TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

TBB :  “  AVUKATLIK SINAVI GEREKLİ”

*Türkiye Barolar Birliği ,  milletvekillerine  bir mektup göndererek  avukatlık sınavının kaldırılmasını  öngören teklifin yasalaşmasına karşı  olduklarını  bildirdi. TBB’nin mektubunda avukatlık sınavının  AB normlarına da uygun olduğu savunuldu.

Türkiye Barolar Birliği , TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan ve avukatlık sınavının  kaldırılmasını öngören  yasa değişikliği teklifinin  yasalaşmaması için milletvekillerine  mektup gönderdi.

TBB Başkanı Özdemir Özok  tarafından milletvekillerine gönderilen mektupta AKP Konya Milletvekili Ahmet Işık tarafından verilen yasa değişikliği teklifi  eleştirildi. Avukatlık sınavı ile ilgili sürecin de özetlendiği mektupta mevcut sınav sisteminin de TBB’nin savunduğu  sınav sistemi olmamakla birlikte  2001 yılında TBMM Adalet Komisyonu’nda  yapılan tartışmalar sonucu şekillendirildiği anımsatıldı.

 TBB’nin mektubunda  “üyelik görüşmelerinin sürdürüldüğü  AB açısından da  “  sınavın zorunlu olduğu belirtildikten sonra , “Özellikle Almanya’da lisans eğitimi sonrasında bir devlet sınavı ve 2,5 yıllık bir staj eğitiminden sonra sınav yapılmakta, Avusturya’da hukuk fakültesi eğitiminden sonra 5 yıllık pratik eğitim ve 5 sınav bulunmaktadır. Diğer AB üyesi ülkelerde de değişik biçimlerde bu sınavlar yapılmaktadır “denildi.

Milletvekillerine gönderilen mektupta  şu görüşlere de yer verildi :

“Bu nedenlerle sınav, ama gerçek bir değerlendirmeye olanak verecek düzenlemelerle yapılacak bir sınavın mutlak gerekliliğine inanmaktayız. Çünkü nitelikli ve donanımlı hukukçular hukuk devletinin “olmazsa olmaz” koşuludur. Hukuk devletinin gelişmesinde, siyasal sosyal ve ekonomik sorunları aşmada, görevleri ve sorumlulukları yerine getirmede, yetkileri kullanmada, insan haklarını geliştirmede nitelikli hukukçuların büyük payı vardır. Hukukçu olmazsa, devlet sıradan bir örgütlenme ve yönetme mekanizması olarak kalır. Ona çağdaş anlamını ve işlevini verecek olan hukukçudur. Bu nedenlerle sadece hukukçuların yapabileceği avukatlık mesleği çok özel bir meslektir. Bu nedenlerle avukat da gerekli donanımlara sahip olacak şekilde, çok özel olarak yetiştirilen bir kişi olmalıdır. “

  Özok, tarafından milletvekillerine  gönderilen mektupta  avukatlık sınavının daha önce de teklifte ileri sürülen nedenler gerekçe gösterilerek  ertelendiği de anımsatılarak , “Bu bakımdan tüm hazırlıkları tamamlanan ve stajyerlerin büyük kısmının karşı olmadığı birçoğunun da sınav hazırlıklarını yürüttüğü süreci bir kez daha kesmeyelim ve saptanan tarihte sınavı yapalım. Aksi takdirde her dönemde yeni gerekçelerle sınav ertelenecek böylece ülkemizde avukatlık mesleği en kolay erişilen meslek olma özelliği nedeniyle sürekli seviye kaybedecektir” denildi.

 


Aşağıdaki mektup, tüm milletvekillerine gönderilmiştir.


Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı

Sayı: Ankara 27/11/2006

AVUKATLIK SINAVININ YENİDEN DÜZENLEMESİ
İLE İLGİLİ OLARAK VERİLEN
KANUN TEKLİFİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ

 

            “Konya Milletvekili Sayın Ahmet Işık’ın, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair Kanun Teklifi (2/871)” hakkındaki görüş ve düşüncelerimizi bilgilerinize sunuyoruz.

            Sayın milletvekili yasa değişikliği teklifinde; “Madde 1: 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 28.maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

            Madde 28: Avukatlık sınavı Türkiye Barolar Birliğince Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine biri Eylül diğeri Aralık ayında olmak üzere her yıl iki kere yaptırılır.

            Avukatlık stajına başlanması sınavda başarılı olunmasına bağlıdır.

            Avukatlık sınavında altı kez başarısızlığa uğrayan kimse bir daha sınava giremez.”

“Geçici Madde 21: 5.10.2006 tarihinde Hukuk Fakültesi öğrencisi olanlar avukatlık sınavına girmezler”  tekliflerini getirmiştir.

            Bu yaşananları 2001 yılında da yaşadık ve yapılan bir erteleme ile yaklaşık 20.000 meslektaşımıza avukatlık ruhsatnamesi verdik. Biz o günde aynı duruşu sergiledik ve maalesef bizi o gün eleştiren değerli stajyer arkadaşlar bugün yapılanların çok yanlış olduğunu ifade etmek durumunda kalmışlardır.

            Avukatlık sınavı birdenbire ortaya çıkmadı. Uzun süren çalışmalar ve gereksinmeler sonucu yasalaştı;

            1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. maddesinde, 2.5.2001 günü yürürlüğe giren 4667 sayılı yasa ile değişiklik yapılmış ve avukatlık mesleğine kabul şartlarına "...Avukatlık sınavını başarmış olmak..." koşulu eklenmiştir.

            Geçmişten günümüze sınavın lehinde ve aleyhinde birçok görüş ve düşünce ileri sürülmüş olmasına karşın, staj sonrası avukatlık sınavı yasama meclisinde yapılan yoğun tartışmalar sonunda kabul edilmiştir. 

            19.03.1969 tarihinde kabul edilip 07.04.1969 tarihinde yürürlüğe giren 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda mesleğe kabulde Avukatlık sına­vını başarmış olmak şartı getirilmişti. Sınavın şart ve usulleri, yasanın 28, 31, 32 ve 33'ncü maddelerinde hükme bağlanmış, bu hükümlere göre "Kanunun özel hükümlerine uygun olarak kurulmuş bulunan sınav kurulunun Türkiye Barolar Birliği'nde yapacağı sınava girebilmek için staj bitim belgesi ve nezdinde staj yapılan baro yönetim kurulunca düzenlenmiş sınava giriş belgesi alma şartı" istenmişti.

            30.01.1979 tarihli 2178 sayılı yasa değişikliğiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun sınava ilişkin hükümlerinde değişiklik yapıldı ve avukatlık mesleğine kabulde sınav şartı kaldırıldı.

            Bu tarihten sonra hukuk fakültelerinin giderek çoğalması, hukuk eğitiminin yetersizliği, hukukta ve yargıda kaliteyi artırmanın kaçınılmaz hale gelmesi sonucunda, hukuk kamuoyunda avukat­lık stajının daha verimli hale getirilmesi ve sına­vın konulması yolundaki görüşler ağırlık kazan­dı. Yine bu süreç içerisinde 1136 sayılı kanunun günün koşullarına uygun hale getirilmesi (özellikle baroların bağımsızlığı ve avukatlık mesleğinin hak ettiği saygınlığa kavuşturulması) yolunda da eğilimler ortaya çıktı.

            Yapılan çalışmalar sonucunda çeşitli baroların, siyasi parti gruplarının ve Adalet Bakanlığı'nın yasa değişikliği önerileri tartışıldı ve bu gö­rüşler çerçevesinde Türkiye Barolar Birliği’nce oluşturulan yasa değişikliği önerisi Adalet Bakanlığı'na iletildi. 1992 yılında TBMM'nin gün­demine sokulan bu değişiklik tasarısı yıllarca görüşülmedi ve yasalaşması mümkün olmadı.

            Özellikle belirtmek gerekmektedir ki, barolarımızın hemen tümünün düşünce birliği içinde olduğu konu, avukatlık sınavının yasada yer almasının gerekliliği konusunda olmuştur.

            4667 SAYILI YASA ÇALIŞMALARI

            Yasanın 3. maddesinde yapılan değişiklikle kabul edilen "avukatlık sınavı"nın koşulları, yasanın 28. maddesinde düzenlenmiştir. Avukatlık sınavı başlığı altında düzenlenen bu bölümde ;

  • 28. maddede; "avukatlık sınavı TBB'ce Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yaptırılır. Staj bitim belgesi almamış olanlar sınava kabul edilmezler"
  •  29. maddede; "sınava girecek olanlara, stajyer listesinde yazılı oldukları baro yönetim kurulunca sınav başvuru belgesi verilir ve bunların listesi TBB'ne bildirilir. Avukatlık sınavında altı defa başarısızlığa uğrayan stajyer bir daha sınava giremez. Stajyer haklı ve geçerli bir mazereti olduğunun TBB'nce kabulü dışında staj bitim belgesinin verildiği tarihten itibaren dört yıl içinde sınava giriş haklarının tamamını kullanmak zorundadır"
  •  30. maddede; "avukatlık sınavının amacı, stajyerin meslek kuralları bilgisi ile hukuk ilkelerini ve mevzuat hükümlerini olaylara uygulayabilme yeterliliğini değerlendirmektir. Sınav her yıl iki defa yapılır Sınav tarihleri bir yılın imkân nispetinde iki eşit kısmına bölünmesi suretiyle tespit edilir. Sınav tarihlerinin tespiti ve duyurulması, sınav konuları, başarı puanı gibi konular TBB'nce çıkarılacak yönetmelikte gösterilir"
  •  31. maddede; "Sınav sonuçları ÖSYM merkezi tarafından TBB'ne, ilgilinin barosuna ve stajyerlere bildirilir" denilmektedir.

            Şu anda yürürlükte olan   bu düzenlemelerin hiçbirisi TBB'nin önerdiği ve savunduğu sınav sistemi değildir. Bu düzenlemeler 2001 yılında TBMM'nde oluşan Adalet Komisyonu'nda yapılan tartışmalar sonrasında şekillenmiştir.

            Hukuk devletinin güvencesi ve vazgeçilmez unsuru bağımsız yargıdır. Yargının tam bağımsızlığının sağlanması, adil yargılanmanın gerçekleşmesi ve demokratik toplum düzenine ulaşması için de; yargının kurucu unsurlarından olan savunmanın etkinliğinin işlevine uygun biçimde artırılması ve tam olarak bağımsızlığına kavuşturulması lazımdır. Nitekim aynı konuda TBMM'nin kabul ettiği “Yedinci Beş Yıllık Kalkınma” planının yargı reformu bölümünde de, avukatlığın yeniden düzenlenmesi ve özellikle AB-Türkiye ilişkileri bağlamında Avukatlık Kanunu’nun yeniden gözden geçirilmesi önerilmiştir. Bunun sonucu olarak hükümetler tarafından çıkarılmaya çalışılan “Demokratikleşme ve Yargı Reformu Paketi” adı altında TBMM’ye sunulan birçok yasa tasarısı içinde “Avukatlık Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” da yer almıştır. Bir kaç kez kadük olan tasarı daha sonra üzerinde uzlaşma sağlanarak son şeklini almıştır. İşte 2001 yılında TBMM’nde yasalaşan bu son “Avukatlık Kanunu Tasarısının değişikliğe uğramadan önce Adalet Ko-misyonu’nda görüşülen taslağında “Avukatlık Sınavı” ile ilgili bölümü TBB’nin kabul edilen önerisiydi. Ancak bu öneri ve teklifin sınavla ilgili bölümü TBMM Adalet Komisyonu’nda değiştirilmiştir.

            İyi avukat olmanın ön koşulu iyi bir hukukçu olmaktan geçmektedir. Bu nedenle avukatlık stajıyla ilgili hükümler yeniden düzenlenerek staj öncesi ve staj sonrası olmak üzere önerilen iki sınavla belli bir seviyede hukuk bilgisi ve hukuk nosyonu oluşmuş adayların mesleğe kazandırılmasının amaçlandığı Türkiye Barolar Birliği’nin önerisi Hükümet tasarısı olarak TBMM Adalet Komisyonu’na gelmiş ve oradaki görüşmeler sırasında bu günkü şeklini almıştır.

            Türkiye Barolar Birliği’nin önerisi olan ve “Avukatlık Yasası Taslağı”na giren sınavla ilgili düzenlemenin değişmemiş şekli şöyleydi:

            SINAV: Madde 28- Staja kabul ve avukatlık sınavları TBB'nce yapılır. Staja kabul sınavına giriş belgesi ve staj bitim belgesi almamış olanlar ilgili sınavlara kabul edilmezler.

SINAV KURULU: Madde 29- Her sınav için TBB yönetim kurulunca, beş asil ve üç yedek üyeden oluşan sınav kurulu seçilir. Gereğinde birden çok sınav kurulu oluşturulabilir. Sınav kurulu üyelerinin en az on beş yıl eylemli avukatlık yapmış olmaları gerekir. Kurul başkanı, üyelerce kendi aralarından seçilir. Asıl üyelerin engeli halinde kurul başkanı yedek üyeyi göreve çağırır.

            KURUL ÇALIŞMASI: Madde 30- Sınavlar, ilgili sınav kurulu tarafından yapılır. Kurul, sınav için yeter sayıda uzman, yardımcı ve gözlemci görevlendirebilir.

            SINAVA GİRECEKLERİN BELİRLENMESİ: Madde 31-Staja kabul sınavına girecekler başvurdukları, avukatlık sınavına girecekler de stajyer listesine yazılı oldukları baro yönetim kurulunca belirlenir ve kendilerine girecekleri sınava ilişkin sınav giriş belgesi verilir. Staja kabul sınavında iki defa, avukatlık sınavında dört defa başarısızlığa uğrayan stajyer adayı veya stajyer bir daha sınava giremez. Haklı ve geçerli bir mazereti olduğunun TBB'nce kabulü dışında sınava giriş belgesi verildiği tarihten itibaren stajyer adayı iki yıl, stajyerde üç yıl içinde sınava giriş haklarının tamamını kullanmak zorundadır.

            SINAVLARIN ŞEKLİ ve KONULARI: Madde 32- Staj kabul sınavının amacı, adayın genel hukuk bilgisi ve hukuk mantığının değerlendirilmesidir. Avukatlık sınavının amacı da; stajyerin meslek kuralları bilgisi ile hukuk ilkelerini ve mevzuat hükümlerini olaylara uygulayabilme yeterliliğini değerlendirmektir. Sınav her yıl iki defa yapılır. Sınav tarihleri bir yılın imkân nispetinde iki eşit kısmına bölünmek suretiyle tespit edilir. Sınav tarihlerinin tespiti ve duyurulması, sınavın yapılış şekli, giderleri, katılım payı ve sınav kurulu üyeleri ile diğer sınav görevlilerine ödemeler gibi konular TBB'nce çıkarılacak yönetmelikte gösterilir,

SINAV SONUÇLARI: Madde 33- Sınav kurulları, sınav sonuçlarını üç örnek olarak düzenleyeceği çizelge ile belirtir. Bu çizelgelerden iki örneği TBB’ne verilir. Sınav sonuçları TBB’nce açıklanır ve ayrıca adaylara başarı sağlayıp sağlamadıkları bildirilir”.

           

            TBB'NİN ÖNERDİĞİ SINAV DÜZENLEMESİ İLE TBMM ADALET KOMİSYONU TARAFINDAN KABUL EDİLEN VE YASALAŞAN SINAV DÜZENLEMESİNİN HİÇBİR ORTAK YANI YOKTUR.

            TBB olarak staj öncesi “staja kabul sınavı” ve staj sonrası   “avukatlığa  kabul  sınavı”  önerilmiş  olduğu  ve bunların oluşturulacak “avukatlık sınav komisyonlarınca” yapılması öngörüldüğü halde yasalaşan ve bugün uygulama durumunda olunan düzenlemede, sınavların ÖSYM tarafından yapılması hükme bağlanmıştır. Bu şekliyle yapılacak sınavların birçok sorunu beraberinde getireceğini, Adalet Komisyonu görüşmelerinde TBB’nin ısrarla vurgulamasına karşın bu istek reddedilmiştir. (TBMM Adalet Komisyonu’nun 18.11.1999 günlü tutanakları)

            Özellikle staj öncesi sınava, dönemin Adalet Bakanı şiddetle karşı çıkarak ısrar halinde yasa tasarısını meclisten çekeceği tehdidinde bulunmuştur. Bunun üzerine yasa tasarısındaki staj öncesi sınav kaldırılmıştır. Yine aynı şekilde, sınavların TBB tarafından oluşturulacak komisyonlar tarafından yazılı ve sözlü olarak yaptırılacağı biçimindeki düzenleme de Adalet Komisyonu’nun kimi üyelerinin TBB yönetiminin objektif olamayacağı, sınavlara politika karışabileceği ya da sübjektif davranılacağı kaygı ve gerekçesiyle tasarıdan çıkarılmıştır. Bunun yerine sınavların çok seçmeli test usulüne göre sınav yapan ÖSYM’nin yapmasının daha uygun olacağı ileri sürülerek sınavların TBB tarafından ÖSYM’ye yaptırılması hükmü kabul edilmiştir.

            02.05.2001 günü kabul edilen ve 10.05.2001 günü yürürlüğe giren 4667 sayılı Avukatlık Kanunu değişikliği ile mesleğe kabulde “avukatlık sınavını başarmış olma” şartı hükme bağlandı...

            Avukatlık mesleğinde kabulde yapılan bu yasal değişiklik sonrasında sınavla ilgili tartışmalar yoğunlaştı ve TBB sınavla ilgili çalışmalarını yasanın yürürlüğe girdiği 2001 Mayıs ayında başlatmış ve aynı yıl tamamlamış olmasına karşın o dönem bazı milletvekillerinin çocuklarının sınava girecek olması ve bazı barolarımızın popülist yaklaşımları sonucunda;

            TBMM’nin 25.06. 2002 günlü oturumunda; “öğretmenlik görevi ile avukatlık görevinin birlikte sürdürülmesi” konusunda yapılan değişikliğe (Geçici Madde. 20) 10.5.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4765 sayılı kanunun 1 inci maddesi ile ek olarak “sınavın 02.05.2001 tarihinde hukuk fakültelerinde öğrenci olanlar için uygu­lanmayacağı” yolunda bir paragraf eklendi.

            Bu durumda henüz 10.05.2001 tarihinde hukuk fakültesi öğrencisi olmayıp bu tarihten sonra Hukuk Fakültelerine kaydolup mezun olan ve avukatlık stajına başlayanlar avukatlığa kabul edilebilmek için bu sınava girip başarılı olmak zorundadırlar. Barolar avukat stajyerleri için staj eğitim programlarında sınavı dikkate almakta ve sınava hazırlık çalışmaları yapmaktadırlar. Türkiye Barolar Birliği de Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Sınav Yönetmeliğinin kendisine verdiği yetki ve sorumlulukla; Yasa buyruğu olan bu sınav sistemini TBB, en az sorun yaratacak şekilde uygulamaya çalışmaktadır.

           

BUGÜN MEVZUAT GEREĞİ YAPILMASI ZORUNLU OLAN SINAVLA İLGİLİ YAPILAN HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

            Avukatlık Kanunu’nun 28. maddesindeki hükme göre sınavı fiilen gerçekleştirilecek olan ÖSYM ile yapılan görüşmeler ve birlikte sürdürülen teknik çalışmalar sonlandırılarak Avukatlık Sınav Yönetmeliği’nin 6.maddesi uyarınca TBB ile ÖSYM arasında protokol imzalanmıştır. Bu protokole göre; ilk sınav 23 Aralık 2006 Cumartesi günü Ankara’da yapılacak, sınav organizasyonu ve sınav uygulaması yasa gereği ÖSYM tarafından gerçekleştirilecek, sınavda avukat adaylarına “hukuk ilkeleri ile yürürlükteki hukuk kurallarını uygulayabilme” test bölümü ile “avukatlık hukuku ve meslek kuralları” ile ilgili test bölümü uygulanacaktır. Ayrıca TBB Yönetim Kurulu tarafından staj yönetmeliği hükümlerine göre sınav soru alanlarının ağırlıkları şu şekilde düzenlenmiştir:

            Avukatlık Hukuku ve Meslek Kuralları  % 40, Hukuk ilkeleriyle yürürlükteki hukuk kurallarını uygulayabilme ise % 60 oranında olacaktır (Anayasa Hukuku yüzde 5, Medeni Hukuk yüzde 5; Borçlar Hukuku yüzde 5, Ticaret hukuku yüzde 5, Ceza hukuku yüzde 5, iş hukuku yüzde 5, Hukuk Muhakemeleri Usulü yüzde 10, Ceza Muhakemesi Hukuku yüzde 10, idare Hukuku ve idari Yargılama Usulü yüzde 5, icra-iflas Hukuku yüzde 5). Bu sınavda 100 üzerinden 70 ve daha yüksek puan alan stajyer başarılı sayılacak ve avukatlık yapabilme koşulunu elde etmiş olacaktır. 

            Sözü edilen protokol ve sınavla ilgili tüm teknik hususlar barolarımıza bildirilmiş buna göre hazırlık yapmaları, sınavın yapılacağı tarih dikkate alınarak stajyerlerin sınava giriş başvurularını barolarına en geç 10.11.2006 tarihine kadar yapmaları istenmiştir. Bu başvuruları alan barolar sınav evraklarını TBB‘ne gönderecekler  (gönderilmeye başlanmış ve tamamlanmak üzeredir) ve TBB de bu evrak ve kayıtları 20.11 2006 tarihine kadar ÖSYM ne gönderecek ve ÖSYM de sınava girecek olan stajyerlere sınav giriş belgelerini düzenleyerek sınavdan önce ellerine geçecek şekilde göndermiş olacaktır. Bu arada TBB Yönetim Kurulu’nca Avukatlık Sınav Yönetmeliğinde; “stajyerlerin staj bitim belgesini daha sonra ibraz edebileceklerini, sınavdan önce stajlarını bitirmiş olmamalarının sınava kabul için yeterli olduğu yolunda“ bir değişiklik yapılarak stajyerlerin hak kaybına uğramamaların amaçlamıştır.

            Bu yasa teklifi, bu haliyle yasalaştığı takdirde,  sınav uygulanma olanağı olamayacak ya da büyük güçlükler ortaya çıkacaktır.

            Çünkü teklifte “...biri Eylül diğeri Aralık ayında olmak üzere her yıl iki kere sınav yapılır...” denilmektedir. Oysa ülkemizdeki tüm sınavları yapan, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi sınav takvimini kendi iş yoğunluğuna göre saptamakta ve belirlemektedir. Yasayla sınav dönemlerinin belirlenmesi çok büyük sorunlar yaratacaktır.

           

            AVUKATLIK SINAVI NİÇİN GEREKLİDİR?

            Kuşkusuz sınav, meslekte yaşanan sorunların çözümü için tek seçenek değildir. Hiçbir zaman böyle bir düşüncemiz olmamıştır. Ancak ülkemizin ve dünyanın geldiği bu noktada bırakınız avukatlık gibi çok özel bir meslekte, hiçbir meslek dalında mesleki formasyonu test etmeden mesleğe kabul edilmek mümkün değildir. Bir de bizim avukatlık yasamıza göre ant içerek ruhsatname alan avukatın hiçbir kıdem koşulu olmadan, ilk derece mahkemesinden yüce divanda yapılan yargılamalara kadar olan süreçte görev alabilmesi karşısında olayın ciddiyeti daha da artmaktadır.

            Bu nedenlerle sınav, ama gerçek bir değerlendirmeye olanak verecek düzenlemelerle yapılacak bir sınavın mutlak gerekliliğine inanmaktayız. Çünkü nitelikli ve donanımlı hukukçular hukuk devletinin “olmazsa olmaz” koşuludur. Hukuk devletinin gelişmesinde, siyasal sosyal ve ekonomik sorunları aşmada, görevleri ve sorumlulukları yerine getirmede, yetkileri kullanmada, insan haklarını geliştirmede nitelikli hukukçuların büyük payı vardır. Hukukçu olmazsa, devlet sıradan bir örgütlenme ve yönetme mekanizması olarak kalır. Ona çağdaş anlamını ve işlevini verecek olan hukukçudur. Bu nedenlerle sadece hukukçuların yapabileceği avukatlık mesleği çok özel bir meslektir. Bu nedenlerle avukat da gerekli donanımlara sahip olacak şekilde, çok özel olarak yetiştirilen bir kişi olmalıdır. Bu gün ülkeyi yönetmeye talip olan kimi yöneticilerin bilinçli ya da bilinçsiz olarak her fırsatta hukukun üstünlüğü ve hukuk devletinden söz ettiğini görmekteyiz. Oysa hukuk devleti seçilmiş güzel söz ve söylemlerle kavuşulacak bir kavram ya da kurum değildir. Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti kavramları nitelikli ve yetişkin hukukçuların ve avukatların özverili uygulama ve eylemleriyle yaşama geçebilir. Evrensel demokratik ilkeler ve insan haklarını içeren normlar ve yasaların dahi amaca uygun uygulanabilmesi, amaca uygun yorumlanabilmesi, yargılama ve karar sürecinde hukukçuların sağlam hukuk bilgisine, yorum ve değerlendirme gücüne bağlıdır. Hukuksal yorum ve değerlendirme sosyoloji, psikoloji, siyasal tarih, felsefe, iktisat, mantık ve hatta matematik gibi bilim dallarına olan ilgi ve bilgi ile mümkündür. Ancak bütün bunları özümsemiş ve böylece hukuki düşünmeyi öğrenmiş hukukçular ve avukatlar yetiştirdiğimiz takdirde hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti kavramlarını yaşama geçirmiş olabiliriz.

            Bugün üyelik görüşmelerinin sürdürüldüğü AB açısından da sınav zorunludur. Sınav olmayan bir AB ülkesi yoktur. Özellikle Almanya’da lisans eğitimi sonrasında bir devlet sınavı ve 2,5 yıllık bir staj eğitiminden sonra sınav yapılmakta, Avusturya’da hukuk fakültesi eğitiminden sonra 5 yıllık pratik eğitim ve 5 sınav bulunmaktadır. Diğer AB üyesi ülkelerde de değişik biçimlerde bu sınavlar yapılmaktadır.

            Bizleri ve sizleri telefon, mesaj, faks, e-mailler yanı sıra bizzat ziyaret ederek stajın bir biçimde ertelenmesini isteyen stajyer arkadaşlarımız inanın yanılıyorlar, kısa bir süre sonra görüş ve düşüncelerini değiştirecekler ama vakit geçmiş olacak. Bu bakımdan tüm hazırlıkları tamamlanan ve stajyerlerin büyük kısmının karşı olmadığı birçoğunun da sınav hazırlıklarını yürüttüğü süreci bir kez daha kesmeyelim ve saptanan tarihte sınavı yapalım. Aksi takdirde her dönemde yeni gerekçelerle sınav ertelenecek böylece ülkemizde avukatlık mesleği en kolay erişilen meslek olma özelliği nedeniyle sürekli seviye kaybedecektir. Tüm üyelerin bir mesleğin geleceğiyle ilgili verecekleri bu yaşamsal kararda, ülkemiz savunma mesleği temsilcilerine karşı tarihsel sorumluluk bilinciyle hareket edeceklerine inancım tamdır.

            Saygılarımla.

Türkiye Barolar Birliği
Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anasayfa
Avukat Arama
Avukat Stajyeri Arama
Site İçinde Ara
Elektronik Posta
av.tr Web Posta av.tr e-posta hesabınız
Konuşma Metinleri
TBB Başkanı
ve Başkan Yardımcılarının Konuşmaları
Etkinlikler
Basında TBB Son Hafta
Son hafta içinde kayıt bulunamadı
Basın Arşivi
 
Televizyonda TBB
Televizyonda TBB
 
Sosyal Güvenlik
Avukatların Sosyal Güvenlik Sorunları SGK sorularınız
TBB Duyuruları
Son Çıkan Yayınlar
 

 

Her Hakkı Saklıdır ©2014 Türkiye Barolar Birliği TBB İletişim Adresi TBB Bilgi İşlem Müdürlüğü