TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

KİTAPLAR

Türkiye Barolar Birliği
Karanfil Sokağı 5/62
06650 Kızılay - ANKARA

Tel: (312) 425 30 11 Faks: 418 78 57
web: www.barobirlik.org.tr
e-posta: admin@barobirlik.org.tr
yayin@barobirlik.org.tr

© Türkiye Barolar Birliği

SUNUŞ

Terör belası, Türkiye için yabancı değildir. Doğu ve Güney Doğu bölgemizde otuz bin insanımızın ölümüne, yüz binlerce insanımızın yaralanmasına, sakat kalmasına, binlerce ailenin yerinden, yurdundan, köyünden, kentinden, uzaklaşmasına, ulusal ekonominin milyarlarca dolar kaybına neden olan ayrılık­çı terör yanında, ülkemizin aydınlık yüzleri olan güzel insanlara (Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, A. Taner Kışlalı ve son olarak Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ve yargıçlara)ve tesadüfi topluluklara yönelik terörist saldırıları ulusumuz unutmamaktadır.

Tebaa, ümmet ve kullardan oluşan Osmanlı toplumsal yapısından, çağdaş ve özgür bireylerle yurttaşlık bilincinin oluştuğu Türkiye Cumhuriyeti toplumsal yapısına geçiş süreci kolay olmamaktadır. Hala devam etmekte olan bu süreç, başından itibaren, ulusal ve uluslararası kimi kesimlerin rahatını kaçırmakta; Anadolu'ya yönelik amaçlarına ulaşmayı geciktirmektedir. Bunlar, ulusal bilinci gelişmemiş çeşitli nitelikli iş birlikçilerle, her fırsatta beraber hareket ederek, ülkemizi karanlık maceralara sürüklemek istemektedirler.

Kutsal din kitapları başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası sözleşmelerle, hak ve özgürlüklerin ifade edildiği belgelerin tümü insan yaşamını en yüce değer olarak tanımlamasına karşın, insana yönelik şiddet ve saldırıların ardı arkası kesilmemektedir.

Hiçbir gerekçe doğanın en saygın varlığı olan insanın öldürülmesini haklı kılamaz. Yaşadığımız 21. yüzyılda hangi nedenle, hangi düşünceyle, hangi amaçla, olursa olsun, insanlara yönelik şiddet ve yıldırma hareketlerinin tümünü ifade eden "Terörizm" yanında, insan yaşamını hiçe sayan "savaş" gerçeğiyle karşı karşıya bulunuyorsak, insanlık bu güne kadar geliştirdiği tüm düşünce sistemlerini bir kez daha gözden geçirmek durumundadır.

"Barış galip gelecek" sloganı ile ilk kez Mısır'da toplanan ve 29 Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi devlet veya hükümet başkanlarının katılımı ile yapılan ve dönemin ABD Başkanı Bili Clinton'un açış konuşmasını yaptığı uluslararası toplantıda dile getirilen, tüm iyi niyetli mesajlara karşın, 11 Eylül 2001 günü, dünyada örneği görülmemiş bir terörist saldırıyla yüz yüze kalınılmıştır. ABD yanında tüm dünyayı etkileyen bu saldırının nedenleri konusunda bir çok değerlendirmeler yapılmış ancak bunların içinde en güçlü tespit ve değerlendirme; "Yeni dünya düzeni ya da Küreselleşme" adı verilen ve serbest piyasa güçleriyle, uluslararası sermayenin itici güç olduğu, ulusal değer ve çıkarların göz ardı edildiği, uluslar üstü çıkarlar bütününde birleşmeyi hedef alan yeni oluşuma karşı sergilenen tepkiler şeklindeki değerlendirmedir. Çünkü, bir yanda açlığın, işsizliğin, yokluğun, yoksulluğun belini büktüğü milyarlarca umutsuz insan, öte yanda sınırsız ekonomik ve teknolojik gelişmelerin yarattığı çok az sayıda varlıklı insan.

Aynı dünyayı paylaşamak zorunda kalan bu insanların çatışması ve çarpışması kaçınılmaz bir gerçektir. Bu nedenle ulusal ve uluslararası ölçekte bu çelişkilerin giderilerek, sosyal adalet, sosyal güvenlik başta olmak üzere eşitlik, hakça paylaşım yanında, insan hakları, demokrasi ve özgürlüklerin tüm toplumlarda güvence altına alındığı, hukukun egemen olduğu "Hukuk Devleti "nin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Bu konuda, Birleşmiş Milletler İnsan Haklan Yüksek komiseri Mary Robinsonun "...tüm ülkeler terörizme karşı işbirliği yapmalı, ancak bu durum, insan haklarının göz ardı edilmesi için uygun bir ortam yaratmamalıdır..." sözleri tespit ve değerlendirmelerimizi doğrulamaktadır.

Bu düşüncelerle, hangi ad ve nedenle olursa olsun, insan yaşamını hedef alan terör eylemlerini şiddet ve nefretle kınıyor, ulusal ve uluslar arası insanlık âlemi için büyük bir bela olan "Terör" olgusunun uzman kişiler tarafından değerlendirildiği yapıtı bilgilerinize sunuyorum.

Türkiye Barolar Birliği, bu raporu oluşturduğu bir proje grubuna yaptırmış; kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanması uygun bulunmuştur. İleri sürülen görüşler ve yapılan tespitler Türkiye Barolar Birliği'nin kurumsal görüşü sayılmamalıdır. Uzmanların özgürce hazırladıkları raporun temel amacı, uluslarası ve ulusal bir bela olan terör ve terörizm etrafında bir tartışma ortamının yaratılmasıdır.

 
Av. Özdemir ÖZOK
Türkiye Barolar Birliği Başkanı

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır ©2008 Türkiye Barolar Birliği TBB Bilgi İşlem Müdürlüğü