5 Haziran Dünya Çevre Günü

216

Türkiye'nin taraf olduğu ve Anayasanın 90. maddesine göre üst hukuk normu niteliğinde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesi, yaşam hakkını mutlak ve vazgeçilmez temel insan haklarının başında saymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. ve 56. Maddeleri ise herkese maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı yanında, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını tanımıştır.

Bugün Çevre hakkı ile yaşam hakkı bütünleşmeye doğru giden haklardandır.

Ülkemizde İliç Altın Madeninde göz göre göre gelen kaza sonrası can kayıpları olmuş, bölgenin çevresel riskleri artmıştır. Muğla Akbelen Ormanlarında yaşanan hukuksuzluklar bölge insanının yaşamını çekilmez hale getirmiştir. Mersin Akkuyu’da hoyratça yürüyen dev bir nükleer santral inşaatı, işçilerin yaşam hakkını tanımadığı gibi tüm Doğu Akdeniz Bölgesini de risk altına sokmaktadır. Bu saydıklarımız ülkemizde son zamanlarda gördüğümüz çevresel yıkımlardan sadece bir kaçıdır.

Bu nedenlerle, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün, doğal varlıkları geri dönülemez bir şekilde tahrip eden ve insan hayatı için risk yaratan çevre hakkı ihlallerinin durdurulması, tüm kararların hukuk çerçevesinde alınması için farkındalık yaratmasını dileriz.

Türkiye Barolar Birliği