Kamuoyunda ‘Balyoz’ olarak bilinen davanın en önemli özelliği darbe girişimleri iddialarına yönelik olarak verilen hukuk mücadelesine konu olmasıdır. Bu yönüyle aynı zamanda siyasi bir özellik de taşıyan dava, gerek derdest olduğu aşamada, gerekse mahkemece nihai karar verildikten sonra kamuoyunda bölünmeye, bir kısım yurttaşların vicdanında rahatsızlığa, diğer bir kısım yurttaşların nezdinde ise darbecilere yargı yoluyla ilk kez ceza verilmiş olmasından dolayı sevince neden olmuştur. Bunun böyle olması her iki tarafın referansının da hukuktan daha çok siyaset olması kadar, yargılama sürecinde mahkemenin verdiği çoğu sanık haklarına ve adil yargılanma hakkına aykırı olmakla tartışma yaratan ara kararları, bu ara kararlarının gerek sanıklar ve sanık avukatları, gerekse toplumun bir kısmı üzerinde mahkemeye yönelik olarak yarattığı güvensizliktir.

Henüz mahkemenin gerekçeli kararının yazılmamış olmasının ve yine Anayasa’nın 138.maddesi hükmünün verdiği hukukçu özeni içerisinde, sanık haklarına, adil yargılanma hakkına aykırı biçimde yapılan yargılama sonunda verilen ve bize göre orantılılık ilkesine de aykırı olan kararın Yüce Yargıtay tarafından dikkatle ve hakim titizliği içerisinde değerlendirileceğine olan inancımızı kamuoyu ile paylaşırız. Saygılarımızla.


Av.V.Ahsen Coşar
Türkiye Barolar Birliği Başkanı