TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI
AV.ÖZDEMİR ÖZOK'UN
31.08.2005 GÜNLÜ
BASIN AÇIKLAMASI METNİ

 

AVUKATLAR NEDEN ADLİ YILI ANKARADA AÇIYOR ?

Bu sorunun yanıtını dünyada ve ülkemizde yaşanan hukuk tanımaz uygulamalar vermektedir.

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ve baro başkanlarının 2005-2006 adli yıl açılışını tüm barolarımızın Ankara'da yapmalarına ilişkin kararı doğrultusunda, 6 Eylül 2005 günü “Hedef; Eksiksiz demokrasi, gerçek hukuk devleti, bağımsız yargı ve bağımsız savunma ” başlığı altında önce saat 14.00 de Büyük Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşu, ardından Anatolia Gösteri Merkezi'nde toplantı yapılacaktır.

 

EKSİKSİZ DEMOKRASİ:

Türkiye Barolar Birliği olarak, bu yıl ulusal hedefimizin “eksiksiz demokrasi” olması gerektiğini bir kez daha haykırıyoruz. Çünkü şuna inanmaktayız; “ bağımsız savunma” da, “bağımsız yargı” da “hukuk devleti ”nde var olur ,“gerçek hukuk devleti ” de ancak “eksiksiz demokrasi ”de yaşam bulur.

Eksiksiz demokrasi içinde bütün özgürlükleri sağlayacak olan, vatandaşlar arasında din, dil, ırk farklılıklarını ortaya çıkaracak, bunları vurgulayacak simgesel dayatmalarda bulunulmamasıdır.

Eksiksiz demokrasi, ulusal bütünlüğün, siyasal ve ekonomik istikrarın, ulusal yapının ve laik cumhuriyetin en sağlam güvencesidir.

 

GERÇEK HUKUK DEVLETİ:

“Hukuk Devleti” kendi güç ve olanaklarını bireysel ve toplumsal gelişim için kullanan, otoritesini koyduğu hukuk kurallarıyla sınırlayan çağdaş devlettir.

Parlamentonun sürekli kanun yapması, bu kanunların yürürlükte olması o devletin “ kanun devleti” kimi zamanda “polis devleti” olmaktan çıkıp gerçek anlamda “ hukuk devleti ” olduğunu göstermez. Hem kanunların bireysel ve toplumsal yaşamı çağın gelişimlerine uyduracak içerikte olması gerekir, hem de devletin bu kanunların uygulanmasında aynı anlayışı taşıması gerekir. Devleti yönetme durumunda olanların, kanun yaparken ve uygularken “kanun devleti” olmaktan çıkıp “ hukuk devleti” olmayı gerçekten istemeleri gerekir.

 

BAĞIMSIZ YARGI:

Vatandaşların adil bir biçimde yargılanıp haklarını elde edeceği bağımsız mahkemelerin bulunduğuna inanmaları toplumda adalete olan inancın gelişmesinin temel koşuludur.

Gerçek hukuk devletine ulaşmamızı engelleyen eksik demokrasimiz, yargımızın da “ tam bağımsızlığa” ulaşmasının önündeki en büyük engeldir.

12 eylül Anayasası'nın yargı erkini kuvvetler ayrılığı anlayışı içinde ayrı bir kuvvet olarak kabul etmesine karşın, örgütlenmesini tümüyle yürütme ve dolayısıyla siyasi iktidarın kontrolüne bırakan anlayışından kurtulmanın zamanı gelmiştir.

Yargı bağımsızlığının temel koşulu, yargıç ve savcıların siyasi iktidarın tüm eylem ve işlemlerinin,dışında kalabilmesidir.

 

BAĞIMSIZ SAVUNMA:

Tam bağımsız olamadığı için kurumsallaşamayan yargının savunma ayağı yaklaşık elli üç bin avukat olarak, bağımsız savunmayı oluşturamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz.

Her kasabaya bir üniversite çarpık anlayışının sonucu olarak sayıları kırka yaklaşan hukuk fakültelerinin yarattığı hukukçu enflasyonu mesleğimizdeki niceliksel ve niteliksel sorunların öncelikli nedenlerini oluşturmaktadır.

Yargı bağımsızlığına, gerçek hukuk devletine ve eksiksiz demokrasiye olan inancımızla bu doğrultuda çabalarımızı sürdürürken bir de “ savunmayı savunma ” zorunda kalmanın sıkıntısını, her düzeyde insanımızın bilincinde “ savunma” kavramının oluşmamasının güçlüklerini yaşıyoruz.

Görüldü ki, istenildiği kadar yasalar mesleğimize haklar tanısın, bunların çoğu kağıt üzerinde kalıyor, yasayla verilenler, yönetmeliklerle geri alınmaya çalışılıyor.

Yargılama diyalektiği yönünden silahların eşitliğine uyulmuyor, savcıların mahkemedeki dokunulmaz konumları sürüyor.

Ceza evlerinde, mahkeme kalemlerinde, kimi kurum ve kuruluşlarda yasal olanaklara rağmen savunma hak ettiği ilgiyi göremiyor, açık kapalı sürekli dışlanıyor.

Kamu kesimi avukatları uğradıkları bunca haksızlığa karşın, yeterli desteği göremiyor.

Barolarda biriken binlerce umutsuz stajyerlerin, kredi, büro, iş, sosyal güvenlik ve mesleki gelecek gibi haklı sorunlarına çözümler üretilemiyor.

İşte bütün bu ve benzeri sorunların çözüm hedefleri için hep beraber Ankara'dayız.

Milli, demokratik ve laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılığımızı bir kez daha vurgulamak için Anıtkabir'deyiz.

Ayrıca, tüm barolarımızın katkı ve katılımıyla hazırlanan bildirimizi kapalı salon toplantısında kamuoyuna sunacağız.

Saygılarımla.

 

Türkiye Barolar Birliği
Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK

 

 

 
Türkiye Barolar Birliği Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK
Başkanın Özgeçmişi
Başkanın Mesajı
Konuşmalar
Konuşma Videoları
E-Posta
Her Hakkı Saklıdır ©2008 Türkiye Barolar Birliği TBB Web Tasarım Birimi