TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 22.11.2014
E. 2014/545
K. 2014/761

Avukatlar özellikle kamu alanlarında yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamak, mesleğin itibarım zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan özenle kaçınmak, meslektaşlarına karşı daha duyarlı, dikkatli, saygılı olmak zorundadır.

(Av. Yas. 34, 134 TBB Mes. Kur 3,4)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikâyetli avukat hakkında, baro dinlenme odasında “baroda bayağı o…. çocuğu var” dediği ve bu sırada odaya giren Şikâyetçinin “bana mı söylüyorsun” demesi üzerine  “evet sana söylesem ne olur, o…. çocuğu” şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 5 ve 27/1 maddelere aykırı davrandığı iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; hakkında … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2001/477 Esasında hakaret iddiasıyla açılan davanın Şikâyetçinin vazgeçmesi nedeniyle düşürüldüğünü, Baro disiplin kurulunun yeterli inceleme ve araştırma yapmadan ve tanıkları dinlemeden karar verdiğini, şikâyetçiye doğrudan söylenmiş herhangi bir söz ver davranışının olmadığını, Disiplin Kurulu’nun mesleki görevini kötüye kullanmak veya herhangi bir zarar vermek hallerinde uygulaması gereken 34. maddeye göre hukuksal değerlendirme yapmasının doğru olmadığını, ceza yargısındaki düşme kararına karşın disiplin cezası tayin ve takdirinin baroların asli görevi olan uzlaşı içinde sorunları çözmek ve mesleki dayanışmayı temin görevi ile bağdaşmadığını, suçsuz olduğunu savunmuş cezanın kaldırılması gerektiğini bildirmiştir.

İncelenen dosya kapsamından; TBB Disiplin Kurulu’nun 26.07.2013 tarih, 2012/931 Esas ve 2013/545 Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın üç yıl süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verdiği, kararın Adalet Bakanlığı’nın 20.09. Esas ve 2013 tarihli ve (21886) sayılı işlemi ile “yargılandığı … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/477 Esas sayılı ceza davasında 27.03.2012 tarihli kararla şikâyet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, ancak dosya içinde bu kararın kesinleşip kesinleşmediğin araştırılmadığı” gerekçesi ile geri gönderilmesi üzerine, 05.10.2013 tarih, 2013/558 Esas ve 2013/797 Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/477 Esas sayılı dosyası ile açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması için Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar verildiği,

Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/477 Esas sayılı dosyası ile “Hakaret” suçundan yapılan yargılama sonucunda 2012/296 Karar sayılı ve 27.03.2012 tarihli kararla şikâyet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın 24.04.2012 tarihinde kesinleştiği,

… Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifadesine başvurulan Avukat T. S., İ. G.’ün anlatımlarından ve özellikle Baro Disiplin Kurulu’nun dinlediği Avukat H. Ş. ile yazılı beyanda bulunan Avukat Ö. Y.’ın beyanlarından kovuşturma konusu sözlerin söylendiği tartışmasızdır.

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 25.03.2008 tarihinde kesinleşmiş kınama, 30.04.2010 tarihinde kesinleşmiş para cezası, 08.01.2011 tarihinde kesinleşmiş para cezası ve 30.09.2011 tarihinde kesinleşmiş para cezasının bulunduğu,

Şikâyetçi avukat A. T.’ın 02.05.2014 kayıt tarihli itirazında özetle; Disiplin soruşturması sürecinin üç yıldır tamamlanamadığını, bir avukatın başka bir avukata eylemi yüzünden de olsa TCK anlamında cezalandırılmaması gerektiğini düşündüğü için ertelenmiş mahkûmiyet hükmü olan şikâyetli avukat hakkında yaptığı ceza şikâyetini geri aldığını, adalet duygusunun tatmin olmadığını, bu olayı mesleğinin henüz ikinci yılındayken yaşadığını, Disiplin Kurulunun etki altında kaldığını, bir avukatın baro odasının içinde ve başka avukatların yanında genç bir meslektaşına küfür ettiğini, diğer avukatların çoğunun duymadığını beyan ettiğini, disiplin kurulunun da hoşgörüyle karşıladığını, verilen cezanın hafif kaldığını bildirdiği, görülmektedir.

Avukatlar özellikle kamu alanlarında yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamak, mesleğin itibarım zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan özenle kaçınmak, meslektaşlarına karşı daha duyarlı, dikkatli, saygılı olmak zorundadır.

Eylemin disiplin suçu olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme yerindedir. Ancak şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 25.12.2008 tarih ve 2005/05 Esas 2008/03 karar sayılı kararla “kınama”, 15.10.2009 tarih ve 2008/55 Esas, 2009/26 Karar sayılı kararla “para cezası”, 30.04.2010 tarih ve 05.07.2010 tarih ve 2008/41 Esas, 2010/15 Karar sayılı kararla “para cezası” 12.05.2011 tarih ve 2010/27 Esas, 2011/27 Karar sayılı kararla “para ceza” larının olduğunun bildirildiği görülmekle eylem aynı zamanda Avukatlık Yasası 6. Kısımda bildirilen 34. maddeye aykırı olmakla Avukatlık Yasası 136/1 madde gereği tekerrür nedeniyle bir üst ceza tayini zorunlu olduğundan Şikâyetçi itirazının kabulü ile 214 TL para cezasının üç ay işten çıkarma cezasına çevrilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetçi avukat A. T.’ın itirazının kabulü ile;

1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun “214,00 TL Para Cezası Verilmesine” ilişkin 19.03.2014 gün ve 2012/05 Esas, 2012/20 Karar sayılı kararının üç ay işten çıkarma cezasına çevrilmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Şikâyetli Avukat Ünsal Eral’ın Üç Ay Süre İle İşten Çıkarma Cezası İle Cezalandırılmasına,

2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oy birliği ile karar verildi.