| T.C. Adalet Bakanlığı'nca 1999 yılında oluşturulan "Türk Ticaret Kanunu Komisyonu" tarafından hazırlanan "Türk Ticaret Kanunu Tasarısı" 2005 yılı Mart ayı başında kamuoyuna sunulmuş, değerlendirme ve Öneriler için 24 Mayıs 2005 tarihine kadar süre verilmişti. Bu kısa süre içinde Tasarı'nın ancak "Başlangıç" hükümleri ile "Ticari İşletme" ve "Ticaret Şirketleri"ne. ilişkin iki "Kitap" ını ve "Son Hükümleri"ni inceleyerek değerlendirme ve önerilerimi İstanbul Barosu tarafından yayımlanan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, Değerlendirme ve Öneriler (1. baskı Mayıs 2005, 2. baskı Haziran 2005) kitabımda ve konuşmacı olarak katıldığım bilimsel toplantılarda ilgili kamuoyuna sunmuştum.
Daha sonra, Komisyon'ca gözden geçirilerek son şeklini alan Tasarı kısa bir süre önce Adalet Bakanlığı tarafından Başbakanlığa sunulmuş bulunmaktadır.
Komisyon Tasarı'ya son şeklini verirken yapılan eleştiri ve önerilerin pek azını benimsemiş ve önemli hukuki ve- ekonomik sonuçları olacak birçok hatalı düzenlemede ısrar etmiştir. Gerçekten, Tasarı'ya tarafımdan yöneltilen ve diğer meslektaşlarım tarafından da benimsenen yüzlerce eleştirinin sadece otuz bir tanesi tamamen veya kısmen benimsenmiştir." Bu durum karşısında, Tasarı'daki önemli aksaklıkların bir kere daha ilgili kamuoyuna sunulması kaçınılmaz olmuştur.
Bu konuda beni teşvik eden ve eserin üçüncü baskısının Türkiye Barolar Birliği yayını olarak kamuoyuna sunulmasını sağlayan sayın Başkan Av. Özdemir Özok'a ve yayın kurulu başkanı sayın Av. Teoman Ergül'e teşekkürlerimi arz ederim.
| |
Prof. Dr. Erdoğan MOROĞLU |
|
Sayfa 1
GENEL DEĞERLENDİRME 1. Dil ve İfade
Tasarının genel gerekçesinde "...an ve güzel Türkçe için Özen gösterilmiştir." denilmesine karşın, kullanılan dil ve ifade yetersizdir. Her ne kadar, yapılan yoğun eleştiriler üzerine, Başbakanlığa sunulan son Tasarı'da bazı düzeltmeler yapılmışsa da, bunlar yeterli değildir. Örneğin, halâ "muamele" yerine doğru olarak "işlem" denilirken "eylem" yerme "fiil" (m. 1 ve 3), tutunmuş ve mevzuata girmiş öztürkçe "anasözleşme" terimi yerine, "esas mukavele" teriminin yarısı Öztürkçeleştirilerek "esas sözleşme" (m. 333 vd., 339 vd., 340 vd., 452 vd.), "azınlık veya azınlık pay sahipleri" yerine "azlık" (m. 411), "açığa vurmak" yerine "ifşa etmek" (m. 55/I-b4), "uyuşmazlık" yerine "ihtilâf" (m. 105/11), "yetersayı" yerine "nisap" (m. 421), "paysahipliğinden çıkarma" yerine "ıskat" (m. 483), "Özgülenme" yerine "tahsis" (m, 73/11), "ileri sürebilirler" yerme "dermeyan edebilirler" (m. 688/11), "dönüşme" veya "tür değiştirme" yerine "tahvil" (m. 650) sözcüklerine yer verilmekte; aynı anlama gelen sözcük veya terimlerin osmanlıcası ile öztürkçesi birlikte kullanılmaktadır. 1
Yine, "haksız ve hukuka aykırı" (m. 54), "icap ve tekliflerinin" (m. 62/1), "öneri, icap" (m. 281/1) gibi, aynı anlama gelen veya "dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık" (m. 363/11) ve "kusur ve .....
1 -Bu konuda geniş açıklamalar için bkz. Mehmet Bahtiyar, Türk Ticaret Kanunu Tasarısının Dili ve İfadeleri Yönünden Değerlendirilmesi, Legal Hukuk Dergisi, Yıl: 3, S. 31 (Temmuz 2005), sh. 2457 vd.
... |