YÖK BAŞKANI PROF. DR. YUSUF ZİYA ÖZCAN'IN TÜRBAN KONUSUNDAKİ MAHKEME KARARLARINA İLİŞKİN BEYANLARI KARŞISINDA TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU'NUN BASIN AÇIKLAMASI
16.12.2007
Birbiri ardına kurulan yeni üniversitelerimiz ile birlikte işlevi ve etkinliği giderek artan Yüksek Öğretim Kurumu başkanlığına atanan Sayın Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan daha ilk günden açıklamaları ile dikkat çekmiştir.
Türkiye Barolar Birliği olarak 12 Eylül ürünü olan Yüksek Öğretim Kurumu’nun bugünkü statüsüne karşı olduğumuzu kuruluşundan bu yana her ortamda dile getirdik. Hazırladığımız Anayasa Önerisi'nde yükseköğrenim kurumlarının bilimsel ve yönetsel özerklik ilkesine göre nasıl düzenlenmesi gerektiğini ve üst kuruluş olarak da eşgüdümü gerçekleştirmek üzere Yüksek Öğretim Eşgüdüm Kurumu oluşturulması gerektiğini önerdik.
Bu önerimizdeki haklılığımız Sayın YÖK Başkanı’nın mahkeme kararlarını değerlendirme yaklaşımını açıklaması ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sayın Başkan, türban konusundaki Anayasa Mahkemesi kararları ile ilgili görüşünü soran gazetecilere; “Onların savlarını biliyorum. Bunlar üniversitenin dışında konmuş yasaklardır. Mahkemelerle ilgilidir. Bu bakış meselesidir. Öyle bir kural olabilir. Ama siz onu önemli görmeye bilirsiniz, bir sürü insanı rahat ettirirsiniz. Biz öyle bir sonucun çıkacağını ümit ediyoruz” şeklinde yanıt vermiştir.
Bu talihsiz beyan sanırız YÖK hukukçularını da rahatsız etmiştir ve Sayın Başkan'a değerlendirmesinin yanlış olduğunu söylemişlerdir.
Biz de Türkiye Barolar Birliği olarak, Sayın Başkan’a;
- Mahkeme kararlarının sadece mahkemeleri değil öncelikle muhataplarını ve bütün kurumları ile tüm toplumu ilgilendirdiğini,
- Hiçbir kişi, kurum ya da kuruluşun mahkeme kararlarını “önemli görmeyebilme” şansı olamayacağını,
- Kesinleşmiş mahkeme kararlarının önce taraflarını ve sonra tüm toplumu ve Devlet'i bağladığını,
- Kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamamanın, gereklerini yapmamanın suç oluşturduğunu hatırlatırız.
Eksiksiz demokrasi anlayışımız özgürlüklerin en geniş şekilde kullanılmasını amaçlar.
Ancak eksiksiz demokrasinin temel koşulu da “gerçek hukuk devleti” dir. Gerçek hukuk devletini oluşturabilmesi ise yargı organının yasama ve yürütme karşısında bağımsızlığını gerçekleştirmeye bağlıdır. Bağımsız yargı ise en ufak baskı altında kalmadan karar veren ve kesinleşen kararları da gecikmeksizin uygulanan yargı organı ile sağlanır.
Ne yazık ki Yüksek Öğretim Kurumu’nun yeni başkanında “gerçek hukuk devleti”, “bağımsız yargı” gibi kavramların tam oluşmadığı görülüyor. “Eksiksiz demokrasi”, “gerçek hukuk devleti”, “bağımsız yargı” kavramlarının her biri bütün yasakların kaldırılmasını hedefler ancak bütün bu kavramların içinde kendilerini korumaya yönelik sistemler vardır. Bu denge kurulmaz ise eksiksiz demokrasiyi oluşturmak daima uzak bir hayal olarak kalacaktır.
Sayın YÖK Başkanımıza bir sosyolog olarak bütün bu konuları biraz daha geniş düşünmesini ve hukuk devleti ile bağımsız yargı kavramlarını değerlendirirken kesinleşmiş her düzeydeki mahkeme kararlarını uyulması ve uygulanması gereken emirler olarak dikkate alması gerektiğini hatırlatırız.
Bu konularda bir değerlendirme tereddüdü olması durumunda yardıma hazır olduğumuzu da belirtiriz.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
YÖNETİM KURULU
|