ALPU TERMİK SANTRALİ ÇED RAPORUNUN EKSİK VE HATALI OLDUĞUNA DAİR ARALIK 2018 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU 7 ŞUBATTA YAPILACAK İHALENİN İPTALİ İÇİN YETERLİ SEBEPTİR!

696
A

ESKİŞEHİR İÇİN İYİ HABER

ALPU TERMİK SANTRALİ ÇED RAPORUNUN EKSİK VE HATALI OLDUĞUNA DAİR ARALIK 2018 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU 7 ŞUBATTA YAPILACAK İHALENİN İPTALİ İÇİN YETERLİ SEBEPTİR!

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 2017 tarihli kararı ile özelleştirme kapsamına alınan Eskişehir, Alpu ilçesi sınırları içerisinde bulunan kömür rezerv alanı ile ilgili ihalede teklif verme tarihi, son olarak 7 Şubat 2019 tarihine ertelenmişti. Bugün itibariyle ihale süreci devam etmektedir.

TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu'nun 8 Kasım 2018 tarihli açıklamasında, yasal ve maddi temeli bulunmayan ihale süreci ile özelleştirme kararından vazgeçilmesi, 1. sınıf tarım arazilerinin ülkenin bir numaralı önceliği olan gıda üretimine tahsis edilmesi, küresel ısınma nedeniyle azalan yağışlar nedeniyle varlığı giderek büyük önem kazanan yeraltı sularının kömürlü termik santral inadı nedeniyle boşa harcanmasına son verilmesi istenilmiştir. Aradan geçen sürede, anılan Alpu Termik Santral projesinin neden devam ettirilmemesi gerektiğine dair ciddi gelişmeler yaşanmıştır.

Alpu Termik Santrali ve bu santrale kömür sağlayacak olan rezerv alandaki yeraltı maden işletmesi ile kül düzenli depolama tesisi projesine verilen 6 Mart 2018 tarihli ÇED olumlu kararının iptali istemiyle açılan dava dosyasına, 7 uzman akademisyen bilirkişi tarafından sunulan 10 Aralık 2018 tarihli rapor, ciddi tespit ve eleştiriler içermektedir.

35 sayfalık raporun sonuç kısmında, termik santral ve kül depolama tesisi alanında, kısmen bozulmuş nitelikteki tarımsal bütünlüğün daha da bozulacağı, ÇED raporunda eksik olan, uzun dönemli çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin birlikte dikkate alınması gerektiği, flora ve fauna analizlerinin bilimsel çalışma ve yeterliliklere uygun olmadığı, proje alanının içinde kalan tarım ve orman arazisi için herhangi bir etki değerlendirmesi yapılmadığı belirtilerek, nihayetinde; çevresel değerlerin korunması, sahip olunan toprak, hava ve su kaynaklarının korunmasına özen gösterilmesi, doğal kaynakların mümkün olduğu ölçüde korunmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır.

Raporda, santral alanının toplam 893 hektar olduğu ve bunun %58,92'sinin Büyük Ova Koruma Alanı olarak ilan edilen Alpu Ovası sınırları içinde kaldığı, 234 hektarlık alanın da orman alanı olduğu ifade edilmiştir. Eskişehir ilinin toplam yüzölçümünün %67,39 gibi yüksek oranı tarım arazisi olup bu alanın 3/4'ünde her yıl ekim yapılmaktadır. Taban suyu seviyesi yüksek olan ve sulu tarımın oldukça yaygın olduğu Eskişehir'de Alpu Termik Santrali ile tarımsal bütünlüğün, belli bir bölgede ciddi bir şekilde bozulması, su kaynaklarının daha da kirlenmesi ciddi bir tehlike olarak ortaya çıkmaktadır.

Termik santrallerin küresel ısınmaya neden olduğu inkâr edilemez bir bilimsel gerçek iken, ÇED raporunun meteorolojik verilerle ilgili bölümünün hatalarla dolu olması da dikkat çekici bulunmuştur. Bilirkişiler, raporu bu yönüyle "hatalı, eksik ve bilimsellikten uzak" bulmuşlardır.

ÇED Raporu'nda, alanda mevcut hayvan türlerinin projeden olumsuz etkilenmekle beraber "benzer özelliklere sahip farklı habitatlara gidecekleri" tespiti vardır. Hayvanların "uygun habitatlara göç edeceği" varsayımı bilirkişiler tarafından "koruma biyolojisi, türlerin biyo-ekolojisi ve ekosistem ekolojisi hakkında en temel bilgilere dahi sahip olunmadığı" şeklinde eleştirilmiştir.

Eskişehirlilerin istemedikleri Alpu Termik Santrali'nde ısrarcı olmak, kimseye bir şey kazandırmayacaktır. ÇED Raporu ile ilgili önemli tespit ve eleştiriler içerir kapsamlı bilirkişi raporu da gözetilerek, 7 Şubat 2019 Perşembe gününe ertelenen ihalenin kesin bir şekilde iptal edilmesi, üstün kamu yararının bir gereğidir.

Bütün ülkeler, temiz enerji, gıda ve içilebilir su güvenliği için adımlar atmaktadır. Avrupa'da kömürden enerji üretiminde bir numaralı ülke olan Almanya -ki yakın zamana kadar toplam enerji üretiminin yarısına yakınını kömürden elde etmiştir- 26 Ocak 2019 tarihinde aldığı bir kararla, yakıt olarak kömür kullanan termik santrallerin üretimini giderek azaltmayı ve en geç 2038 itibariyle tüm termik santrallerin kapatılmasını karara bağlamıştır. Benzer şekilde Çin'de kömür zengini iki eyalette, kömürden enerji üretimini azaltmak ve hava kalitesini arttırmak için güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerjilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazanmaktadır.
Kömür üreticisi ülkelerde bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye'nin mevcut tarım arazileri ve su havzalarını bu şekilde kirli enerji üretimine tahsis ederek kullanılamaz hale getirmesi, eski teknoloji ve yüksek kirletici vasfındaki santrallere tanınan çevre mevzuatına uyumdan muafiyetin süresini belirsiz bir geleceğe öteleyen yasa teklifinin TBMM'de görüşülmesi, kabul edilemez bir kamu politikası yürütüldüğünü göstermektedir. 

Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu olarak, ülke enerji politikasının geleceğinin cehennemden çıkmış, fosil yakıtlara dayalı kirletici termik santrallerde değil başta güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarında olduğunu bir kez daha vurgulayarak, 7 Şubat 2019 Perşembe günü yapılması planlanan Alpu Termik Santrali ihalesinin iptal edilmesini talep ediyoruz. 28.01.2019

Türkiye Barolar Birliği
Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu