YASAMA DENETİMİNİ UYGULANAMAZ HALE GETİREN “SİYASİ İKTİDAR” YARGI DENETİMİ DE İSTEMİYOR.
31.05.2007
“Yargı” nın kendisine milletvekili seçilme olanağı tanıyıp ülkeyi yönetme yolunu açtığını unutan Sayın Başbakan’ın, Anayasa Mahkemesi’ne yönelttiği ağır saldırı ve hakaret kendisinden beklenmeyen bir davranış değil. Çünkü, TC.Anayasası’nın milli egemenlik kavramı anlayışı yanında Anayasa’ya göre yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin iş bölümü esasına göre kullanılması ilkesini özümseyemeyen bir zihniyetin temsilcisi olan bir Başbakan’ın bu beyanları bizde çok fazla hayret uyandırmamıştır. “Kuvvetler ayrımı” ilkesinin bilincinde olmayan bir zihniyete ancak bu yakışır. “Yargı”nın “Siyasi İktidar” tarafından hasım ve hedef gösterilmesi demokrasi kültürü düzeyinin göstergesidir.
Yüksek Yargı’nın siyasi iktidar tarafından içine düşürüldüğü bu durumun temel nedeni yargı denetiminden duyulan rahatsızlıktır.
Kendisini hem “yürütme”nin hem de “yasama” nın başı olarak gören Siyasi İktidar, iptal edilen yasaları, iptal edilen özelleştirmeleri, mahkum olan yüksek bürokratları nedeni ile Anayasa Mahkemesi’nden, Yargıtay’dan, Danıştay’dan ve tümüyle yargı erkinden rahatsızdır.
Demokrasiyi sadece sayısal güç olarak kabul eden ve bu gücüne dayanarak, yasa tasarılarını, Anayasa değişikliklerini tartışmadan parlamentodan geçiren, yasamanın denetim görevini muhalefetin verdiği önergelerin ön görüşmeleri ile sınırlayan, yasama organını yürütmenin bir alt kuruluşu olarak çalıştıran zihniyet, yasama denetimindeki bu boşluğun yargı organı tarafından doldurulmasını kabul edememektedir.
Yapılmaya çalışılan yargıyı da “tarikat siyaset ticaret üçgeni” içine hapsetmek ve "yargı" nın da başı olmaktır.
Ancak, demokrasimiz ne kadar “eksik” de olsa, demokratik ve laik cumhuriyetin en sağlam temellerinden birini oluşturan yargı organımızın bu üçgenin içine alınmasına izin verilmeyecektir.
22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi Sayın Başbakan’ın ülkemizin en önemli anayasal kurumu olma yanında hukuk devletinin güvencesi olan Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğu bu haksız saldırı eksiksiz demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve hukuk devletine gönülden bağlı olan yurttaşlarımız tarafından en iyi şekilde cevaplandırılacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ |