Son günlerde çılgınca artış gösteren terör olaylarından ve kayıplarımızdan dolayı, ulusça acımız çok büyüktür.

Ancak zaman, aziz şehitlerimiz üzerinden hamaset yapmak zamanı değil, zaman, yaşanan acıların kaynağı olan terörü ve şiddeti durdurma zamanıdır. Zaman, şiddet ortamını dağıtmak, onu besleyen sorunları çözmek zamanıdır. Zaman, iktidarıyla muhalefetiyle siyaset kurumunun, siyaset kurumu ile başta yargı ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasında var olan güvensizlik ortamından süratle çıkma zamanıdır. Zaman, Cumhuriyetimizin bütün kurumlarının, en başta güvenlik olmak üzere ortak diğer konular ve ülke sorunları üzerinde duyarlılık geliştirme ve birlikte hareket etme zamanıdır.

Bu konuda en büyük görev iktidarıyla, muhalefetiyle siyaset kurumuna aittir. Siyaset kurumu, terörü ve şiddeti durdurmak için gerekli güvenlik önlemlerini almanın yanı sıra, hepimizin üzerinde durabileceği, paylaşabileceği ve hatta mutabık kalacağı demokratik bir siyaset zeminini hiç zaman geçirmeden tesis etmek zorundadır.

Hiç kuşkusuz, aklı sadece şiddete yatan, insan hayatının değerini bilmeyen, öyle olduğu için silaha inanan ve çözümü silahta arayan adamı bundan vazgeçirmek, tuttuğu bu yolun yol olmadığına ikna etmek zordur. Ama yine de çözüm demokratik siyasette ısrar etmektir. Zira şiddet daha fazla şiddeti, daha fazla baskıyı; baskı ve şiddet nefreti besler, nefret istikrarlı her düzeni ve yönetimi tehdit eder. Güvenlik, söz konusu sıkıntıların ve bunların aşılması için gerekli çözümlerin açık ve özgürce tartışılmasıdır.

Hiçbir annenin, hiçbir babanın ağlamayacağı bir çözümün aranacağı ve elbette bulunacağı böyle bir sürece Türkiye Barolar Birliği olarak katkı yapmaya, destek vermeye hazır olduğumuzu kamuoyunun takdirlerine sunar, şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilere acil şifalar dileriz. 

Saygılarımızla.
 
Türkiye Barolar Birliği