TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NİN HEMEN HERGÜN VERİLEN TERÖR ŞEHİTLERİMİZ NEDENİ İLE BASIN AÇIKLAMASI
12.06.2007
Türkiye Barolar Birliği olarak 30.4.2006 günü, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı Üzerine görüşlerimizi açıklarken aynen;
“Terörizmle mücadele sadece hükümet, silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerince kazanılabilecek bir mücadele türü değildir.
Devlet ve milletin birlikte mücadelesi gerekir.
Bunun için de;
- Devletin tüm organları terörizmle mücadele için seferber edilmeli,
- Bu seferberlik terörizmle mücadeleye inanmış bir kamuoyu tarafından desteklenmeli,
- Bu desteği sağlayabilecek siyasal bir uzlaşmanın oluşumu sağlanmalı,
- İç politikalar mücadelenin aşama ve amaçları doğrultusunda uyumlaştırılmalı,
- Terörizme karşı verilecek mücadelenin haklılığını uluslararası alanda savunabilecek güçlü dış politika dayanakları hazırlanmalıdır.
Bunlarla birlikte;
- Güvenlik güçlerinin takviyesi,
- Uygun yönetim yapısının oluşturulması,
- Mevzuatın düzenlenmesi,
- Sosyo-ekonomik ve kültürel önlemlerin planlanması yapılmalıdır.
Bütün bunların yapılabilmesi için de hem Devletin ilgili tüm kurum ve kuruluşlarının hem de siyasal ve toplumsal uzlaşmayı oluşturabilecek sivil toplum örgütlerinin katılımı, paylaşımı ve uzlaşısı gerekir.
Türkiye’ye yönelik terörizm tehdidinin kısa vadede ortadan kalkacağı beklenmemelidir.” Görüşümüzü belirtmiştik.
Bu açıklamanın hemen ardından da aynı yıl Haziran ayında 634 sayfalık “Türkiye ve Terörizm” raporumuzla sorunu bütün ayrıntıları ve çözüm önerileri ile birlikte başta milletvekilleri olmak üzere, kamuoyunun ve sorumluların bilgisine sunmuştuk. Ne yazık ki, bu önerilerimiz dikkate alınmadı ve kimse tarafından da muhatap kabul edilmedik. Ancak, artan terör olayları nedeniyle Genelkurmay Başkanlığının 8 Haziran 2007 günlü açıklamasından sonra kamuoyunda yoğun bir tartışma başlatılmıştır. Özellikle açıklamanın 7. maddesinde yer alan “Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir” vurgusu çeşitli çevreler tarafından polemik konusu yapılmış, daha da ileri gidilerek, kimi çevreler tarafından iç savaş çağrısı yapıldığı iddiası dahi dillendirilebilmiştir. Biz yıllar önce yaptığımız teröre karşı, eksiksiz demokrasi ve hukuka bağlılık çağrısı karşısında, bu son değerlendirmelere asla katılmıyor ve halkımızın topyekün ülke geleceğine sahip çıkması gerektiği inancımızı bir kez daha yineliyoruz.
Ayrıca, terörle ilgili bütün öngörülerimizin gerçekleştiğini görmekten ve bunun yıllar sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından gecikmiş olarak tespit edilmiş olmasından da son derece üzgünüz.
Keşke biz yanılmış olsaydık da her gün yüreğimizi dağlayan son beş ayda elliyi aşkın şehidimizi toprağa vermeseydik.
Teröre kurban verdiğimiz tüm şehitlerimize rahmet, ulusumuza ve ailelerine başsağlığı ve sabır, gazilerimize de şifalar diliyoruz.
Terörü nereden gelirse gelsin bir kez daha nefret ve şiddetle kınıyor, masum insanların yaşamını hedef alan bu yolla hiçbir yere varılamayacağını hatırlatıyor, teröre çeşitli nedenlerle arka çıkanları lanetliyoruz.
Genel Seçim sürecine girdiğimiz günlerde siyasi ortamı karıştırıp ülkemiz ve ulusumuza karşı yıkıcı ve bölücü emellerini gerçekleştirmeye çalışanlar başarılı olamayacaklardır. Devletimiz ve ulusumuzun birlikte mücadelesi terör belasını yenecektir.
Karanlık güçlerin sergilediği bu ve benzeri olaylar ulusumuzun “eksiksiz demokrasi”, “insan hakları”, “hukukun üstünlüğü” ve “hukuk devleti”nden oluşan aydınlık Türkiye özlemini ve hedefini asla engelleyemeyecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ |