BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜNÜN İLK ADIMI

2709
A

Osmanlı İmparatorluğunun zengin coğrafyasının emperyalistlerce sulh masasında paylaşılamaması sonucu çıkan 1. Dünya Savaşı, bağlaşıkların galibiyetiyle sona ermiş ve Osmanlı’ya, 30 Ekim 1918’de son derece ağır koşullar ve tuzak hükümler içeren Mondros Ateşkesi imzalattırılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı galiplerinin lideri Birleşik Krallık, 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkesine dayanarak, Türkiye’nin stratejik noktalarını işgal için bahaneler aramaktadır. Karadeniz’in denetimi için Samsun limanı ve şehri, işgal etmeyi düşündüğü yerlerin başında gelmektedir. Bahanesi de Samsun ve havalisinde, Türk çeteleri tarafından Hristiyan ahalinin taciz edilmesidir.

Mütareke Hükümeti ve Saltanat makamı, direnme yerine, her isteneni kayıtsız şartsız yerine getirerek İngilizlerin merhametine sığınma acizliğini tek çare olarak görmektedir. İngiliz baskısına karşı Samsun ve Havalisindeki asayişsizliğin önlenmesi için, çok geniş mülki yetkilere de sahip olacak şekilde 9. Ordu Müfettişliği ihdas edilmiş, komutan olarak da Mustafa Kemal Paşa tayin edilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa’nın, 16 Mayıs’ta İstanbul’dan hareketle, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da sonlanan Bandırma Vapuru yolculuğu Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeği, sembolik ilk adımı olarak kabul edilir. 19 Mayıs 1919 tarihi iki eğilim, iki düşünce açısından farklı anlamlar taşımakta, farklı tarih okumasının konusu olmaktadır.

Saltanat makamı ve Mütareke Hükümeti açısından 19 Mayıs 1919, İngilizlerin canını sıkan asayişsizliği önleyerek İstanbul’a geçici bir süre de olsa rahat nefes aldıracak halk arasında itibarlı bir Paşanın görev mahalline intikalidir!

Mustafa Kemal açısından ise 19 Mayıs 1919, uzun sürecek ve zorlu geçecek bir kurtuluş mücadelesinin ilk adımıdır! Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında yol alırken, 19 Mayıs 1919’dan çok sonraları düşünmektedir! Sarı Paşa, asla geri dönmeyeceği kutsal yolculuğun ilk adımında olduğunun bilincindedir.  Türk Milletinin sinesinde, sonuna kadar halkıyla birlikte yürüyecekleri Kurtuluş yolculuğunun ilk adımı!

22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi, 4 Eylül 1919 Sivas Heyeti Temsiliyesi, 27 Aralık 1919, kurtuluşun ve kuruluşun merkezi, Türkiye’nin kalbi Ankara! Ardından gelen büyük dönemeç. Milli Mücadelenin meşruiyet organı Türkiye Büyük Millet Meclisiyle sürdürülecek kutsal yolculuğun hukuki miladı olan 23 Nisan 1920.

19 Mayıs 1919’dan kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa ve sonrasına uzanan uzun ince yolda hep bu iki çizginin mücadelesini görürüz. Onurla onursuzluğun, dirençle teslimiyetin, cesaretle korkaklığın, özveri ile çıkarcılığın, özgürlükle gönüllü köleliğin, uygarlıkla karanlığın, bilimle Ortaçağın mücadelesini.

Mustafa Kemal, birinci çizginin sembolü ve öncüsüdür. Saltanat ve mütareke teslimiyetçiliği ikinci çizgiyi temsil eder! Birinci çizgi, Türk Halkının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bu coğrafyada hâlihazırda ve gelecekte varlığını ve iddiasını sürdürebilmesinin değişmez ön şartıdır!

Türkiye’nin son dönemde yaşadığı olumsuzluklar, doğruluğu tarihin acı deneyimleriyle kanıtlanmış olan İstiklal Yolunun dışında yol ve yöntem arayışlarının, bilimsellikten ve gerçeklikten yoksun savruluşların ülkeye ve halka çıkarılan ağır faturalarıdır.

19 Mayıs 1919’un 99. yılında, kurtuluşun ve kuruluşun önderiyle yol arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı