Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 20.02.2004
E. 2003/377
K. 2004/43

* İlamsız takibe itiraz
* Vekilin mal beyanında bulunmaması

(İİK m. 62/3)
Yazdırmak için tıklayınız

Şikayetli avukat hakkında, ilamsız takibe itiraz edilmesine rağmen, mal beyanında bulunmamaktan dolayı şikayetçi aleyhine ceza davası açılarak mahkumiyetine neden olduğu iddiası ile açılan disiplin kovuşturması sonunda, Baro Disiplin Kurulu'nca eylemi sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikayetçi avukatın, İstanbul 4. İcra Dairesi Müdürlüğü'ne sunduğu 31.05.2001 tarihli itiraz dilekçesinin üçüncü paragrafında “ konuşma bedelleri hariç, diğer tüm kalanlara açıkça itiraz ediyorum ” sözlerine yer verilmiştir.

Bu durumda, yapılan itirazın “ kısmi ” bir itiraz olduğu tartışmasızdır.

İİK m.62/3'e göre, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

Kovuşturma konusu olayda borcun bir kısmına itiraz eden şikayetçi avukat, itiraz ettiği kısmın miktarını açıkça göstermediğinden, itiraz etmemiş sayılması gerekir. Bir an için kısmi itirazın usulüne uygun yapıldığı varsayılsa bile, itiraz edilmeyen kısımdan dolayı da İİK hükümlerine göre mal beyanında bulunulması zorunludur. Şikayetçi, bu yükümlülüğü yerine getirmemiştir.

Kaldı ki, İcra Ceza Mahkemesi yargılamadan önce icra takip dosyasını getirtmekte, usulüne uygun itiraz olup, olmadığını veya mal beyanının bulunup, bulunmadığını incelemekte ve bu incelemeden sonra kararını vermektedir. Mahkeme karar vermiş bulunduğuna göre inceleme yaptıktan sonra vermiş bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.

Kararın infazı ise, avukatla ilgisi olmayan bir aşama olup, tamamen Cumhuriyet Başsavcılığı ile mahkeme kaleminin görevleri arasındadır. Kararın kesinleşmeden infaza verilmesinden avukat sorumlu tutulamaz.

Bu durumda şikayetli avukatın eyleminde Yasa'ya ve TBB Meslek Kuralları'na aykırılık söz konusu olamayacağından, Baro Disiplin Kurulu'nca, yapılan değerlendirmede hukuksal isabet görülmemiş ve kararın kaldırılması gerekmiştir.

Sonuç olarak, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının reddi ile, şikayetli avukat vekilinin itirazının kabulüne ve yeniden incelemeyi gerektiren bir halin de bulunmaması nedeniyle şikayetli avukat hakkında “ disiplin cezası verilmesine yer olmadığına ” oybirliği ile karar verildi.