TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

TBB BAŞKANI AVUKAT ÖZDEMİR ÖZOK'UN
31/05/2005 GÜNLÜ
RADYO-TELEVİZYON YAYINLARINDA ESERLERDEN YARARLANMA VE TELİF HAKLARI ZİRVESİ' NDE
YAPTIĞI KONUŞMA

Konu başlığından da anlaşıldığı gibi “Radyo-Televizyon Yayınlarında Eserlerden Yararlanma ve Telif Hakları Zirvesi” TRT kurumu ile bir eser üzerinde hakkı olan, eser sahibi veya yasal temsilcileri arasındaki hukuki ilişkilerin tartışılmasını amaçlamaktadır.

Bu ilişkinin taraflarını TRT ve Eser sahibi ya da onun yasal temsilcisi oluşturmaktadır.

Bilindiği gibi, tarihsel bir süreçten sonra, ortaya konulan eser üzerinde o eserle doğrudan doğruya bağlı olan “telif hakkı ” ya da geniş anlamda “fikri hak” kavramları ortaya çıkmıştır. Eser üzerindeki bu haklar, bir bütündür. Zaman zaman “telif hakkı” veya “fikri hak ” yerine, “fikri mülkiyet” terimi de kullanılan bu haklar, uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalarda yer alarak, hukuki güvenceye kavuşturulmuştur.

Bu konuda, Anayasanın 27.maddesi yanında 5846 sayılı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” ile 3257 sayılı “Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu” hukuki güvence ve düzenlemeler getirmiştir.

Zirve konusuyla ilgili olarak şu nokta çok önem taşımaktadır. O da “Fikri Hakları” güvence altına alınan “Eser Sahibi” ile bu eserden geniş kitlelerin yararlanmasına aracılık eden ve böylece bir anlamda kamunun haklarının temsilcisi olan TRT kurumunun menfaatlerinin dengelenmesidir. İşte, eser sahibinin haklarıyla, ondan yararlanacakların haklarını oluşturan kamu yararı arasında kurulacak hakkaniyete uygun denge, adil çözüm olacaktır.

Çağımız değerler bütünü içinde, fikri ürünler, üretim vasıtası olarak, sermaye, emek vs. diğer üretim araçlarının önüne geçmiş bulunmaktadır. Bugün, günümüzde bir ülkenin zenginliği, artık sahip olduğu sermaye ve emek gücünden ziyade, fikri ürün portföyü ile ölçülmektedir. İnsan yaratıcılığı, tarihin hiçbir döneminde bugün olduğu kadar ön plana çıkmamıştır. Bu doğrultuda da, fikri hukuk, diğer hukuk dallarına göre daha ön plandadır.

Bu nedenle, ülkemizin ulusal bir “fikri hukuk” politikası geliştirmesi ve bu politika çerçevesinde, yeni yasal düzenlemeler ve bu düzenlemeleri uygulayacak organizasyonların oluşturulması çok önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılmakta olan zirve bu konudaki tespitimizin doğruluğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca, iş gücü ve sermayenin özgürce dolaşmaya başladığı, ülkeler arasında ticari engellerin kalktığı bu dönemde, fikri hukuk alanındaki ulusal politikaların da, bu dönemin gereklerine uygun olarak yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

1995 yılında Gümrük Birliği kararı ile diğer alanlarda olduğu gibi, “fikri mülkiyet” alanında da ciddi yasa çalışmaları yapılmış, bu çalışmaların bir kısmı hayata geçirilmiş ve bu yasal değişikliklerin uygulanabilmesi için gerekli örgütler oluşturulmuştur. Ancak, temel fikri mülkiyet politikalarının yokluğu nedeni ile önce yasama çalışmaları ve sonra da çıkarılan yasaların uygulanmasında problemler ortaya çıkmıştır. Bu problemlerden bir tanesi de, bu zirveye adına veren “Radyo ve Televizyon Yayınlarında Eserlerden Yararlanma ve Telif Hakları” dır. Bu problem, fikri hakların korunması bakımından önem taşıdığı kadar, rekabetin tesisi ve korunması ile temel hak ve özgürlüklerin korunması gibi çok farklı amaçların bir arada değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.

Bu çalışmada, problemin geniş bir bakış açısı ile ele alınacağını ve tüm yanların çıkarlarını bağdaştıran bir yaklaşımı geliştireceğini ve böylece adil bir denge kuracağını umut etmekteyim.

Türkiye Barolar Birliği
Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK

 

 

 

 
Türkiye Barolar Birliği Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK
Başkanın Özgeçmişi
Başkanın Mesajı
Konuşmalar
Konuşma Videoları
E-Posta
Her Hakkı Saklıdır ©2008 Türkiye Barolar Birliği TBB Bilgi İşlem Müdürlüğü