TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 23.02.2007
E. 2007/31
K. 2007/66

* Tedbiren işten yasaklanma
* Dolandırıcılık eyleminin meslekten çıkarma cezasını gerektirmesi,
* Disiplin kovuşturmasının ceza davasının sonuna kadar bekletilmesi zorunluluğu.
(Av. K. m. 5/a, 140/2, 153/1-2)

Yazdırmak için tıklayınız

Şikayetli avukat hakkında G.K.’nin Adalet Bakanlığı’na başvurusu üzerine, Adalet Bakanlığı’nın 03.05.2004 tarihli oluru ile şikayetli avukatın İ.B. vekili olarak Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2003/… sayılı dosyasında yaptığı takip nedeni ile borçluya ait 05 DR 583 plakalı otoyu haczettiği, şirket yetkilisine yediemin olarak bıraktığı halde şikayetçiye araç üzerinde kısıtlama ve haciz olmadığını beyan ederek satın almasını sağladığı ve şikayetçiden 8.660,00 YTL tahsil ettiği iddiası ile soruşturma izni verilmiş, yapılan soruşturma sonucunda Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/… Esas sayılı davası açılmıştır.

İddianame metninden, şikayetli avukat hakkında iddia edilen eylemin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği ve TCK’nun 503 ve 520. maddelerinde iki kere cezalandırılmasının istendiği iddianamenin kabulüne karar verilerek kamu davasının açıldığı görülmektedir.

Adalet Bakanlığı’nın soruşturma iznine ilişkin oluru üzerine Samsun Barosu Yönetim Kurulu’nun başlattığı disiplin soruşturması incelemesinde iddianamede eylem tarihi olarak belirtilen 09.10.2002 ve 02.07.2003 tarihlerinin şikayetli avukatın Samsun Barosu Disiplin Kurulu’nca verilen 2000/… Esas, 2001/… Karar sayılı 01.02.2001 tarihli bir yıl süreli ve 2000/… Esas, 2002/… Karar sayılı 06/02/2002 tarihli üç yıl süreli kesinleşmiş meslekten men cezalarının infazı süresi içinde kaldığı görülerek Samsun Barosu Yönetim Kurulu’nun 2004/… Esas, 2005/… Karar sayılı kararı ile şikayetli avukatın hem Avukatlık Yasası’nın 63/1. maddesi ve hem de dolandırıcılık fiilinden Avukatlık Yasası’nın 5/a maddesi gerekçe gösterilerek disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmiştir.

Samsun Barosu Disiplin Kurulu önce ceza davasının sonucunun beklenmesine karar vermiştir.

Şikayetli avukat 22.06.2006 tarihli duruşmada hazır bulunarak hakkındaki iddiaları kabul etmediğini bildiren sözlü savunmasını yapmış, delillerini bildirmek üzere süre istemiş ve istediği süre verilmiştir. Bu arada Samsun Barosu Yönetim Kurulu’nun 2006/… Karar, 22.06.2006 tarihli kararı ile şikayetli hakkında Disiplin Kurulu’nun 2005/…, 2005/…, 2005/…, 2005/… ve 2005/… Esas sayılı dosyaları ile meslekten çıkarma istemli disiplin kovuşturmalarının devam ettiği gerekçesi ile Avukatlık Yasası’nın 153. maddesi uyarınca şikayetli avukatın tedbiren işten yasaklanması talebinde bulunduğu, Disiplin Kurulu’nun Avukatlık Yasası’nın 153/2. maddesi uyarınca şikayetli avukatın ifadesinin alınmasına karar verdiği yapılan tebligat üzerine şikayetli avukatın 11.08.2006 tarihli duruşmaya katılarak yazılı savunmasını ve delillerini sunmak üzere süre istediği, isteğinin kabul edilerek duruşmanın 07.09.2006 tarihine bırakıldığı, bu tarihte şikayetli avukatın vekilinin mesleki mazeret bildirerek, beyan ve delil için süre istediği, isteğinin kabul edilerek duruşmanın 09.11.2006 tarihine bırakıldığı masraf verilmediği için yeni duruşma gününün kalemden öğrenmesine karar verildiği görülmektedir.

Baro Disiplin Kurulu, ara kararı ile şikâyetli avukat hakkında 2005/…, 2005/… ve 2006/… sayılı dosyalarında meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemden dolayı kovuşturma açılıp devam ettiği gerekçesi ile Avukatlık Yasası’nın 153/3. maddesi gereğince tedbiren işten yasaklanmasına karar vermiş, incelemesine devam ederek daha önce Avukatlık Yasası’nın 140/2. maddesi gereğince ceza davasının sonucunun beklenmesi kararlaştırılmış ise de şikayetli avukatın işten yasaklanma cezasının üst sınırı olan üç yıl süre ile işten yasaklanma cezası aldığı, ceza davasının konusunu oluşturan eyleminin bu cezanın uygulanması sırasında işlendiğinin belgelerden anlaşıldığı, bu durumda şikayetli avukatın yasaklı dönemde mesleğini icra ettiği, şikayetli avukatın bu eylemi nedeniyle takdir edilecek cezasının meslekten çıkarma cezasından başka bir ceza olamayacağı, ceza davasında şikayetli avukatın üzerine atılı eylemin gerçekleşmesi halinde takdir olunacak disiplin cezasının beklenmesine gerek kalmadığı, şikayetli avukatın işten yasaklı olduğu süre içinde mesleğine devam etmesi eylemine karşı gelen disiplin cezasının daha önce aldığı cezalar dikkate alındığında meslekten men cezasından başka bir ceza olamayacağı gerekçeleri ile ceza davasının sonucunun beklenmesine ilişkin ara kararından vazgeçilmesine karar vermiştir.

Baro Disiplin Kurulu şikayetli avukatın ceza davasının beklenmesine ilişkin ara kararından vazgeçilmesine dair gerekçelerine ilaveten, Avukatlık Yasası’nın 140/2. maddesinin konulma amacının disiplin kovuşturmasının sadece ceza davasının konusunu oluşturan eylemden ibaret olması bu fiilden mahkumiyet halinde maddi olayın disiplin kovuşturmasını da bağlayıcı sonuç doğurması için olduğunu, bazı durumlarda eylemin en hafif şekli ile dahi duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkması halinde ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek kalmayacağı inancının oluştuğu, ceza davalarının yasadaki değişiklikler nedeniyle de çok uzayabileceği düşünülerek yasanın sözlü anlatımına değil kanun koyucunun gerçek maksadına göre hareket ederek şikayetli avukatın eyleminin sabit olduğu ve son aldığı cezanın da üç yıl süreli meslekten çıkarma cezası olduğu göz önünde bulundurularak şikayetli avukatın Avukatlık Yasası’nın 135/5. ve 45/3. maddeleri uyarınca meslekten çıkarılmasına, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak adının baro levhasından silinmesine, avukatlık unvanının kaldırılmasına karar vermiştir.

Şikayetli vekili itirazında, Disiplin Kurulu’nca tayin edilen günde mesleki mazereti sebebi ile hazır bulunamadığını, bundan sonra da kendisine bir tebligat yapılmadığını usul yönünden bu hususun yasaya aykırı olduğunu, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, tedbir mahiyetinde avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak baro levhasından silinmesine ve avukatlık sıfatının sona erdirilmesine karar verilemeyeceğini ileri sürmektedir.

Öncelikle şikayetli avukatın tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin ara kararına itirazının incelenmesinde;

Avukatlık Yasası’nın 153/1. maddesi; “Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu kararı ile işten yasaklanabilir.”, ikinci fıkrası, “Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağırılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır.” hükümlerini taşımaktadır. Baro Disiplin Kurulu’nun tedbiren işten yasaklama istemi ile ilgili olarak düzenlenen duruşmaya şikayetli avukat katılmış ve süre istemiştir. İstemi kabul edilmiş sonraki duruşmaya vekili mazeret bildirmiş ve süre istemiş, ancak tebligat için masraf vermemiştir. Sonraki duruşmaya da katılmamıştır. İstemin tedbir niteliğinde olması ve yasanın gerektirdiği toleransın da gösterilmiş bulunduğu kanaati ile savunmanın kısıtlandığı şeklindeki itiraza itibar edilmemiştir. Şikayetli avukat hakkındaki ceza kovuşturması TCK’nun 503. ve 522. maddelerine dayanan dolandırıcılık iddiasını içermektedir. Avukatlık Yasası’nın 5/a maddesine göre yüz kızartıcı suç niteliğindeki bu eylemler avukatlık niteliklerinin kaybedilmesi ve “meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek” hususlardır. Bu sebeple Baro Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukatın tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin ara kararında hukuksal isabetsizlik görülmemiştir. Şikayetli vekilinin itirazında ileri sürdüğü tedbiren işten yasaklamada baro levhasında silinmesine, avukatlık sıfatının sona erdirilmesine karar verilemeyeceğine ilişkin itirazları bu hususların tedbiren işten yasaklama kararında değil, meslekten çıkarma kararında yer alması sebebiyle sonuca etkili görülmemiştir.

Şikayetli avukatın meslekten çıkarma cezasına ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede;

Şikayetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin Baro Yönetim Kurulu kararında, hem Avukatlık Yasası’nın 63/1. maddesi ve hem de dolandırıcılık fiilinden dolayı Avukatlık Yasası’nın 5/a maddesi gerekçe gösterilerek disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmiştir. Baro Disiplin Kurulu da bu sebeple şikayetli avukat hakkında açılan ceza davasının sonucunun beklenmesine karar vermiştir. Disiplin kovuşturması iki iddia yönünden yürütülmekte iken, bunlardan birinin zaten sabit olduğu ve artık diğerine ilişkin ceza davasının beklenmesine gerek kalmayacağı şeklindeki Disiplin Kurulu gerekçesi iki iddia ile ilgili olarak yürütülmekte olan kovuşturmanın birbirinden ayrılarak ayrı ayrı iki disiplin kovuşturması haline getirilmeden geçerli kabul edilemez.

Baro Disiplin Kurulu’nun Avukatlık Yasası’nın 140/2. maddesinde yazılı, “şu kadar ki disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması ceza davasının sonuna kadar bekletilir” kuralına aykırı olarak ve “açılmış ceza davasının beklenilmesine gerek olmadığı” şeklinde yasanın emredici kuralına uygun olmayarak verdiği kararda hukuki isabet görülmemiştir. Disiplin Kurulu’nun kararında bu yönde ileri sürülen tüm gerekçelerin, Avukatlık Yasası’nın 153. maddesine göre şartları oluştuğunda tedbiren işten yasaklanma yoluyla giderilmesinin kanun koyucu tarafından düşünüldüğü de açıktır.

Bu sebeplerle Baro Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukatın tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin ara kararında hukuksal isabetsizlik bulunmamış, “meslekten çıkarma cezası verilmesine” ilişkin değerlendirmesinin, Avukatlık Yasası’nın 140/2. maddesine aykırı olması sebebiyle isabetli görülmemiş ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin ara kararının onanmasına, meslekten çıkarma cezasının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak şikayetli avukat vekilinin Samsun Barosu Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukatın tedbiren işten yasaklamasına ilişkin ara kararına itirazının reddi ile, kararın onanmasına, şikayetli avukatın “meslekten çıkarma cezasına” ilişkin kararına itirazının kabulü ile şikayetli avukat hakkındaki ceza davasının sonucunun beklenmesi ve ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi için Samsun Barosu Disiplin Kurulu kararının bozulmasına oybirliği ile karar verildi.