“TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK VE TARAF VEKİLLİĞİ” ÖZEL EĞİTİM SEMİNERİ VERİLDİ

3362
A

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen "Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk ve Taraf Vekilliği" konulu özel eğitim semineri Ankara'da gerçekleştirildi.

Açış konuşmasını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nun yaptığı seminer, Av. İlhan Baytan'ın yönetiminde, Yargıtay Onursal Daire Başkanı Şükrü Saraç ve Av. Pervin Yıldız tarafından verildi.  

"AVUKATSIZ KALAN İŞÇİNİN HAKLARININ İHLAL EDİLME İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK"

Feyzioğlu, açılışta yaptığı konuşmada, meselenin arabuluculuğa karşı olup olmamakla ilgili olmadığını söyleyerek, "Arabuluculuk var mı, var. Arabuluculuk belli alanlarda dava şartı mı, evet. O halde kanunun bize verdiği görev gereği, arabuluculuk eğitimi açmak zorundayız. Biz sertifikaların herhalde yüzde 70'ini vermiş bir kurum olarak, bu işin avukatlar elinde kalmasını önemli ölçüde sağlıyoruz" dedi.

Diğer tarafından dava şartı olan arabuluculukta taraf vekilliğini mutlaka anlatmaları gerektiğini kaydeden Feyzioğlu şunları söyledi:

"Dava şartı olan arabuluculukta ticari davalar ayrı bir konu ama iş davalarında bizim kanaatimiz işçinin dezavantajlı taraf olarak avukatsız bırakıldığında hakkının ihlal edilme ihtimalinin çok yüksek olduğu. Nitekim uygulamada hak ihlalleri yaşandığını biliyoruz. Özellikle iş uyuşmazlıklarında, Yargıtay'ın 30-40 senede yerleştirdiği, isçinin menfaatlerini koruyan içtihadının, işçinin avukatsız kalması sebebiyle dolanıldığını duymaktayız.

Bizim buna karşı çok etkili bir projemiz var. İşçi arabulucuya davet edildiğinde ya da kendisi gidip arabulucu tayini istediğinde bir kutucuğa işaret atmasını istiyoruz. Avukatım yok, barodan avukat tayin edilmesini istiyorum diyecek, hepsi bu."

1992 yılında, ifadelerin düzgün alınmasının sağlanması için polis ve jandarma ifade almalarına avukatların girmesine izin çıktığını, ondan sonra işlerin gerçekten düzeldiğini kaydeden Feyzioğlu, "Bunu bir tecrübe olarak yaşadık.  Şimdi benzer bir tecrübeyi illa yaşamamıza, toplumsal bir baskı oluşmasına gerek yok. Biz adli yardımın içinde bir alt küme açmayı düşünüyoruz" dedi.

Feyzioğlu, bunun maliyetini çıkardıklarını, adli yardımdan atama yapmak istediklerini ancak adli yardımın mevcut bütçesinin bunu kaldırmaya yetmediğini kaydederek, "Bizim önerimiz şudur. İşsizlik Sigortası Fonundan çok küçük bir payın aktarılması halinde, biz bu hizmeti mükemmel bir şekilde verebiliriz" şeklinde konuştu.

"BİZİM TEK AMACIMIZ SİZİN SORUNLARINIZI ÇÖZMEK"

"Sorunlarımız çok" diyen Feyzioğlu,  "Üçe bölelim: Biri bu eğitimler. Meslek içi eğitimi biz veririz. Sosyal yardımda yüz bini geçmişiz. Avukatlık sınavını yönetmelikle getirmek istedik, kanunla iptal ettiler. Yapamadık, çünkü biz kanun koyucu değiliz" dedi.

Adalet Bakanlığı, Yasama organı ile çözülecek sorunlar olduğunu, bu sorunları çözmek için konuşmak zorunda olduklarını kaydeden Feyzioğlu şunları söyledi:

"Muhalefeti de iktidarı da avukatın sorununun, vatandaşın sorunu olduğunu anlamalı. Avukatsız bir toplumun bireysel haklardan yoksun bir toplum olduğunu anlatmamız lazım. Bu çerçevede, iktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın siyasi partilerle görüşüyoruz. 1969 yılında Avukatlık Kanunu'nu, iktidarı muhalefeti tek vücut olmuş çıkarmış. O havayı yakalamak istiyoruz. Bunu da yerelden yakalamaya gayret ediyoruz.

Cumhurbaşkanlığı ile görüşmemiz lazım. Neden? Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bir Adalet Bakanlığı var bir de Hukuk Politikaları Kurulu var. Önümüzdeki hafta Hukuk Politikaları Kurulu ile görüşeceğim. Kendileri davet ettiler görüşmek için. Bakanlıkla zaten görüşüyoruz. Elinizi yumruk halinde tutarsanız sadece vurmaya yarar. Sorunlarımızı yumrukla değil, elimizi uzatarak çözebiliriz. Elini uzatan da hiçbir zaman kaybetmemiştir. En fazla tutulmaz. Başarabiliriz veya başaramayız bilmiyorum, garantisini veremem. Çünkü ben aynı anda kendini Cumhurbaşkanı, Meclis, Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Barolar Birliği Başkanı sanan biri değilim. Yapabileceklerimizi biliyoruz, ikna gücümüzü biliyoruz, konuşuyoruz."

Feyzioğlu, "Şu anda da bütün gücümüzle uğraş verdiğimiz konu şudur: Vatandaşın yüzde 18 KDV ile devletin asli hizmeti olan adalet hizmetine erişiminin kısıtlandığı kanaatindeyiz. Konuyu avukatın vergi yükünün azaltılması olarak almıyoruz. Bu zaten vatandaşa yansıtılıyor. Konuyu ele alış şeklimiz vatandaşımız üzerine yansıtılan KDV yükünün azaltılmasıdır. Bu amaçla ben Sayın Maliye Bakanı'ndan, Sayın Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Başkanı'ndan randevu talep ettim. Bizim tek amacımız sizin sorunlarınızı çözmek. Türkiye Barolar Birliği sizin verdiğiniz görevleri yapmak için sonuna kadar uğraşacaktır. Neyi çözebilirsek, sizin için çözmüşüzdür" dedi. 

VİDEOYU GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle