız.” İfadeleri ile 4442879 numaralı telefonun ve www…..av.tr web adresinin yazılı olduğu,

Sayfanın içeriğinde İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddeleri ile “Büromuzun takibinde olan borcunuz nedeniyle hakkınızda icra takibi başlatılmış ve bu borcu bugüne kadar ödememiş bulunmaktasınız. Bu nedenle Mağdur Olmamanız İçin işbu ihtar mektubunu düzenlemiş bulunmaktayız. Bu sebepte ihtar mektubu akabinde borcun ödenmemesi halinde öncelikle;

Ev ve işyeri adresleriniz ile MERNİS ten tespit edilecek diğer adreslerinizdeki taşınırlarınızın haczi ve muhafaza altına alınarak İcra Deposuna Kaldırılmasının icra müdürlüğünden talep olunacağını,

Ayrıca Adalet Bakanlığının Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAPİ üzerinden de Türkiye'nin neresinde olursa olsun kendi adınıza veya müteveffa miras bırakanlarınızdan adınıza intikal edecek tüm gayrimenkuller ile araçlarınıza,

Bunun yanında iş akdinizin haklı fesih sebebi de olabilecek Ücret Ve Maaş gibi tespit edilen her türlü hakedişleriniz ve Bankalararası Merkezi Kayıt Kuruluşundan tespit edilecek hesaplarınıza haciz konulacağını,

Ortak Olduğunuz veya dosya borcu devam ederken ortak olacağınız Şirketlerdeki Hisselerinize Haciz Konulacağını;

Söz konusu çalışmaların şimdilik sonuçsuz kalması halinde ise, Düzenli Olarak 10 Yıl Boyunca Gayrimenkul, Araç, Maaş sorgulamasının yapılacağını, yapılan her türlü icra-i işlemden doğan masrafın İcra İflas Kanunu gereği borcunuza ilave edileceğini ihtaren bildiririz.

Borcunuzun tamamını YEDİ (7) gün içerisinde İcra Dairesine veya Büromuza gelerek yada aşağıda belirtilen Hesap Numaralarından Birine veyahut ta internet sitemizden Kredi Kartı İle 12 Aya Varan Taksit İmkânı İle online olarak yapmanız halinde yukarıda bahsi geçen İşlemlere Son Verileceğini Ve Dosyanızın Arşive Kaldırılacağını,

Kısmi ödeme yapılması halinde ise İşlemlere Borç Bitene Kadar Ara Verileceğini yine ihtaren bildirir,iyi günler dileriz.” ifadelerinin ve hesap numaralarının yer aldığı,

Şikayetçi hakkında herhangi bir takip olmadığı gibi borcun da bulunmadığı,

Şikayetli avukatın disiplin sicil özetinde 08.08.2010 tarihinde kesinleşmiş uyarma, 13.07.2012 tarihinde kesinleşmiş kınama cezalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

... Ankara 1.İdare Mahkemesi’nin 02.07.2014 gün ve 2013/1444 Esas, 2014-1192 Karar No.lu kararında aynı nitelikte olduğu karar gerekçesinden görülen kararda daşikâyet edilen Avukat R. A.'ün TTNet A.Ş. vekili olarak şikâyetçi aleyhinde … 6.İcra Müdürlüğünün 2009/26838 Esas sayılı dosyası ile 07.12.2009 tarihinde takip başlattığı, şikâyetçi başka bir avukatın itirazı üzerine 04.01.2010 tarihinde icra takibinin durdurduğu, takibin devamının sağlanmasına yönelik olarak açılmış olan bir itirazın iptaline ilişkin bir davanın bulunmadığı, şikâyetli Avukat R. A. tarafından imzalı "… Hukuk Ofisi" başlıklı A4 ebadın bir kâğıtla, icra dosya numarası belirterek, icra takibinde yer alan borcun ödenmediğini, 7 gün içinde ödenmesini, aksi halde icra memuru ile birlikte çilingir marifeti ile evin kapısının açılabileceği, haciz uygulamasına gidilebileceği, maaş haczi yapılabileceği, malların yediemin deposuna kaldırılacağı, masrafların borca ekleneceği ayrıca hapsen tazyik davası açılacağını içeren bir yazının şikayetçi avukatın ev adresine gönderildiği, yine 30.03.2010 tarihinde son ödeme tarihi 15.04.2010 olarak aynı şekilde yazılı olan bir yazının … Hukuk Bürosu TTNet A.Ş.'nin diğer bir vekili olan Avukat G. G. tarafından gönderildiği, bunun üzerine davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde; davacı tarafından siyah, mavi ve kırmızı yazılarla düzenlenmiş "Haciz işlemleri öncesi bilgilendirme, ihbar ve ihtarıdır" başlıklı yazının ve içeriğinin bilgilendirme mektubundan çok uzak, korku ve endişe yaratacak vasıfta olduğu, bu nedenle de şikayet edilen avukatların eylem ve işlemlerinin TBB Meslek Kuralları'nın 3. ve. 4. maddesine aykırılığı sabit görülmekle aynı Yasanın 135/2. maddesi gereğince davacının kınama cezası ile cezalandırıldığı, bu cezaya yapılan itiraz sonucunda Türkiye Barolar Birliği tarafından cezanın onanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 

Bu durumda, Avukatlık Yasasının 34.maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3 ve 4. maddelerine göre mesleki çalışmanın kamunun mesleğe güvenini sağlayacak biçimde yapılması ve meslek itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınılmasının zorunlu olduğu, soruşturma konusu olayda davacı tarafından gereken özenin gösterilmediği ve itirazla durdurulan bir takip hakkındadaha da ileri gidilerek "mallarının hacizi ile yediemin deposuna kaldırılacağı, kapının kapalı olması halinde polis ve çilingir yoluyla kapının açılacağı, mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik davası açılacağı" sözleriyle şikâyetçiye haksız bir şekilde baskı uygulandığı anlaşıldığından davacı hakkında tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesi ile eylemin disiplin suçu olduğu kabul edilmiştir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ” 

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi   “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Şikayetli avukatın borçlu olup olmadığını dahi özenli olarak araştırmadan Şikayetçiye takip öncesi uyarı mektubu adı altında tüm borçlularına gönderildiği anlaşılan tehdit içerikli yazı gönderdiği, bu suretle borcu tahsile çalıştığı dosya kapsamı ve içeriği kabul edilen yazı ile saptanmış bulunmaktadır.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bu nedenlerle Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmakla Şikayetli avukat M.t Y.’ın itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikayetli avukat M. Y.’ın itirazının reddi ile;

1-…Barosu Disiplin Kurulu’nun “Kınama Cezası Verilmesine” ilişkin 13.12.2013 gün ve 2013/13 Esas, 2013/74 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oybirliğiyle karar verildi.