TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI
AVUKAT ÖZDEMİR ÖZOK'UN
ANKARA BAROSU TARAFINDAN DÜZENLENEN
“HUKUK KURULTAYI”NDA
“TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE DEĞİŞİMİN HUKUKU ”
KONU BAŞLAKLI TOPLANTIDA OTURUM BAŞKANI OLARAK YAPTIĞI KONUŞMA
Sayın konuklar
Ankara Barosu tarafından düzenlenen ve 3-7 Ocak günleri sürecek “Hukuk Kurultayı“nın “Tanzimat'tan Günümüze Değişimin Hukuku ” konu başlıklı açık oturumuna hoş geldiniz. Sizleri şahsım ve oturumu birlikte yürüteceğimiz değerli katılımcılar adına saygılarımla selamlarım.
İLKİ 12-16 OCAK 2000 TARİHLERİ ARASINDA DÜZENLENEN “HUKUK KURULTAYI 2000 DEN SONRA 2002 VE 2004 OCAK AYLARINDA DA HUKUK KURULTAYLARI YAPILDI. BU TOPLANTI DÖRDÜNCÜ OLUYOR. NİCE YILLAR DEVAM ETMESİNİ DİLERİM.
Sayın Konuklar;
“Tanzimat'tan Günümüze Değişimin Hukuku” konu başlığı son derece önemlidir. Çünkü yıllardır yaşadığımız coğrafyada ilk yenileşme ve batılılaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır. Tanzimat hareketi, çeşitli yönleriyle tarihçiler, iktisatçılar, siyaset bilimcileri ve hukukçular tarafından ayrı ayrı görüş açılarından incelemeye değer bir harekettir.
Biz değerli katılımcılarla birlikte bu dönemi hukuksal açıdan inceleyeceğiz. Bu dönemin hukuk tarihimiz bakımından önemi yadsınamaz. İlk kez resepsiyon (bir toplumun kanunlarının bir başka toplum tarafından kendi kanunları olmak üzere alınmasıdır) uygulaması Tanzimat'ta başlamıştır. Çünkü Tanzimat öncesi reformcu padişahlar döneminde batıdan askeri, teknik ve bilimsel alanlarda pek çok yenilik alınmasına karşın, resepsiyon uygulaması Tanzimat'la başlamıştır. II. Mahmut'un oğlu olan ve Osmanlı döneminde ilk yabancı dil bilen (Fransızca) padişah olma özelliğini taşıyan Abdülmecit'in ünlü sadrazamı Mustafa Reşit Paşa'nın 3. Kasım.1939 günü okuyup ilan ettiği Gülhane Hatt-ı Hümayunu ya da diğer adıyla Tanzimat fermanı ile Tanzimat dönemi, Tanzimat hareketi başlamıştır.
Osmanlı tarihinde, 1839–1876 yılları arasındaki zamana çoğu kez “Tanzimat ” dönemi, 1876-1878 yılları arasına “I.Meşrutiyet ”, 1878-1908 yılları arasına “ İstibdat ” ve 1908'den sonraki döneme ise “II. Meşrutiyet ” dönemleri denilmektedir.
Aslında, kanımızca bu dönemlerin hepsi bir bütün olarak “ Tanzimat” dönemini oluşturmaktadır. Sanıyorum değerli katılımcılarda yapacakları değerlendirmeleri bu tanıma göre sıralayacaklardır. Çünkü Tanzimat ‘ın hukuk alanına getirdiği yeniliklerin sürdürülmesi, bazı duraksamalar dışında Osmanlı Devleti'nin sona ermesine kadar devam etmiştir.
1839 yılında başlayan Tanzimat dönemine özellikle ekonomi yönünden eleştiriler getirilerek, bu dönemde iktisadi kalkınmanın sağlanamadığı, büyük devletlerin sömürülerinin engellenemediği ileri sürülmüştür.
Bu eleştirilere karşın, Tanzimat dönemi hukuk alanında önemli yeniliklere neden olmuştur. Bunları İlk kez bu dönemde hukuk devleti anlayışı filizlenmeye başlamış, Osmanlı devletindeki hukuksal eşitsizlikler kaldırılmaya çalışılmış, kamu hizmeti tanımı ve düşüncesi belirmeye başlamış, kanunlaştırma (kodifikasyon) kavramı ilk kez tanınmış, yönetim alanında askeri ve sivil görevlerin bir kişide toplanmasına son verilmiş, devlet görevleri ayrıma ve yeni tanımlara tabi tutulmuş, yönetim örgütü düzeltilmiş, hepsinden önemlisi İslam hukukunun bir bölümü dağınıklıktan kurtarılmış ve İslam hukukunun düzenleyemediği, yetişemediği alanlarda Batı kanunları kabul edilmiş, yargılama yöntemleri geliştirilmiş, yeni mahkemeler kurulmuş, Osmanlı vatandaşlarının hukuksal durumu ilk kez çıkartılan vatandaşlık yasası ile belirli bir düzene sokulmuş, eğitim örgütü yeni kurumlarla modernleştirilmiş ve geliştirilmiştir.
Bütün olumsuzluklarına karşın, Tanzimat'ın hukuk alanında sağladığı birikim, Cumhuriyet dönemindeki büyük hukuk devriminin alt yapısını oluşturmuştur.
Bu kısa açıklamadan sonra, dalının uzmanı çok etkin, yetkin ve özgün katılımcılar görüş ve düşünceleriyle bizleri aydınlatacaklardır.
Kurultay yönergesinin açık oturumla ilgili ilkelerine göre, konuşmacılara 10'ar dakika süre verilecek, sürenin yeterli olmaması halinde 5'er dakikalık ek süreler tanınanacaktır. Bize ayrılan süre kalırsa dinleyicilerden yazılı sorular alınacak ve ilgilisi tarafından cevaplandırılabilecektir.
Sözü sırasıyla katılımcılara bırakıyorum.
Türkiye Barolar Birliği
Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK |
|