Bize ve tüm dünyaya liderlik dersi veren, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşan, Lozan’da barışan, hem savaştığı ve hem de barıştığı Lyoyd George’un özlü değerlendirmesiyle “Böyle dahi bir lider ancak yüz yılda bir dünyaya gelir” dediği Büyük Atatürk’ün çocuklarıyız biz.


"Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin!"; “Hiçbir şeye ihtiyacımız yoktur, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!”; “Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, zihniyetiyle, aile hayatıyla, yaşayış tarzıyla medeni olduğunu ispat ve izhar etmek mecburiyetindedir … Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen medeni ve bütün mana ve eşkaliyle medeni bir heyeti- içtimaiye haline isal etmektir. İnkılabımızın umde-i asliyesi budur … Artık duramayız. Behemehal ileri gideceğiz”; “Benim manevi mirasım ilim ve akıldır” diyen Büyük Atatürk’ün bizlere vasiyeti bunlardır.  

Onun için Atatürkçülük;  O'nu övmek değil, gelecek için yapılması gerekenleri söylemektir, çalışkan olmaktır, medeni olmaktır, ahlaklı, erdemli ve dürüst olmaktır, hiç durmamak ve ileriye, daima ileriye, daha iyiye, çok daha iyiye gitmektir, ilim ve akıl yolunda ilerlemektir.  

Türkiye Barolar Birliği olarak; O’nun bu vasiyetinin bilincinde olduğumuzu, kurduğu Cumhuriyetin ilkelerine bağlı ve Cumhuriyetimizi O’nun vasiyeti doğrultusunda daha ileriye, çok daha ileriye götürme kararlılığında bulunduğumuzu bildirir, Aziz Hatırası önünde saygıyla eğiliriz.  

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu