|
Açış Konuşması
Adnan GÜLER (Çanakkale Barosu Başkanı):
Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcım, sayın Valim, sayın Türkiye Barolar Birliği Başkanı, yazılı ve görsel basının değerli temsilcileri; yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun siz değerli hukukçulara tanıtılmasını amaçladığımız, Baromuz tarafından düzenlen panelimize hoş geldiniz, katılımızdan dolayı hepinize teşekkür eder saygıyla selamlarım.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk yeni Türk Devleti'nin çağdaş ülkeler düzeyine ulaşabilmesi için öncelikle hukuk sistemimizin de bu ülkeler gibi olması düşüncesiyle dini esaslara göre şekillenmiş hukuku, Avrupa'nın modern hukuk sistemine uygun hale getirilmesini hedeflemiştir.
Bu nedenle; değerli hukukçu, ilk Adalet Bakanımız Mahmut Esat Bozkurt Başkanlığında oluşturulan heyetlerle, bazı temel yasaların tercüme yoluyla hukukumuza kazandırılması yolu seçilmiştir. Bu bağlamda 1926 yılında kabul edilerek yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu'yla, 1929 yılında yürürlüğe giren Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu gerçek anlamda büyük bir hukuk devriminin en önemli parçalan olmuştur. Ancak, toplumsal hayatın dinamik oluşu nedeniyle, değişen ve gelişen hukuki ve sosyal ilişkilere zaman içerisinde Ceza Kanunu'yla, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu cevap veremez hale gelmiştir. Çeşitli tarihlerde yapılan sınırlı değişikliklerle, farklı anlayışlar yansıtan düzenlemeler sonucu TCK ve CMUK hoşgörünüze sığınarak söylüyorum adeta yamalı bohçaya dönüştü.
Hedefinin Avrupa Birliği'ne tam üyelik olan ülkemizin yeni bir kanunla ve buna bağlı hukuksal düzenlemeler yapması zorunlu olmuştur. İşte bu yüzden yeni bir Ceza ve Ceza Usul Kanunu hazırlama gereği doğmuştur.
Yıllar süren çalışmalar sonucu hazırlanan yeni Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu 2004 sonbaharında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmiş ve bugün yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Ancak, sizlerin de bildiği gibi, Meclis'in son anda aldığı bir kararla yasaların yürürlüğe girmesi 1 Haziran 2005 tarihine ertelenmiş bulunmaktadır. Biz uygulayıcılar, yasalar bugün yürürlüğe girecek gibi tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Çanakkale Barosu olarak siz değerli hukukçuları bir anlamda yasaların açılışım yapmak üzere Çanakkale savaşlarındaki emperyalizme başkaldırıda, galip gelmemiz sonucu Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin ilk taşının atıldığı şehitler diyarı ilimize davet ettik.
Değerli hukukçular; demokratik, hümanist, çağdaş ceza hukuku, usul hukuku ve infaz hukuku. İnsanı ve insan haklarını koruyan bir hukuk düzenini öngörür. Bu nedenle, günümüz çağdaş ceza hukuku bir cezalandırma olmaktan öte, insan hak ve Özgürlüklerini koruyan yapıya sahip olmakta, başlı başına insan hak ve özgürlüklerinin güvencesini oluşturmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında, yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun olumlu birçok değişiklik getirmiş ve temel felsefesiyle insan hak ve özgürlüklerini korumayı hedeflenmiştir. Ancak; bu üç temel yasanın eleştirilecek birçok yanları da vardır. Bu haklı eleştiriler, tüm hukukçular ve Baromuz tarafından çeşitli toplantılarda veya basın açıklamalarında dile getirilmiştir. Bu eleştirilere son gün de olsa kulak verilmiş ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere yasaların yürürlüğe girmesi iki ay ertelenmişti,
Umarım ki süre iyi değerlendirilip, esastan yasalar büyük ölçütlü olan yasalar tüm eksiklik ve hatalardan arındırılarak mükemmele ulaşılır. Fakat, benim kişisel düşüncem, yasaların yürürlüğe girmesi, ertelenmeden de uygulamada hak kayıplarına yol açmadan bu değişiklikler kısa zamanda yapılabilirdi. Böylelikle tüm uygulamalarını 1 Nisan tarihine endekslemiş ve bir Ölçü değerlendirmiş olan hakim ve savcılarımızla, avukatlar çok daha rahat çalışma ortamı bulmuş olurlardı.
Hem mahkemeler, hem de Yargıtay birçok dosya hakkında karar verebilmek için iki ay daha bekleyip zaman kaybedecekler. Zaten çok ağır olan yargının yükü biraz daha ağırlaşacak. Umarım endişelerimde haksız çıkarım. Yoğun iş yükü altında tıkanma noktasına gelmek üzere olan yargının bu yeni yasalarla hız kazanması doğru ve etkin kararları makul sürelere vererek, adil yargılama ilkesinin tam anlamıyla hayata geçmesidir.
Değerli hukukçular; Çanakkale Barosu olarak bu paneli düzenlemekteki temel hedefimiz, yasaların eleştirisini yapmak olmamıştır. Öncelikli amacımız, yeni Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nu tanımak, öğrenmek, eksikliklerimizi gidermek ve uygulamada karşılaşacağımız sorunlara en baştan hazırlıklı olmaktır. İşte bu nedenle, yasaları en iyi tanıtacak kişilerin, onların hazırlanmasında çeşitli aşamalarda emeği geçen çok değerli hocalarımız olduğu bilinciyle kendilerini davet ettik. Sağ olsunlar bizleri kırmadılar, yoğun mesaileri içerisinde zaman ayırdılar ilimize geldiler. Aynı şekilde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcımız sayın Nuri Ok ve Türkiye Barolar Birliği Başkanımız sayın Av. Özdemir Özok yoğun program ve çalışmalarına rağmen davetimizi geri çevirmediler, aramıza katılarak bizleri gururlandırdılar. Kendilerine Barom ve şahsım adına sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Panelimize yurdumuzun çeşitli üniversitelerinden konuşmacı olarak gelerek ve çok değerli bilgilerini, birikimlerini bizimle paylaşacak olan ve katılımlarıyla bizi onurlandıran saygıdeğer hocalarım Prof. Dr. Uğur Alacakaptan, Prof. Dr. Bahri Öztürk, Doç. Dr. Adem Sözüer, Doç. Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu, Doç. Dr. Metin Feyzioğlu, Doç. Dr. Mustafa Burhan Erdem, Yrd. Doç. Dr. Oğuz Çile, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Gülveren, Asistan Murat Arsana ve Bahri hocamızın asistanlarına bu arada çeşitli barolarımızdan dinleyici olarak gelip, bize güç veren baro başkanlarımıza, meslektaşlarımıza sonsuz sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Bugün salonumuzda az sayıda kaldık, ama yarın bu salon tamamen dolacak, çünkü bazı meslektaşlarımız ve özelikle ilçelerden civar illerden gelen meslektaşlarımızın cuma günü olması nedeniyle duruşmaları, keşifleri oldu, o yüzden katılım şu anda biraz az; fakat yarın umarım onların da katılmasıyla panelimiz çok iyi geçecek. Panelimizin başarılı geçmesi ve tüm hukukçulara yararlı olması dileklerimle tekrar "hoş geldiniz" diyor hepinizi saygılarımla selamlıyorum
|