TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI
AVUKAT ÖZDEMİR ÖZOK'UN
SİLAHLI SALDIRI SONUCU YAŞAMINI YİTİREN
GÜMÜŞHANE BAROSU ESKİ BAŞKANI ALİ GÜNDAY'IN
ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE YAPTIĞI KONUŞMA

 

Değerli Başkanlarım,

Değerli meslektaşlarım,

Saygıdeğer konuklar, sevgili Gümüşhaneliler.

 

Bugün, burada  12 yıl önce 25.7.1995 günü  bağnaz bir kişi tarafından sıkılan hain kurşunlarla öldürülen sevgili Baro Başkanımız Rahmetli Ali Günday adına düzenlenen ‘Adli Müzaharet Bürosu’ nun  açılması nedeniyle toplanmış bulunuyoruz. İnanç adına bağnazca işlenen her olaydan sonra, bizim için bir simge olan Ali Günday'ı özlem ve saygı ile anıyor, kör inancın neler yapabileceğine acı bir örnek olarak gösteriyoruz.

Tanrı rahmetini değerli arkadaşımızın üzerinden eksik etmesin. Örnek bir Anadolu insanı olan aile yakınları ve saygıdeğer eşi onun yokluğuna sabırla katlanıyorlar. Özellikle yaslı eşi geride bıraktığı çocuklarına onun yokluğunu hissettirmemek için olağanüstü çaba gösteriyor onlara hem ana,hem baba görevi yapıyor. Bizler bu gayreti hissediyoruz, sizler de birlikte olduğunuz için daha yakından yaşıyorsunuz. Annelerinin bu özverisi sonucu çocukların eğitimlerini tamamlayıp babalarına lâyık özgür düşünceli, insancıl, inançlı, yasalara saygılı, birer evlat olacaklarına  inanıyor ve  güveniyoruz.

 

Değerli konuklar,

 Güzel kentinize mutlu olaylar vesilesiyle gelmek, sizlerle hukuk, adalet, yargı üzerinde sohbet etmek, sizlerden alacağımız güç ile ülkemizde bitmeyen bir çabaya, yargı reformuna katkılar sunmak isterdik. Ancak kader bizleri Gümüşhane de böyle acı bir olay dolayısıyla buluşturuyor. Bugün sizlere sık sık, hemen her zaman ve her yerde yaptığım konuşmalardan farklı, hukuka çok fazla yer vermeyen kısa bir konuşma yapmak istiyorum.

 

Değerli meslektaşlarım,

İnanmak, insanoğlu için bir ihtiyaçtır. İnanç olmadan yaşamak imkânsızdır, diyor Anton Çehov, Vanya Dayı'da. İnsanoğlu bu inancı doğrultusunda ilk çağlardan beri kan döktü, öldü öldürdü. Ve karşısındakinin de bir inanç, bir ideal sahibi olup olmadığına hiç bakmadı. Ancak bu kavgalarında inancın kimi zaman ekonomik, kimi zaman kişisel emelleri için birileri tarafından kullanıldığını, onun saf ve temiz inancının istismar edildiğini göremedi. Görse de karşı çıkacak gücü yoktu. Uygarlık ilerledikçe insanlar inancın bir öz değer, insanın kendisine ait bir öz değer olduğu bilincine ulaştılar. Herkesin inancına saygı gösterilmesi gerektiğini öğrendiler.

İnsanın değerini, insan öldürmenin kötülüğünü çok eski günlerde öğrendiler. Onun içindir ki, Hamurabi kanunlarından bu yana bütün din ve inanışlar öldürmeyi yasakladılar.   Ama birileri yine de insanları insanlara öldürtmenin bir yolunu buldu. Cahillerden, meczuplardan yararlandılar.

Cumhuriyet kanunlarını büyük  titizlikle uygulamaya çalışan Ali Günday kardeşimiz, birlikte Cuma namazını kıldıkları bir meczup tarafından inancından kuvvet alınarak öldürüldü. Oysa daha yarım saat önce aynı inanca saygının bir göstergesi olarak her ikisi de aynı camide aynı kıbleye saf tutmuşlar,namaz kılmışlar, aynı Allah'a, aynı Peygamber'e, aynı kitaba sonsuz saygılarını sunmuşlar, dua etmişlerdi. Eğer ortada bir ölüm olmasa bu olayı kara mizah olarak nitelemek mümkündür. Ancak, bizim ailesinin, hukuk dünyasının ve elbetteki insanlığın kaybı çok büyüktür. Mizah kelimesini bu nedenle telaffuz ederken bile tüylerim diken diken olmaktadır.

Anadolu insanı yüzyıllar boyunca her inanca saygı gösterdi, her inancın yaşamasına izin verdi. Kendi inancını da hiçbir zaman bağnazca yaşamadı. Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre onun inancının katı yönlerini yaşamasına izin vermediler. Onun için Anadolu insanı Hasan Sabbah'ları tanımadı, sevmedi, kabullenmedi. Şimdi de öz benliğine, vatanına, milletine haince plânlar uygulanıp saldırılar yaşarken,  her gün köyünden, mahallesinden, kentinden, komşusundan, akrabasından hatta kendi hanesinden bir şehit cenazesi kalkarken kişisel intikam peşinde koşmuyor, kendi değerlerinin hesabını komşusundan sormaya kalkmıyor, kendi acısının hafifletilmesini devletinin gücüne bırakıyor.

Onun için insan sevgisi önde geliyor, komşusu ile akrabası ile barışık yaşamayı tercih ediyor. Ali Günday ise bütün bu insancıl davranışların aksine, halkımıza dayatılan, zorla bir inanç sorunu haline getirilen türban meselesini inancına bir saygısızlık kabul etmeye zorlanan bir kişi tarafından öldürüldü.

Burada yeri gelmişken, hukuk sistemimizin mimarlarından,   Cumhuriyetimizin kurucu Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt'un Medeni Yasanın genel gerekçesinde yazdıklarını hatırlatmak istiyorum;

 

"Yasaları dine dayalı devletler, kısa bir süre sonra ülkenin ve ulusun isteklerini karşılayamazlar. Bu nedenle dinlerin yalnız bir vicdan işi olarak kalması çağdaş uygarlığın temellerindendir. kuşku yoktur ki, yasaların amacı, herhangi bir gelenek ve görenek ya da yalnız vicdanla ilgisi olması gereken din kuralları değil, siyasal, sosyal, ekonomik ve ulusal birliğin ne olursa olsun sağlanması ve yerine getirilmesidir."

Acımız, hepimiz için tartışılmaz bir gerçek olan ölümün onu genç yaşta aramızdan ayrılmış olmasıdır.  Kim bilir, filozofun söylediği gibi Tanrı sevdiğini genç yaşta alırmış sözü doğrudur ve Tanrı Ali Günday'ı sevdiği için onu genç yaşta yanına aldı. Bu da inancımızın gereği tesellimiz olmalıdır.

Ali Günday kardeşimizi, onun değerini bilmesi, takdir etmesi mümkün olmayan gözü boyanmış bir cahil tarafından öldürüldü. Ziya Paşa'nın dediği gibi, ancak, "insan olan   insanın değerini" bilebilir.

 

Ali Günday kardeşimiz dini inancı ile kanunları, kanuna saygıyı kişiliğinde özümsemiş bir hukukçu olarak "insafı olmayan" bağnaz bir cahil tarafından katledildiği için bizim gözümüzde görev şehit’idir. Türkiye Barolar Birliği ve tüm barolarımız kendisini asla unutmamış, mesleğe ve çağdaş Türkiye’ye sevdalı bu meslektaşımızı her zaman saygı ve minetle anmıştır.

 Allah kendisine rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar versin.

Saygılarımla.

Türkiye Barolar Birliği
Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK

 

 

 
Türkiye Barolar Birliği Başkanı
Avukat Özdemir ÖZOK
Başkanın Özgeçmişi
Başkanın Mesajı
Konuşmalar
Konuşma Videoları
E-Posta
Her Hakkı Saklıdır ©2008 Türkiye Barolar Birliği TBB Bilgi İşlem Müdürlüğü