EN TR

DÜNYA LİDERİ ATATÜRK ULUSLARARASI ETKİNLİKLE ANILDI

11.11.2017 11.11.2017 15:36:34 1102

Feyzioğlu: Tarih ders almayanlar için tekerrür eder
Akıncı: Atatürk, sadece Türkiye için değil tüm dünya için eşsiz bir değerdir

Türkiye Barolar Birliği tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 79. Ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen "Dünya Lideri Atatürk" adlı anma programı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, diplomatik misyon, ulusal ve uluslararası avukatlık örgütlerinin temsilcileri, baro başkanları, akademisyenler, sendika ve meslek odalarının temsilcileri ve çok sayıda meslektaşımızın katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türk Dili Konuşan ve Akraba Ülkeler Avukat Örgütleri Birliği'nin (TÜRK-AV) temsilcilerinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiren konuşmalar yaptıkları programa Azerbaycan, Başkurdistan, Bosna Hersek, Dağıstan, Gürcistan, Karaçay Çerkez Cumhuriyeti, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Kosova, Moğolistan, Rusya, Tacikistan, Tataristan avukatlık örgütlerinin başkan ve temsilcileri ile Uluslararası Karadeniz-Hazar Ülkeleri Hukukçular Birliği Başkanı katıldı.

Türkiye Barolar Birliği Yönetim, Disiplin ve Denetleme kurulları üyelerinin hazır bulunduğu toplantıya Prof. Dr. Mehmet Haberal da konuk oldu. Anma etkinliği; Antalya, Trabzon, Kırşehir, Gümüşhane/Bayburt, Gaziantep, Kırklareli, Ankara, Kayseri, Aksaray Tekirdağ, Aydın, Şanlıurfa, Düzce, Erzincan, Sinop, Balıkesir, Muğla, Ordu, Malatya, Amasya, Kütahya Bingöl, Zonguldak, Eskişehir Baro Başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Av. Serdar Yasun'un yönetimindeki Türkiye Barolar Birliği Türk Halk Müziği topluluğu bir dinleti sundu.

Gülgün Feyman'ın sunumunu üstlendiği etkinlikte ünlü ressam Yaşar Çallı'nın paha biçilmez Atatürk Tablosu da sergilendi.

BİZ ARTIK ULUSLARARASI BİR AİLEYİZ

Anma etkinliğinin ilk konuşmasını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu yaptı. Konukları tek tek selamlayan Feyzioğlu, "Türkiye Barolar Birliği ve barolarımızın üstendikleri toplumsal sorumluluk gereği, mesleki faaliyetlerimizin yanında gerek kendi toplumumuzla gerek uluslararası toplumla kucaklaşma ve birlikte çalışma yükümlülüğümüz var. Bu çerçevede insan hak ve özgürlüklerine kararlılıkla sahip çıkıyoruz.
Çoğulcu katılımcı demokrasiyi mesleğimizin şartı görüyoruz. Hukukun üstünlüğü biz hukukçular, biz avukatlar için hava kadar, su kadar vazgeçilmez diyoruz" diye konuştu. Feyzioğlu, "Biz çok büyük bir aileyiz, artık uluslararası bir aileyiz" vurgusu yaptı.

Feyzioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Toplumlar kendilerini dönem dönem sorunlar yumağı içinde bulabilirler. Hiç istemedikleri, hiç beklemedikleri açmazlarla karşılaşabilirler.
Tarihsel deneyimlerle de sabit olduğu üzere; her toplum yaşadığı sorunlar karşısında çıkış yolunu, kendi geçmişine, kendi gerçeklerine dayanarak bulmalıdır. Bir toplum ancak bu şekilde geleceğe doğru emin adımlarla yürüyebilir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirdiğimiz ve tüm dünyada hayranlık uyandıran Türk Devrimi, söylediklerimizin en açık ispatıdır. Atatürk, Milletimizin gerçeklerinden yola çıkmış, her zaferi Milletimize önderlik ederek kazanmış ve Milletimize mal etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak zaferi, ortak kaderi, aydınlık geleceğidir.

***

Tarih, ders almayanlar için tekerrür eder.

Osmanlı İmparatorluğu'nu, çok hukukluluk ve her alanda bilimsel düşünceden uzaklaşmış olma çökertmiştir.

Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte; insana kulluktan vatandaşlığa geçişi sağlamak için bir yandan hukuk, diğer yandan eğitim devrimleri ardı ardına sıralanmıştır.

Kula kulluk etmeyen, sorgulayan, araştıran, en hakiki yol göstericinin ilim olduğunu bilen "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirme" iradesi, vatandaşlık bilinci ile şekillenmiş bir toplum yaratmayı amaçlamıştır.

Toplumun en önemli değeri insandır. Refah toplumuna; özgür düşünen, kendini hurafelerin kalıplarına hapsetmeyen, yaratıcılıklarının önündeki engeller kaldırılmış bireylerle ulaşılabilir.

Hedef olarak belirlenen "çağdaş uygarlık düzeyinin de üstüne çıkmak" ancak böyle bir toplum yaratmakla mümkün olabilir. Toplumları demokratik yapan da böyle bireylere sahip olmasıdır.

Yine tarih göstermiştir ki; hiçbir otoriter ve totaliter rejim, insanın doğasındaki özgürlük tutkusu karşısında kalıcı olmamıştır.

***

Atatürk'ün yaptığı ilk devrim, Anadolu'ya ayak bastıktan sonra üniformasını çıkarıp, milletin sivil bir ferdi olarak toplumu örgütlemeye başlamasıdır. Mustafa Kemal, her adımda milli iradeyi oluşturmak adına kongreler düzenlemiş, sandığı ortaya koymuş ve Millet Meclisi'ni toplamıştır. Böylece, Bağımsızlık Savaşımız, bir milli mücadele olarak örgütlenmiştir.

***

"Köylü milletin efendisidir" diyen Atatürk, hem tarımda yapılacak devrimler yoluyla bir üretim toplumuna dönüşeceğimize işaret etmiş hem de bunun ötesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin temel anlayışını ortaya koymuştur. O anlayış, "devletin vatandaş için var olduğu" kabulüne dayanan, insanı merkeze alan anlayıştır.

***

Büyük Atatürk ve arkadaşlarının başardıkları devrimlerin önde gelen amaçlarından biri de; oluşturulacak özgür düşünce ortamında bilim, kültür ve güzel sanatlar başta olmak üzere, topyekûn bir toplumsal gelişme ve kalkınmadır.

***

"Yurtta barış dünyada barış" ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerindendir. Bu ilke, milli menfaatlerimizi başka devletlerin milli menfaatlerini ihlal etmeden saygınlıkla korumamızı sağlayan kararlılığın ifadesidir.

***

Toplumsal barışın haritası; demokrasidir, insan haklarıdır, hukukun üstünlüğüdür. Irkçılıktan, mezhepçilikten, her türlü ayrımcılıktan uzak eşit yurttaşlıktır. Bütün inançlara saygılı laikliktir. Sosyal devlet, bizi millet yapan eşit vatandaşlık paydasının kurucu unsurudur.

Bir devlet, üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü esas almış, böylece vatandaşlarına ayrım yapmaksızın fırsat eşitliğini sağlamışsa, o devlet, toplumunun insan potansiyelinin azamisini değerlendiriyor demektir.

Hukuk devleti, hiçbir vatandaşı için ayrım gözetmeksizin herkese hukuki güvenlik sağlar. Böylece bireyler, attıkları her adımın hukuki sonuçlarını öngörebilirler. Keyfi bir işleme tabi tutulmayacaklarından emin olarak, kendilerini özgürce ifade edebilir, maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilirler.

***

Din düşmanlığını reddeden ancak bir dinin, mezhebin veya inancın diğerine tahakkümünü de kabul etmeyen, egemenliğin ilahi değil, insana ve dolayısıyla millete ait olduğunu benimseyen laiklik anlayışı; demokrasinin, özgürlüklerin, kısacası özgür ve güvenli yaşamanın ön koşuludur.

Yalnızca laik bir devlette aklın ve bilimin rehberliği esas alınır. Sadece laik devlette her vatandaş, kanun önünde diğerine eşittir. Türk kadını ancak Cumhuriyet'in laik hukuk devrimleriyle yasalar önünde eşit hale gelmiştir.

***

Bugün hem Türkiye hem Ortadoğu, "din ve mezhep ayrımcılığı" ve "ırkçılık" olmak üzere iki derin fay hattı üzerinde bulunmaktadır.
Türkiye'nin ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin tek çıkış yolu, çoğulcu ve katılımcı demokrasi ve insan haklarıdır. Çünkü ancak insan haklarına saygılı demokratik bir düzende herkes eşittir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ve istisnasız her vatandaşımızın üstün menfaati, milletimizin ve ülkemizin bölünmez bütünlüğünün korunmasındadır.

Atatürk ve Cumhuriyet, "biz" kavramının en güçlü temelidir.

Hangi dinden, mezhepten, inançtan, siyasi görüşten geldiğine bakmaksızın toplumda yaşayan her bireyi eşit gören Atatürk Milliyetçiliği; bölünmenin, parçalanmanın, yok olup gitmenin karşısındaki yegâne dayanak noktasıdır.

***

Yaşadığımız sorunlara toplumda karşılık bulacak bir çözüm üretmek için, gücünü toplumun köklerinden alan bir yol bulmak zorundayız.
Anadolu'nun geçmişinde insanı, aklı ve bilimi esas alan bir düşünce sistemi vardır. Hacı Bektaş Veli'nin "ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" sözü, Yunus Emre'nin ve Mevlana'nın insanı ve sevgiyi yücelten dizeleri, Veysel Karani, Taptuk Emre, Hacı Bayram-ı Veli, Ahi Evran, Ahmet Remzi Dede ve daha nicelerinin fikriyatı, Cumhuriyet kültürümüzün sağlam dayanaklarını oluşturmaktadır.
Anadolu'nun hafızasını, geleneklerini, yaşam biçimini oluşturan, iz bırakan veliler ile Atatürk'ün akılcı, bilimci ışıklı yolu bir değerler sistemi olarak çıkış yolumuzdur.

***

Görev belgemiz Gençliğe Hitabe'dir.

Sözümüz Atamıza ve Milletimizedir.

Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak Türkiye Cumhuriyeti, sonsuza kadar yaşayacaktır.

ATATÜRK, SADECE TÜRKİYE İÇİN DEĞİL TÜM DÜNYA İÇİN EŞSİZ BİR DEĞERDİR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, programı düzenleyen Türkiye Barolar Birliği'ne teşekkür ederek başladığı konuşmasında "Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, sadece Türkiye için değil, tüm dünya için önemli ve eşsiz bir değerdir. Güç koşullar altında halkını özgürlüğe kavuştururken sergilediği üstün başarı, evrensel ilham kaynağıdır. Koyduğu ilkelerse halen geçerliliğini koruyan birer yol göstericidir" ifadelerini kullandı.

Kıbrıslı Türklerinin, bir asra  yakın süredir Mustafa Kemal Atatürk'e  sarsılmaz bir sevgiyle bağlılıklarını sürdürdüğünü belirten Akıncı, "Ada,  Kurtuluş Savaşı boyunca İngiliz sömürgesi olduğu halde Kıbrıslı Türkler  Anadolu'ya maddi manevi destek vermenin yollarını arayıp bulmuşlardır" diye  konuştu.
Kurtuluş Savaşı döneminde bazı Kıbrıslı Türklerin gönüllü olarak Anadolu'ya gittiğini, cephelerde savaştığını ve kurtuluş mücadelesine karınca kararınca destek olabilmek için Ada'nın değişik yerlerinde bağış kampanyaları düzenlendiği anlatan Akıncı, değişik mekânlarda sahnelenen tiyatro oyunlarında hem Mustafa Kemal sevgisinin işlendiğini hem de Anadolu'ya gönderilmek üzere maddi kaynak oluşturulduğunu hatırlattı.

O dönemde Anadolu cephesinden gelen her güzel haberin,  Kıbrıs'ta coşkulu meydan kutlamalarına vesile olduğuna işaret eden Akıncı, "Sömürge  valisi, Anadolu'da elde edilen zafer sonrasında Kıbrıs'ta yapılan kutlamalar  karşısında hayretini gizleyememiş ve 'Sizlere ne oluyor? Mustafa Kemal'in ne  yüzünü gördünüz ne de sesini duydunuz. Buna rağmen sokaklara dökülüp, zaferlerini  kutluyorsunuz' demekten kendisini alamamıştı" ifadelerini kullandı.

Kıbrıslı Türkler arasında Atatürk'e olan sevgi ve bağlılığın Kurtuluş Savaşı sonrasında da artarak devam ettiğini dile getiren Akıncı, Kıbrıs'ın, Misak-ı Milli sınırları içinde yer almamasına rağmen, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde hayata geçirilen reformlara Kıbrıslı Türklerin hiçbir baskıya gerek kalmadan en erken zamanda uyum sağladığını söyledi. 

Akıncı, laikliğin, Kıbrıslı Türkler için vazgeçilmez bir ilke olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Kıbrıslı Türkler, inanç özgürlüğüne kusursuz saygı, laiklik ilkesine sonsuz sadakat duymaktadırlar. Bu, onların Atatürkçü yanlarının en önemli göstergelerinden biridir" dedi.

"Atatürk'ün, çağdaş medeniyetler düzeyine ulaşma hedefi bugün hepimiz için geçerliliğini sürdürmektedir" diyen Akıncı, sayısız askeri başarının sahibi Atatürk'ün, her askeri ve siyasi zaferin ekonomik zaferle taçlandırılmasının şart olduğunu söylemekten de geri durmadığını belirtti.

Türkiye ve KKTC'nin, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme kaydetme,  demokrasiyi güçlendirme, kültür ve sanat alanına yatırım yapma, bilimi ve eğitimi  önemseme görevini artırdığını söyleyen Akıncı, "Dünyamızın en geniş refahın  sağlanması için daha eşitlikçi ilişkilere, huzur için ise daha barışçı  yaklaşımlara ihtiyaç duyduğu çok açıktır" dedi.

"Bizler, Kıbrıslı Türkler olarak 'Yurtta barış, dünyada barış' diyen Atatürk'ün gösterdiği yolu kararlılıkla yürüdük, bundan sonra da yürümeye devam edeceğiz" diye konuşan Akıncı, Kıbrıs sorununa da değinerek, Kıbrıs'ta yıllardır süren sorunun, barışçıl ve adil bir çözüme kavuşturulması için son iki yılda yoğun çaba harcadıklarını, soruna taraf olan tüm kesimlerin kazançlı çıkacağı bir ortaklığın kurulabilmesi için yapıcı bir tutum sergilediklerini ifade etti.

Akıncı, "Çözüm arayışımızı sürdürürken, yine Atatürk'ün, 'Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküş vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür' diyen büyük önderin yolundan şaşmadık. Toplumumuzun özgürlüğüne ve güvenliğine tehdit oluşturabilecek yaklaşımların karşısında durduk"diye konuştu.

DOST VE KARDEŞ ÜLKERİN MESLEK ÖRGÜTLERİ DÜŞÜNCELERİNİ DİLE GETİRDİ

Atatürk'ü anma etkinliğinde Uluslararası Karadeniz-Hazar Ülkeleri Hukukçular Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. İlham Rahimov, Bosna-Hersek Barolar Birliği Başkanı Av. Nikica Grzic, Dağıstan Cumhuriyeti Avukatlar Odası Başkanı Av. Akif Beibutov, Kazakistan Cumhuriyet Barosu Başkanı Av. Anuar Tugel, Kosova Barolar Birliği Başkanı Av. Osman Havolli, Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Av. Ünver Bedevi, Kırgızistan Barolar Birliği Başkanı Av. Gulniza Kojomova, Moğolistan Avukatlar Birliği Başkanı Av. Ganbaatar Banzragch, Tacikistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Yeterlilik Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Bahodur Saidov, Azerbaycan Barolar Birliği Temsilcisi Av. Shahmar Mamedov, Gürcistan Barolar Birliği Temsilcisi Av. David Asatiani, Uluslararası Karadeniz-Hazar Ülkeleri Hukukçular Birliği Türkiye Başkanı Dr. Tuğrul Veli yaptıkları konuşmalarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.