TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 06.12.2014
E. 2014/660
K. 2014/808

Şikâyetli avukatın ücreti vekâletini tahsil amacıyla da olsa taşınmaz devralamaz.

(Avukatlık Yasası 47, 164/3.)

Yazdırmak için tıklayınız

 

 

 

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli Avukat hakkında “01.12.2011 tarihli protokol ile karşı tarafın …-… 399 parselde bulunan 3 No.lu bağımsız bölümü, F. T.'a devretmeyeceği, bu nedenle önce şikâyetli avukat adına tescili, sonrasında da F. T. adına tescilinin yapılması kabul edilmiştir. Bu durum, hem de yazılı belgede açıkça belirtilmek üzere, B.K.'nun 36. maddesindeki "aldatma" kapsamında değerlendirileceği gibi Türk Medeni Kanunun 2. maddesindeki "dürüst davranma ilkesine" aykırı olmakla Avukatlık Yasasının 34. ve TBB Meslek Kurallarının 4. maddelerine de aykırılık oluşturduğu”  iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli Avukatın önceki savunma ve itirazlarında, “ ya da bu ödeme yerine geçmek üzere” ibaresinin kendisi tarafından yazılmadığını, Şikâyetçinin bu evraklarla Avukat İ. Ö.’ın da bürosuna gittiğini, meslektaşının kendisinden daha kıdemli ve tecrübeli olması nedeniyle bu ibareyi onun eklediğini, bu ibarenin bulunduğu suretin kendisinde olmadığını, gerekirse Avukat İ. Ö.’ın tanık olarak dinlenilmesini talep ettiğini ayrıca müvekkili taşınmazın kendisine devir edilmeyeceğinden şüphelendiği için Avukat M. A.’ya teminat amaçlı ve geçici olarak taşınmazın satış ve devrinin yapıldığını, daha sonra taşınmazı tapuda devir edip vekâlet ücretini aldığını belirttiği görülmüştür. 

İncelenen dosya kapsamından; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05.02.2013 gün ve 68215580-101-05-41 -0095-2013/5469 sayılı “Oluru” ile “Davacı F.T. K. vekili sıfatıyla takip ettiği, … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2010/683 esasına kayden görülen tapu iptali ve tescil davasında, müşteki ve müştekinin torunu S. Ö. davalı taraf oldukları hâlde, 29.11.2011 tarihli protokole göre vekâlet ücreti alacağına karşılık davalı S. Ö. adına, … ilçesi … köyü 399 parselde kayıtlı taşınmazı 20.12.2011 tarihinde satın alarak 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 47. maddesindeki çekişmeli malları edinme yasağına ve aynı Kanunun 164/2. maddesinde yer alan "avukatlık ücreti olarak sadece dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesinin kararlaştırılabileceği" hükmüne aykırı davrandığı, iddiası ile soruşturma izni verildiği

Şikâyetli Avukat hakkında … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/394Esasında “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkeme’nin 01.04.2013gün ve 2014/103 Karar sayılı kararla CMK 223/2-a maddesi gereği beraat karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 09.04.2014 tarihinde kesinleştiği, 

Mahkemenin karar gerekçesinde, “…Sanığın üzerine atılı suç görevi kötüye kullanmadır. … Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde sanık avukata …- … 399 parsel üzerideki 3 No.lu bağımsız bölümün davacı vekilinden tapuda devredileceğinin kararlaştırıldığı bu protokol doğrultusunda söz konusu taşınmazın davacı vekili Avukat M. A.’ya 01.12.2011 tarihinde devredildiği iddia edilerek sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunmuş ise de dava konusu taşınmazın sanık avukatın vekâleti üstlendiği herhangi bir davada müddeabih olmaması dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir…” sözlerinin yazılı olduğu, 

29.11.2011 tarihli protokolde “Davalılar bu ödemeyi yapmak üzere kendi rızaları ile ilerde herhangi bir hak ve alacak talep etmemek kaydıyla S. Ö. adına kayıtlı bulunan ve halen …, … 399 parselde kayıtlı 1. Kat 3 No.lu bağımsız bölümü M. A. veya bu kişinin göstereceği üçüncü kişiye tapuda devir edecektir. Aynı protokolde el yazısı ile “vekâlet ücreti yerine geçmek üzere taşınmazın devri” sözlerinin yazılı olduğu, 

01.12.2011 günlü protokolde “Bu ödeme aşağıda belirtilen taksitler halinde ödenecek olup, verilen yetkiye binaen geçici olarak (davalıların bu taşınmazı davacı adına satış yapılmasına vekâlet vermeyecekleri ihtimalinden geçici olarak vekil adına alınacaktır) kayıt ve tescil alınacak 3. No.lu bağımsız bölüm engeç 20 gün içinde F. T. adına kayıt ve tescil edilecektir.”sözlerinin yazılı olduğu, 

01.12.2011 günlü satışla … ili … ilçesi … Sokağı … mevkii 399 parselde kayıtlı dairenin Şikâyetli avukat M. A.’ya S. Ö. tarafından devredildiği, 

Şikâyetli Avukatın disiplin sicilinde kesinleşmiş 10.04.2009 gün ve 2008/16 Esas, 2009/115 Karar sayılı 25.12.2009 tarihinde kesinleşen kınama cezası ve 02.10.2009 gün ve  2009/16 Esas, 2009/30 Karar sayılı disiplin cezası tayinine yer olmadığına ilişkin kararın TBB Disiplin Kurulu kararı ile uyarma cezasına çevrilmek suretiyle düzeltilerek onanarak 11.06.2010 tarihinde kesinleştiği, 

Şikâyetli Avukatın 23.07.2014 kayıt tarihli dilekçe ile Mahkemenin kesinleşmiş beraat kararı ile suça konu fiilinin bulunmadığının kabul edilmesine karşın, ….Barosu Disiplin Kurulu’nun ceza verdiğini bildirerek hakkındaki ceza yargılamasının gerekçe gösterilerek, eksik inceleme ile açılan kovuşturmada savunma hakkına gerekli özenin gösterilmeden kararın itirazen kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. 

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ” 

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi   “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli avukatın ücreti vekâletini tahsil amacıyla Avukatlık Yasası 47, 164/3. maddelere aykırı olarak taşınmaz devraldığı dosya kapsamı ile tartışmasızdır.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bu nedenlerle eylem Avukatlık Yasası 34, 47, 134, 164/3 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olmakla Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme ve sicil durumuna göre takdir olunan cezada hukuka aykırılık görülmemiş, ancak 216,00 olan para cezasının 214,00 TL para cezasına çevrilmek suretiyle itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukat M. A.’nın itirazının reddi ile;

1-…..Barosu Disiplin Kurulu’nun “216,00 TL Para Cezası Verilmesine” ilişkin 27.06.2014 gün ve 2013/37 Esas, 2014/17 Karar sayılı kararının 214,00 TL para cezasına çevrilmek suretiyle Düzeltilerek Onanmasına, Şikayetli avukat M.A. ’nın 214,00 TL Para Cezası İle Onanmasına,

2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oy birliği ile karar verildi.