TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ,
İSTANBUL KADIN KURULUŞLARI BİRLİĞİ VE
ULUSAL SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BİRLİĞİ
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği ve Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Birliği ile ortaklaşa bir basın toplantısı düzenleyerek Anayasa değişiklikleri öncesi ve sonrası gündeme gelen türban ile ilgili tartışmaları değerlendirdi. Basın toplantısında aşağıdaki metnin yanı sıra Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ve Yönetim Kurulu üyelerinin 11 Şubat 2008’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaretleri sırasında kendisine sunulan ve Anayasa değişiklikleri konusundaki hukuki değerlendirmeleri içeren 6 sayfalık dilekçe de basına dağıtıldı.

Fotoğraf İstanbul Barosu web sitesinden alınmıştır
2 Mart 2008
Değerli Basın Mensupları,
Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde değişiklik yapan yasanın TBMM’nde kabul edildiği gün, basın, iktidarın gösteremediği bir öngörü ile yaşayacağımız günlere “kaos” tanısı koymuş ve bu düşüncesini manşetlere yansıtmıştı.
Bugün, Türkiye’de üniversiteler başta olmak üzere her yerde, üzülerek belirtmek zorundayız ki, bu “kaos” yaşanmaya başlamıştır.
Çözülmek istenen sözde “türban” sorunu, çözülmesi bir yana, yeni sorunların, kargaşanın ve toplumu ciddi biçimde kamplara bölmenin “simgesi” haline dönüşmüştür.
Toplum sorunları arasında hiçbir zaman ön sıralarda yer almamış bulunan “türban”, YÖK Başkanlığı’na atanan kişinin “Türban yasağı, üniversitenin dışında konmuş yasaklardır. Mahkemelerle ilgilidir…Öyle bir kural olabilir, ama siz onu önemli görmeyebilirsiniz,” fetvası ile gündemdeki Kuzey Irak, dünyadaki ekonomik kriz gibi büyük sorunları gündem dışına iterek gündemin başına oturmuştur.
YÖK Başkanı’nın konumu ve niteliği hakkında, Maliye Bakanı’ndan fazla bir şey söylemeye gerek yoktur.
İkinci aşamada, bilindiği gibi MHP’nin çağrısı üzerine AKP ve MHP, “türban” için Anayasa’da bir düzenleme yapma gayretine girmişlerdir. Uzun çalışmalardan sonra Anayasa’nın 10. ve 42.maddelerinde “dağ fare doğurdu” misali bir değişiklik yapılmış, Cumhurbaşkanı’nın Kuzey Irak’a yapılan harekatın gölgesinde imzalamasından sonra yürürlüğe girmiştir.
Davranışları konusunda Maliye Bakanı’nın nitelendirmesi bulunan YÖK Başkanı, bu defa “Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerine göre uygulama yapılabilmesi için ayrıca kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığı” fetvası ile üniversitelere ve uzun süredir türban konusunda bir serbesti bekleyen çevrelere yeşil ışık yakmıştır.
YÖK Başkanının bu sözleri sonucunda, üniversitelerde gerçekten “kaos” dönemi başlamıştır. Bu kaosun yaratıcıları yaptıkları ile öğünebilirler.
Anayasa’nın 10. maddesine yapılan ek, “her türlü kamu hizmetlerinden yararlanma” bağlamında eşitliktir. Bu bir yenilik değildir. Bu yükümlülük eşitlikle ilgili anayasa kurallarının genel kapsamı içinde vardı ve vardır. Bunun aksini iddia etmek ve bunun “türban yasağı”nı kaldırdığını düşünmek hukuken ve mantıken mümkün değildir.
Anayasa’nın 42.maddesine yapılan ek fıkra ise şöyledir:
“Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.”
Bu maddeyi okuduktan sonra, kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını iddia etmek bırakınız hukuku, mantığı inkâr etmek ve bu okuduğunu anlamamayı göstermektedir.
Anayasa değişikliği, Anayasa Mahkemesi önüne götürülmüş bulunmakla, yargıya intikal etmiş bir konuda daha fazla açıklama yapmak istememekteyiz. Ancak, Türkiye Barolar Birliği’nin Cumhurbaşkanını ziyareti sırasında vermiş olduğu dilekçeyi basın mensuplarına vermekle yetinmekteyiz.
Sayın basın mensupları,
Cumhuriyetimiz seksen beşinci yılına ulaşırken, Türkiye’nin yeniden iç sorunları ile baş başa kalmış olmasını içimize sindiremediğimizi belirtmek istiyoruz. Türkiye’nin gündeminin “sürdürülebilir kalkınma, refah ve çağdaşlık” olması gerekmektedir. Günlük kavgalarla “gelecek” politikalarının ihmal edilmesi, Türkiye’nin dünya gündeminden farklı bir gündemle meşgul olması bizi endişelendirmektedir. Yapay gündemlerle çağı yakalamamız mümkün değildir.
Türk halkının, sağduyusunun, İslamiyet ve modernlik arasında çatışmaya düşmeksizin, özgürlük ve ilerleme yolu ile inancını birlikte yaşamasının önüne çıkarılan engelleri aşabileceğine güvenimiz ve inancımız tamdır. Anayasa değişikliğindeki bu ısrar, kadın erkek eşitliğinin de güvencesi olan laiklik ilkesini ve Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini hedef alan bir girişim olduğu endişesi uyandırmaktadır. Sorun, türban sorunu değil, Türkiye'de dinin siyasete alet edilip edilmemesi sorunudur.
Kadının başını örtmesi şeklindeki din kuralından başlayarak toplumun her alanının dinselleşmesi yolunun açılmasına halkımız izin vermeyecektir.
Bu düşüncemizi kamuoyu ile paylaşmaktan mutluluk ve gurur duyduğumuzu belirtmek isteriz.
Av. Özdemir Özok / TBB Başkanı
Av. Nazan Moroğlu / İKKB Koordinatörü
Av. Aydeniz Tuskan / USTKB Dönem Sözcüsü






Fotoğraflar, İstanbul Barosu web sitesinden alınmıştır |