6.Stajyer Avukatlar Kurultayı

8920
A

02-03 KASIM 2013 TARİHLERİNDE İSTANBUL BAROSU’NUN EV SAHİPLİĞİNDE DÜZENLEN 6.STAJYER AVUKATLAR KURULTAYI’NDA TBB BAŞKAN YARDIMCISI AV.BERRA BESLER'İN YAPTIĞI AÇIŞ KONUŞMASI

Türkiye Barolar Birliği'nin değerli Başkan Yardımcısı, Genel Sekreteri, Denetleme Kurulu üyeleri, İstanbul Barosu’nun Sayın Başkan ve önceki başkanları, Yöne­tim Kurulu üyeleri, TBB Eğitim Merkezi'nin değerli yürütme kurulu üyeleri, SEM'in Sayın Başkan ve Yürütme Kurulu üyeleri, değerli Baro Başkanlarım, değerli meslektaşlarım ve bana her zaman heyecan ve enerji veren, kendilerinden güç aldığım, ülkemizin ve mesleğimizin aydınlık geleceği, Hukuk Devleti'nin güvencesi; genç, dinamik avukat stajyerleri sayın meslektaşlarım, değerli konuklar; 6.STAJYER AVU­KATLAR KURULTAYI’nda sizlerle beraber olabilmenin onur ve mutluluğu­nu yaşıyorum. Davetlerinden ötürü İstanbul Barosu’nun ve SEM'in değerli Başkan ve yö­neticilerine içtenlikle teşekkür ederim.

Kurultay çalışmalarınızın; çok başarılı geçeceğine, mesleğimize ve ülkemizdeki hukuk sistemine yeni ufuklar aça­cağına inanarak sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Değerli stajyer avukatlar,

Sizleri öncelikle hukukçu olduğunuz için ve onuru kadar sorumluluğu da büyük olan avukatlık mesleğini seçtiğiniz için kutluyorum. Mesleğimize hoş gel­diniz. Yolunuz ve şansınız açık olsun.

Yakın bir gelecekte;

  • Avukatlık Kanunu md.1’e göre "Yargının Kurucu Unsuru"
  • TCK md.6’ya göre "Yargı görevi yapan"
  • AB İstişari ziyaret raporlarına göre "Yargının paydaşı "

olan " SAVUNMA "yı TEMSİL EDEN AVUKATLAR olarak çok önemli görevler yapacak, büyük sorumluluklar yüklenerek "HALKIN HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SESİ" olacaksınız. Bu özgürlükleri yaşama geçireceksiniz.

Değerli meslektaşlarım,

Ülkemizin zor bir dönemden geçtiği son yıllarda sizlerinde izlediğiniz gibi Yargı erk'i; Cumhuriyet tarihimiz de bu zamana kadar görülmemiş bir siyasi baskı altına alınmıştır.

Siyasi İktidarın ;

  • Yargı Bağımsızlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen , Hukuk Devleti'nin temellerini sarsan Anayasa İhlali niteliğindeki uygulamaları,
  • Yargı Erki’nin bütününe karşı kullanılan yaralayıcı üslup,
  • Yargı bağımsızlığının olmazsa olmazı SAVUNMAYA getirilen kısıtlamalar,
  • Avukatların maruz bırakıldığı kabul edilemeyecek haksız muameleler,
  • Mesleğimizi itibarsızlaştırma çabaları,
  • Baroları işlevsiz bırakmaya yönelen tutumları,
  • Halkın yargıya olan GÜVEN duygularının sarsılması,
  • Uzayan GÖZALTI ve TUTUKLAMA SÜRELERİ,
  • Toplumsal barışın zedelenmesi,
  • Toplumda yaratılan KORKU ORTAMI
  • YARGIDA yaşanan ve devam eden olumsuzlukların

talihsiz bir şekilde sizlerin mesleğe başladığınız döneme rastlamış olması hiç­bir şekilde sizler ve pek tabidir ki bizler için karamsarlık nedeni olmamalıdır. Bütün bu yaşananlar gelip geçi­cidir, geçmeye mecburdur.

Bizlere düşen görev ve sorumluluk; asla kabul edilemeyecek bu gelişmeler karşısında sonuna kadar HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ, İNSAN HAKLARINI SAVUNMAYI SAVUNMAK, KORUMAK ve bu kavramlara işlerlik kazandırmaktır.

Sayın Meslektaşlarım,

Toplumdaki düzenin vazgeçilmez kaynağı kuşkusuz hukuktur. Hu­kuk kurallarının doğru ve dürüstçe uygulanmadığı bir toplumda düzen ol­maz.

Toplumun huzur ve refahı için herkes bakımından HUKUK yaşam kaynağı olmalıdır. Bu nedenle biz avukatlar, Anayasamızın 2. maddesinde de ya­zılı olan Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devle­tine" çok önem veririz.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde demokrasinin yerleşip uygulanması en büyük dileğimizdir. Bu yerleşme ve uygulama ancak " Demokratik Hukuk Devletinde" yaşama geçebilir.

Bütün eylem ve işlemleri hukuk kurallarına ve anayasal ilkelere uyan, kendisini bu kurallarla bağlı sayan Hukuk Devletinin en önemli özelliği " Yargı Bağımsızlığı"dır. Yargı bağımsızlığı da savunma ile değer ve anlam kazanmaktadır.

Anayasamızın 2. maddesinde de belirtilen insan haklarına saygılı demokratik hukuk devletinin en önemli göstergelerinden biri, savunmaya verilen değerdir. Bu nedenle, savunmayı temsil eden avukatların nitelikleri; sadece avukatlık mesleği bakımından değil Adil yargılanma, adaletin gerçekleşmesi ve kamu yararı ile de doğrudan ilgilidir.

Değerli konuklar,

Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere, güçlü ve bağımsız savunma mesleği, hukukun üstünlüğünün, hukuk devletinin, adilyargılanma duygusunun ve toplumsal barışın güvencesi olup, bu değerler ancak donanımlı ve bağımsız avukatlarla teminat altına alınabilir.

Adaletli bir yargılama ancak savunmanın ve onun temsilcisi olan avukatın yetkinliği ile ölçülebilir. Olayları teşhis ve tespitte isabetli davranan, hukuki nitelemeyi tam yapan, problem çözme yeteneği gelişmiş, meslek etiğine uyan bir avukatın gerçeğin ortaya çıkarılmasında ve yargılamadaki önemli rolü kuşkusuzudur.

Hukuk ustalarımızdan olan Anayasa Mahkemesi önceki Başkanlarından Sayın Yekta Güngör Özden'in " TOPLUMSAL NAMUS " olarak tanım­ladığı adaletin gerçekleşmesinde savunmanın etkinliği tartışmasızdır.

Değerli konuklar,

Anayasamızın 9. maddesinde yazılı bulunduğu üzere " Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır".

Bildiğiniz gibi, bağımsız mahkemelerde yargılama faaliyeti; Hakim - Savcı ve Avukatın yani "sav-savunma ve karar" unsurlarının birlikte gerçekleştirdiği bir faaliyettir.

Hukuk uygulayıcılarından olan bu üç unsurun temsilcilerinin uygulamaları; adaletin gerçekleşmesinde adil yargılanma hakkının kullanılmasında, yargının bağımsız ve yargıcın tarafsızlığı ilkesinin hayata geçirilmesinde, halkın hak arama özgürlüğünün kullanılmasında çok önemli sonuçların doğmasına neden olmakta ve hukuk devletini doğrudan doğruya etkilemektedir. O halde, bu üç kurucu unsurun temsilcilerinin nitelikli hukukçu olmak zorunlulukları vardır.

Savcıların, avukatların ve hakimlerin nitelikleri ne kadar yüksek olursa; hukuk devleti o derecede işlerlik kazanacak, hukuka aykırılıklar azalacak, yargının kalitesi de o kadar yüksek hale gelecek ve sorunları o ölçüde azalacak, sorunlara getirilecek çözümler de o ölçüde kolaylaşacaktır. O halde ne yapmak gerekir? Yapılacak şeyler çoktur.

Değerli katılımcılar,

Son yıllarda hakim ve savcıların yetiştirilmesi ve uzmanlaşması için çalışmalar yapılmasına ve bu mesleklere girişte çifte değerlendirme yöntemi ile mesleğe kabul gerçekleşmesine rağmen avukatlar bakımından staja kabul ve mesleğe kabul sırasında yetkinliği ve kaliteyi ölçecek hiçbir değerlendirme yapılmamakta ve yapılmasına yönelik teşebbüsler de siyasi iktidarlar tarafından engellenmektedir.

Değerli arkadaşlar bu büyük bir eksikliktir. Bu durum Yargının kurucu unsurlarından sav ve karar temsilcileri olan hakim ve savcının güçlendirilmelerinin yanı sıra savunmanın temsilcisi avukatın zayıf bırakılmasıdır, yargılama faaliyetinin dışına çıkarılması çabalarıdır.

Bu durumun yaratacağı önemli ve vahim sonuç da yargının topal ve aksak bırakılması olacaktır. Oysa Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi adaletli bir yargılama ancak savunmanın ve onun temsilcisi ve kullanıcısı olan avukatın yetkinliği ve etkinliği ile gerçekleşebilir.

Bu durum karşısında; avukatlık stajına başvuran adayların, nitelikli hukukçu olmaya ve avukatlık mesleğinin özelliklerini taşımaya, yetenekli olup, olmadıklarının ve ayrıca temel hukuk dallarında bilgi donanımlarının ne ölçüde olduğunun, ölçme ve değerlendirme suretiyle belirlenerek staja kabul edilmelerinde zaruret vardır.

Ayrıca, amacına uygun olarak yapılması sağlanacak olan staj sonunda; stajyerlerin staj sırasında "staj eğitimi"nden ne derecede yararlandıklarının, avukatlık becerisini kazanıp kazanmadıklarının, hukuki teşhis ve tespitlerde isabetli karar verip veremediklerinin, problem çözme, hukuku olaylara uygulama ve yorumlama yeteneklerinin gelişip gelişmediğinin, meslek ilke ve kurallarıyla, avukatlık mesleğinin özelliklerini ve niteliklerini, özümseyip özümseyemediklerinin belirlenmesi için de ölçme ve değerlendirme yapılması kaçınılmazdır.

Değerli katılımcılar,

Avukatlık stajına başlarken ve mesleğe kabul sırasında sınav veya ölçme ve değerlendirme yapmayan tek ülke Türkiyedir. Bizde yasanın öngördüğü şartları haiz olan hukuk mezunları yine yasanın öngördüğü süreyi tamamlarlarsa avukat olurlar.

Bu yüzyılda böyle avukat olmayı kabul edemeyiz arkadaşlar. Avukatlık mesleği gibi çok önemli bir mesleğe giriş bu kadar basit kurallara bağlanamaz. Bu durum mesleğimizi itibarsızlaştırmak, avukatı küçük görmek demektir. Bizlere ve mesleğimize reva görülen bu durum karşısında; Türkiye Barolar Birliği ve Barolarımız staj ve sınav konusunda yıllardır çok ciddi çalışmalar yapmışlar ancak bu çalışmalar siyasi iktidarlarca her zaman engellendiği için sonuca ulaşılamamıştır.

Avukatlık Kanunumuzda 1969 yılından beri var olan staj'da sınav hiç uygulanmamış. Nihayet sınav yasadan tamamen çıkarılmıştır.

Son olarak Türkiye Barolar Birliği tarafından 07 Ocak 2013 tarihinde Adalet Bakanlığı'na ve TBMM Başkanlığı'na sunulan "STAJ ve SINAV" ile ilgili yasa değişikliği önersisinden ses seda çıkmamaktadır.

Hal böyle olunca; Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu; Avukatlık Kanununun md.1-110-182. maddelerinin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna tanıdığı yetki ve yüklediği görevin gereği olarak; 07 Ekim 2013 tarihinde 2013/1098 sayısı ile verdiği kararla TBB Staj Yönetmeliği’nin 3. ve 29. maddelerinde değişiklik yapmıştır.

Bu değişiklikle; staja başvuru koşulları arasında “Staja kabul değerlendirilmesini” Staj Bitim Belgesi alınabilmesi içinde; “Staj Yeterlilik Değerlendirilmesi” ni düzenlemiş bulunmaktadır.

Değerli Stajyerler,

Yönetim Kurulumuzun devrim niteliğini taşıyan bu kararı ile “Mesleğimize kalite kazandıracağı kuşkusuz olan yeni düzenlemeler şu anda Adalet Bakanlığı’nın inceleme aşamasındadır. Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren altıncı ayın sonunda yürürlüğe girecektir ve bundan böyle, Yargının kurucu unsurlarından savunmanın temsilcisi avukatlarda; tıpkı diğer kurucu unsurların temsilcileri Savcılar ve Hakimler gibi çifte değerlendirmeye tabi tutularak mesleğe kabul edileceklerdir.
Savunmanın temsilcilerinin nitelikli hukukçu olabilmelerine gereken katkı; Türkiye Barolar Birliği ve Barolarımız tarafından gerek meslek öncesi eğitim olan staj sırasında gerekse mesleğe kabulden sonra meslek içi eğitim olarak sunulacaktır.
Mesleğimizin saygınlığını ve kalitesini hak ettiği yere ulaştırmak ve korumak hepimizin ortak borcudur.

Değerli Konuklar;

Tesbit edilebilen yaklaşık dört bin yıllık mazisi ile Avukatlık mesle­ğinin zaman içinde " Kamu Hizmeti " sayılma noktasına ulaşması ve ulu­sal sınırları aşan çalışma olanaklarının bulunması mesleğin evrensel boyu­tunu ortaya koymaktadır.

Çağdaş ülkelerdeki avukatlık standartlarını yakalamak, mesleğimizi dünya ülkelerindeki meslektaşlarımızın koşullarında icra edebilmek hepimizin hakkıdır.

Saygıdeğer genç meslektaşlarım,

  • Güven esasına dayalı mesleğimizin en önemli özelliği "Avukatın bağımsızlığıdır"
  • Eskidi dediğimiz 1136 sayılı Avukatlık Kanunumuzun bizlere en büyük armağanı demokratik bir düşüncenin ürünü olan eşitlik ilkesidir. Bu ilkeye göre mesleğin icrası bakımından en kıdemsiz avukatla en kıdemli avukat arasında hiçbir farklılık yoktur. Yani avukatlar arasında ast üst ilişkisi yoktur, başka bir deyimle hiyerarşi bulunmamaktadır, var olan sadece kıdeme saygıdır.

Nihayet "SAVUNMA BİR SANATTIR" ilkelerinizden ödün vermeden bu sanatı bütün incelikleri ile amacına uygun olarak icra edeceğinize ve etkinliğini güçlendireceğinize, hukukun üstünlüğünden başka hiçbir şeye boyun eğmeyeceğinize inanarak sizlere üstün başarılar diliyor, saygılarımı sunuyorum.

 

Av.Berra BESLER
TBB Başkan Yardımcısı