| TBB ULUSLARASI İLİŞKİLER
“Akdeniz Bölgesinde Uluslararası Ticari Uyuşmazlıkların Önlenmesi ve Çözümlenmesi : Avro-Akdeniz Alternatif Çözüm Uyuşmazlıkları Sistemine Doğru”
Uluslararası Toplantısı
28-29 Eylül 2007 tarihlerinde ADR Center ev sahipliğinde İtalya’nın Roma şehrinde gerçekleşen uluslararası toplantıda Alternatif Çözüm Uyuşmazlıkları başlığı altında güncel sorunlar ve çözüm yolları konularında sunumlar ve tartışmalar gerçekleşmiştir. Toplantıya Türkiye Barolar Birliği’ni temsilen Genel Sekreter Av.Güneş Gürseler ile Ankara Barosu avukatlarından Av.Musa Toprak katılmıştır. Av.Güneş Gürseler, Türk Hukukunda Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları başlığı altında bir tebliğ sunmuş ve Birliğimizin alternatif çözüm yolları uygulamasına bakış açısını özet olarak ifade etmiştir. Türkiye’den de pek çok avukat ve uzmanın katıldığı toplantı programı, katılımcı listesi ve tebliğ metni ekte yer almaktadır.
Ek-1 : Katılımcı Listesi
Ek-2 : Program
Ek-3 : Av.Güneş Gürseler – Tebliğ metni
KATILIMCI LİSTESİ






TOPLANTI PROGRAMI



TBB GENEL SEKRETERİ AV. GÜNEŞ GÜRSELER TARAFINDAN SUNULAN TEBLİĞ
TÜRKÇE
AVUKATLAR VE ALTERNATİF UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YOLLARI
Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları uygulamasının genellik kazanmadığı ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de avukatlar bu konuya henüz kuşku ile bakmaktadırlar. Bunun temel nedeni avukat olmayanların da arabuluculuk yapabilmesi ve Yargı dışında bir çözüm arayışının giderek avukatlara gereksinimi azaltacağı endişesidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının ve arabuluculuğun yargı sisteminin yerine konulmaya çalışılan bir kurum olmadığı belirli uyuşmazlıkların çözümünde hukuk sistemini zenginleştiren bir olanak olduğu ortaya konulmalıdır.
Bunun için de, her şeyden önce, yargının işleyişini sağlayan yargıçlar ve avukatların bilgilendirilmeleri gerekir. Arabuluculuk sürecinin, yargılama sürecinden farklı işlediği ve daha esnek olduğuna öncelikle yargı mensuplarının inanması gerekir. Bu yöntemin birçok uyuşmazlığın yargı önüne gitmesini önleyerek yargının daha rahat çalışmasına imkan veren bir kurum olduğunun anlatılması gerekir. Alternatif çözüm yolları konusunda özel eğitim almış avukatların arabulucu olarak atanmasını sağlayan düzenlemeler yapılmalıdır.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları uygulamasında avukatların rolü açıklıkla belirlenmelidir. Öncelikle, avukatların, tarafların temsilcisi olarak üstlendikleri işlevle, arabulucu olarak üstlendikleri işlev birbirinden ayrılmalıdır. Avukatların arabulucu olarak işlevleri, mahkemelerdeki işlevlerinden farklıdır. Arabulucu olarak görevlendirilen avukat taraflar arasında uzlaşmayı ve barışı sağlayacak gayret içinde olacaktır.
Türkiye'de bu anlayışla uzmanlar ve başta Ankara Barosu olmak üzere barolarımız alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının anlaşılması ve yasal alt yapısının oluşturulması çalışmalarını sürdürmektedir.
Türk Hukukunda Arabuluculuk Uygulamaları
Ülkemizde "arabuluculuk faaliyeti" sayılabilecek iki örnek verebiliriz.
a) Avukatlık Yasası'nın 35/A maddesi
Bu düzenleme, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında yer alan karşılıklı görüşme yönteminin bir örneğidir. Bu maddeye göre avukat, tarafların kendi iradeleri ile sonuçlandırabilecekleri konularda karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilme yetkisine sahiptir. Avukatın bu daveti en geç ilk duruşmaya kadar bu yapması ve ayrıca tarafların belirlediği sınırlar içinde hareket etmesi gerekir.
b) Ceza Muhakemeleri Yasası'nın 253. maddesi (Uzlaşma)
Ceza Muhakemeleri Yasası'nda 2006 yılı sonunda yapılan değişiklik ile bazı suçlarda soruşturma ya da kovuşturma aşamasında tarafların uzlaşarak sorunun çözülmesi olanağı getirilmiştir.
Uzlaşma kapsamındaki suçlar genel olarak, takibi şikayete bağlı suçlar ile bazı hafif yaralamalar, taksirle yaralama, konut dokunulmazlığını bozma, çocuğun kaçırılması ve alıkonması, ticari sırların açıklanması gibi suçlardır.
Uzlaştırmayı cumhuriyet savcısı ya da yargıç kendisi yapabileceği gibi barodan uzlaştırıcı avukat görevlendirmesini isteyebilir ya da hukuk öğrenimi görmüş kimseler arasından uzlaştırıcı seçebilir.
Uzlaşma sağlanırsa uzlaştırıcının ücret ve giderleri Devlet Hazinesinden ödenir. Uzlaşma gerçekleşmez ise bu ücret ve giderler yargılama giderlerine dahil edilir.
Sekiz aylık bir geçmişi olan bu sistem henüz tam anlamı ile uygulamaya geçirilememiştir.
Türkiye Barolar Birliği olarak yasa değişikliğinin hazırlanması sırasında avukat olmayan kişilerin uzlaştırıcı olarak atanmasına ve ücreti savcı ya da hakimin takdir etmesine karşı olduğumuzu ısrarla belirtmiş ancak sonuç alamamıştık.
c)"Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı"
Adalet Bakanlığımız tarafından 2004 yılında başlatılan çalışmalar geçen ay sonuçlanmış ve hazırlanan Tasarı ilgililerin tartışmasına sunulmuştur. Barolarımız ve uzmanlarımızla birlikte biz de bu tasarı üzerinde çalışıyoruz.
Tasarının hazırlanmasında Uncitral Model Kanun ve Avrupa Birliği Direktif Tasarısı, Özel Hukukta Uyuşmazlık Çözümüne İlişkin Alternatif Usuller Hakkında Yeşil Kitap ile çeşitli ülkelerin Arabuluculuk Kanunlarından yararlanılmıştır.
Bu Tasarı hakkında özet bir bilgi sunabilirim:
- Arabuluculuk sadece, tarafların kendi iradeleri ile sonuçlandırabilecekleri işlerden kaynaklanan hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabilecektir.
- Otuz yaşın üzerinde ve dört yıllık hukuk lisans eğitimini tamamlamış Türk vatandaşları, yüzeli saatlik arabuluculuk eğitimi aldıktan ve Adalet Bakanlığı'nın yapacağı sınavı başardıktan sonra arabulucular siciline kaydedilerek çalışabileceklerdir.
- Hukuk lisans eğitimi almamış olanların ayrıca yüz saatlik temel hukuk eğitimi almaları gerekir.
- Arabulucular sicili Adalet Bakanlığı tarafından tutulacaktır.
- Tarafların arabulucuya başvurmaları halinde, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeyecektir.
- Taraflar arabulucuyu reddedebileceklerdir.
- Özel eğitim kurumları arabuluculara eğitim verebilecektir.
- Eğitim kurumlarının Adalet Bakanlığı'ndan izin alması zorunludur
- Arabuluculuk faaliyeti sırasında tarafların ve arabulucunun edindiği bilgiler gizlidir. Bu belge ve bilgiler yargı mercileri önünde kanıt olarak kullanılamayacaktır.
- Sadece uygun eğitimi almış ve sicile kayıtlı olanlar arabuluculuk yapabileceklerdir.
TASARININ ELEŞTİRİSİ :
Arabuluculuğun doğrudan Adalet Bakanlığı'na bağlı bir kurum olarak düzenlemesi sakıncalı görülmektedir. Örgütlenmenin Türkiye Barolar Birliği ve barolar bünyesinde yapılması gerekir.
Bugün ülkemizde avukatlık mesleğine girebilmek için bir yıllık staj dışında herhangi bir sınav koşulu bulunmaz iken, dört yıllık hukuk lisans eğitimi sonrası avukatlık ruhsatı almış bir meslektaşımızın arabuluculuk yapabilmesi için arabuluculuk sınavını başarma koşulu getirilmesini uygun bulmuyoruz.
ENGLISH
RESOLUTION METHODS IN TURKISH LAW
Güneş Gürseler
Attorney-at-Law
Secretary General of The Union of Turkish Bars
Turkish Lawyers have doubts about ADR methods as is the case in many countries in which the practice of ADR has not been made common. The main reason is the fact that persons who are not lawyers by profession will be able to act as mediators and the concern that search for an extra-judicial settlement will reduce the need for lawyers.
It must be made explicit that neither ADR nor mediation is an institution to be replaced with the judicial system; rather they should be regarded as a possibility to enrich the legal system in the settlement of certain cases of dispute.
To this end, we must, first and foremost, provide information to judges and lawyers who ensure the functioning of the judicial system. Above all, the members of the judiciary should believe that the mediation process runs differently from the judicial process and the former is more flexible than the latter. It must be made clear that by preventing many cases of dispute from being brought before the judicial system, this method creates the possibility of facilitating the operation of the judicial system. Steps should be taken to ensure that lawyers having special training on ADR be commissioned to act as mediators.
The role of the lawyers in the practice of ADR should be defined clearly. First of all, the function of the lawyers, as the representative of the parties should be distinguished from their function as mediators. The function of the lawyers as a mediator is different from their duty in the courts. A lawyer having been assigned as a mediator will seek to ensure conciliation and peace between the parties.
In Turkey, we have several experts and Bar Associations, particularly the Ankara Bar Association working to explain the ADR methods and to create its legal infrastructure.
Mediation Implementations in Turkish Law
( What have been done about ADR in Turkish Law )
We can cite two examples that can be considered as a "mediation activity" in Turkish law.
a) Article 35/A of the Law on Legal Profession (The Attorney Law)
This regulation is an example of a mutual meeting, which is one of the ADR methods. The article authorizes lawyers to invite the parties to reconciliation in the cases that they can conclude by their own will. The lawyer shall make the invitation before the first hearing and shall act within the limits set by the parties.
b) Article 253 of the Criminal Procedural Code
An amendment made to the Code of Criminal Procedure in 2006 allows for the settlement of the dispute through the reconciliation of the parties during the investigation or the prosecution phases in certain criminal offenses.
The offenses covered by the reconciliation process include as a rule offenses which are prosecuted upon complaint as well as light injury, injury resulting from negligence and carelessness, violation of the right to respect for home, kidnapping and detaining a child and disclosing trade secrets.
The reconciliation can be conducted by the Public Prosecutors or by the Judges; besides the Judges may ask from the Bar Association to assign a lawyer as a mediator or they can choose a mediator from among the persons having an education in law.
In case of reconciliation, the fees and expenses of the conciliator is paid from the Government Treasury. If the parties fail to reach a conciliation, then these fees and expenses are added to the cost of the proceedings.
The system which is only eight months old has not been completely put into practice yet.
We, as the Union of Turkish Bars, raised our opposition to the amendment which allows for the assignment of persons who are not lawyers as mediators together with the provision that the fees are to be assessed by the prosecutor or the judge. However we could not obtain any positive results.
a) "Draft Law on Mediation in Civil Disputes".
Preparations undertaken by the Ministry of Justice in 2004 were completed last month and the Draft Law was submitted to the relevant authorities in order to be discussed. We are also working on the Draft Law together with our Bar Associations and experts.
I'd like to give brief information on the Draft Law.
- Mediation shall be applied in civil disputes originating from the matters that can be solved by the parties' own will.
- Turkish citizens over the age of thirty with a four year education in law will be able to work as a mediator provided that they complete a 150-hour training in mediation and succeed in the exam that will be made by the Ministry of Justice so that they can have their names registered in the mediators’ record.
- Those who do not have an education in law must receive an extra basic training in law for 100 hours.
- The record of the mediators shall be kept by the Ministry of Justice.
- Only persons with relevant training and whose names are registered in the record will be able to work as a mediator.
- Private training institutions will be able to provide training service for mediators.
- Training institutions must be given permission by the Ministry of Justice.
- If the parties apply for mediation, provisions on time limits and final terms shall not be applied.
- Information disclosed in the course of mediation process to the parties and to the mediator shall be kept confidential. These documents and information cannot be used as evidence before the courts.
- In case of reconciliation, the conciliator shall prepare a document about the reconciliation. This document will be as a "written decision/written decree".
CRITICISM OF THE DRAFT LAW
It seems undesirable for the mediation institution to be organized under the Ministry of Justice; the organization should be made within the Union of Turkish Bars and local bar associations.
While there are no exam requirements to enter the legal profession as a lawyer in Turkey other than completing a training for one year, it is not appropriate, in our opinion, to make it a condition to pass the exam in order to work as a mediator for our colleagues who have received a four-year education and who hold a diploma in law.
Only lawyers should be able to be a mediator.
The document of reconciliation should not have the power same as a "written decision/decree". 27.9.2007
FOTOĞRAFLAR
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
|