Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 94. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye Barolar Birliği'nin ev sahipliğinde, "Hukuk Devleti ve Yargı" Sempozyumu düzenlendi.

Toplantının açılışında konuşan TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, cumhuriyetin, Türk milletini, çağdaş milletler ailesinin eşit ferdi yapmayı amaçlayan büyük bir devrimin omurgası olduğunu söyledi. Devrimin belkemiğinin de "hukukta devrim" olduğunu dile getiren Feyzioğlu, cumhuriyetin ilanından sonra Türk Medeni Kanunu ile kadın ve erkeğin yasalar önünde eşit hale geldiğine işaret etti. Feyzioğlu, Türk Ceza Kanunu sayesinde mahkemelerin, o günün en ileri ve insancıl maddi hukukunu uygulayabilir duruma geldiğini, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile de vatandaşların, eski düzenin keyfi, kişiye göre şekil alan, insana devlet karşısında hiçbir hak tanımayan, yozlaşmış kadı mahkemelerinden kurtulduğunu vurguladı. Konuşmasında, laik hukuk düzeninin önemini vurgulayan Feyzioğlu şunları söyledi:

"Adil yargılanma hakkı ve hukukun üstünlüğü, cumhuriyet devrimi sayesinde kazanılmıştır. Cumhuriyet devriminin temel taşı ise laiklik ilkesidir. Çünkü laiklik, hukukun, insanın ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için insan tarafından yazılması demektir. Böyle olduğu için laikliğin sonucu, din işlerinin devlet işlerinden ayrılmasıdır. Laik Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin İslamiyet'e en büyük hediyesidir."

80 MİLYONU HUKUK PAYDASINDA KUCAKLAŞTIRMAK ZORUNDAYIZ

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 94. yıl dönümünün idrak edildiği bu günlerde en temel sorunun devlet düzeninde giderek yaygınlaşan keyfilik olduğunu belirten Feyzioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Keyfilik, toplumsal düzenin her cephesinde maalesef olumsuz sonuçlarını hepimize yaşatmaya başlamıştır. Kamuda, layık olanın layık olduğu göreve getirilmesi anlamındaki liyakat ilkesinin yerini, siyasi iktidara mutlak sadakat uygulaması almıştır. Buna bağlı olarak her alanda kamusal görevlerin olması gerektiği gibi ve hukuka uygun yerine getirilmesinde çok büyük sorunlar baş göstermektedir."

Hakim ve savcıların bağımsızlığı, tarafsızlığı ve hesap verebilirliğinin sağlanması gerektiğini dile getiren Feyzioğlu, avukatlar ile onların örgütlü gücü baroların da bağımsızlığı ve etkinliğinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

"Hangi etnik kökenden, inançtan, mezhepten, cinsiyetten, cinsel yönelimden, dilden ve siyasi düşünceden olursa olsun 80 milyon vatandaşımızı hukuk paydasında kucaklaştırmak zorundayız" diyen Feyzioğlu, bu paydada kucaklaşabilmenin, herkes için bir var olma mücadelesine dönüştüğünü ifade etti. Feyzioğlu, "Birlikteysek varız, parçalanırsak yokuz. Bunun için adil yargılanma hakkını güvence altına alan bağımsız, tarafsız, hesap verebilir, siyasete kürsüden müdahale etmeyen, siyasetin müdahalesine de kapalı bir yargı sistemini kuracak anayasa değişikliğini bir an önce gerçekleştirmekle yükümlüyüz" görüşünü paylaştı.

Sempozyumun açılışında Birleşmiş Milletler UNDP Ülke Direktörü Claudio Tomasi ise insan haklarının korunması, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, uluslararası güvenliğin önemi hakkında kısa bir konuşma yaptı. Herkesin adalete erişiminin sağlanması, şeffaflığın ve dezavantajlı grupların toplumsal eşitliğinin gerekliliği konularına değinen Claudio, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın Türkiye Barolar Birliği ile yürüttüğü adli yardım projesine ilişkin bilgi verdi.

Avrupa Konseyi Türkiye Program Ofisi Başkan Yardımcısı Pınar Başpınar da Avrupa Konseyi'nin demokrasiyi teşvik etmek ve hukukun üstünlüğünü güçlendirme adına gerçekleştirdiği programlarda, TBB'nin vazgeçilmez bir ortak olduğunu söyledi. TBB ile yakın işbirliği içerisinde olduklarını, geçmişte birlikte yürütülen Türk Avukatların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Konusunda Aşamalı Eğitimleri Projesi ile hâlihazırda birlikte yürütülen Baro İnsan Hakları Merkezlerinin Kapasitesinin Güçlendirilmesi projesine ilişkin bilgi verdi.

İngiltere Galler Hukuk Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Tony Fisher da, avukatların adaletin doğru işleyebilmesi adına hayati bir rolü olduğunu ve TBB'nin de meslektaşlarının maruz kaldıkları sınırlamalara karşı koruma konusunda çok önemli bir rol oynadığını söyledi.

Açış konuşmalarının ardından Sempozyum, TBB Başkan Yardımcısı Av. Ünsal Toker'in yönettiği "Hukuk Devletinde Adil Yargılanma" başlıklı oturumla devam etti. "Temel Hak ve Özgürlüklerin Kısıtlanması" konulu oturumu ise Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran yönetti.


TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nun "Hukuk Devleti ve Yargı"
Sempozyumunda yaptığı konuşmanın tam metni için tıklayınız

Fotoğraflar


Fotoğraf 1

Fotoğraf 2

Fotoğraf 3

Fotoğraf 4

Fotoğraf 5

Fotoğraf 6

Fotoğraf 7

Fotoğraf 8

Fotoğraf 9

Fotoğraf 10

Fotoğraf 11

Fotoğraf 12

Fotoğraf 13

Fotoğraf 14

Fotoğraf 15

Fotoğraf 16