TEMİZ VE ADİL SEÇİM SEMPOZYUMU

“SANDIKLA GELEN MUTLAKA SANDIKLA GİTMELİDİR”

Temiz ve Adil Seçim Sempozyumu Türkiye Barolar Birliği Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Açılış konuşmalarını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ile BDP Genel Başkan Yardımcısı Hamit Geylani’nin yaptığı sempozyum iki oturum halinde gerçekleştirildi.


YOLSUZLUK SORUŞTURMASININ ÖRTBAS EDİLMESİNİ ÖNLEMEK GÖREVİMİZ

Açış konuşmasında adil ve temiz bir seçim için öncelikle temiz bir topluma sahip olmak gerektiğini söyleyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, “Temiz toplum için de hiç kuşkusuz amacı adalet dağıtmak olan, maddi gerçeği arayan, haklıyı haksızdan, suçluyu suçsuzdan, doğruyu yanlıştan ayırmak amacını taşıyan etkin, tarafsız hem siyasi iktidardan hem de olabilecek bütün değişik yapılardan bağımsız bir yargı sistemine ihtiyacımız vardır” dedi. Feyzioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bugün Türkiye, hukuk devletinin çivilerinin teker teker çıkarılmış olmasının trajik sonuçlarını yaşıyor. Öyleyse elbirliğiyle hukuk devletini bu defa yepyeni, özgürlükçü, insanı esas alan bir yaklaşımla kurmak zorundayız. Demokrasilerde doğrudur, sandıktan sandığa seçimden seçime halkın yönetime katılması yetmez; çoğulcu ve katılımcılık demokrasinin vazgeçilmezidir.

Öte yandan bu gerçek sandığın öneminim yadsınmasını da asla gerektirmez. Slogan gibi söylenen ama doğruluğu konusunda tereddüt etmediğim şu söz bugünlerde yine hatırlanmalıdır: “Sandıkla gelen mutlaka sandıkla gitmelidir”. Yürümekte olan ve asrın skandalı olan yolsuzluk soruşturmasının gittiği yere kadar gitmesini, nereye ulaşacaksa oraya kadar ulaşmasını ve toplumun temizlenmesini yakından takip etmekle yükümlüyüz. Örtbas edilmesini, gölgelenmesini, itibarsızlaştırılmasını önlemek bizim görevimizdir. Başka türlü temiz bir toluma dolayısıyla demokrasiye ve hukuk devletine, yurttaşlarına güven veren bir toplumsal düzene ulaşamayız.

Öte yandan yargının bir siyasi hesaplaşma arenasına dönüştürüldüğü gerçeğini de görmezden gelme hakkımız yok. Siyasi iktidarın aslında bir demokraside olmayacak çarpıklıktaki yapılanmasıyla özetle sandıktan çıkan iktidar kanadıyla sandıktan çıkan kanadın devlet içinde paralel devlet yaratılmasına izin verdiği diğer kanadının oluşturduğu koalisyon tepede bir kanlı iç savaşa tutulmuştur. Bu kanlı iç savaş eğer gerçekleşmeseydi, korkarım yolsuzluk soruşturması da başlamayacaktı. Demek ki yolsuzluk soruşturmasının peşinde sıkı bir takipçisi olmak zorundayız ancak bu soruşturmanın hangi saikle başladığından da ders çıkarmak zorundayız. Çıkaracağımız ders hukukun üstünlüğünün, hukuk devletinin sağlanmasıdır.

Bu çerçevede mademki sandıkla gelen sadıkla gider, mademki hiçbir siyasi yapı siyaset dışı bir yapıdan, bir erkten medet umarak iktidara talip olamaz; bu durumda seçimin temizliğini ve adilliğini kurmak zorundayız. Türkiye’de tıpkı adaletin temizliğinin tartışılması gibi maalesef seçimin de güvenliği ve temizliği tartışılmaktadır. Biz bu tartışmada değerli dostlarım taraf değiliz. Bizim görevimiz, Türkiye Barolar Birliği’nin görevi, ilgili bütün kesimleri, bu konuda sözü olan herkesi bir araya getirmek ve seçimin üzerindeki bütün şaibelerin ortadan kalkmasını sağlamaktır. Bu şaibeler gerçek değilse toplumu gerçek olmadığı noktasında ikna etmeliyiz. Bu şaibeler gerçekse o zaman derhal sebepleri, gölgeleri ortadan kaldırmalıyız.

SEÇİM SİSTEMLERİ VE DEMOKRASİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik E. Bakanı ve Temiz Seçim Platformu Sözcüsü Yaşar Okuyan’ın yönettiği “Seçim Sistemleri ve Demokrasi” başlıklı ilk oturumda; Adalet E. Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, Savunma Sanayi E. Müsteşarı Prof. Dr. Ali Ercan, İçişleri E. Bakanı Hasan Fehmi Güneş ve 22. Dönem Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tomanbay görüşlerini dile getirdiler.

SEÇİMLER VE SEÇİM GÜVENLİĞİ

E. Müsteşar ve YÖK Üyesi Prof. Dr. Necdet Basa’nın yönettiği “Seçimler ve Seçim Güvenliği” başlıklı ikinci oturumda da; Yrd. Doç. Dr. Şeref Hoşgör, CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, 23. Dönem Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Prof. Dr. Kemal Yıldırım konuya ilişkin değerlendirme yaptılar.