BÜYÜK ÖNDER ATATÜRK’Ü, İLBER ORTAYLI KONFERANSINDA GENİŞ KATILIMLA ANDIK

1424
A

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 83. yıldönümü nedeniyle Türkiye Barolar Birliği’nde çok geniş katılımlı bir anma töreni düzenlendi. Avukatların, stajyer avukatların ve hukuk fakültesi öğrencilerinin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte ünlü tarih profesörü İlber Ortaylı bir konferans verdi.

TBB Gençlik İletişim Birimi tarafından organize edilen törenin açış konuşmasını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu yaptı. Feyzioğlu konuşmasına, ebediyete irtihalinin 83. yılında büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kurtuluşun ve kuruluşun kadın, erkek tüm kahramanlarını rahmetle, saygıyla, minnetle anarak başladı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN EVLATLARIYIZ

Feyzioğlu, konuşmasında, ortak tarihimize, ortak değerlerimize dikkat çekerek, Köklerimiz sağlamdır ve derinlerdedir. Aksi takdirde yıllardır oynanan tüm oyunlara, sahnelenen tüm senaryolara rağmen hâlâ bir arada yaşıyor olabilir miydik?” dedi.

Atatürk ve Cumhuriyet’in, ‘Biz’ kavramının en güçlü temeli olduğunu söyleyen Feyzioğlu, “Bu topraklarda var olmuş, iz bırakmış bütün kadim medeniyetlerin; Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, Orta Asya’dan Anadolu’ya, Rumeli’ye ve Avrupa’ya uzanan tüm uygarlıkların mirasçısıyız. Bu uygarlıklar üzerine Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız.” ifadelerini kullandı.

ATATÜRK SEVGİSİNİ HİÇBİR GÜÇ ASLA SİLEMEYECEKTİR

Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hemen belirtmeliyiz ki, Atatürkçü olmayı bir sorun, bir sıkıntı Türkiye gerçeklerini okuyamama gibi sunma gayretleri, açık bir algı operasyonudur.

Atatürk’e saygı dışı söz ve davranışlarda bulunanları biliyoruz ve kınıyoruz. Ayrıca maskelerini takmış Atatürkçülük adı altında başka amaçlara hizmet edenleri de… Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın biliyoruz ki Milletimizin kalbine nakşedilmiş Atatürk sevgisini ve bağlılığını hiçbir güç asla silemeyecektir.
Atatürk’ün Türk Milletine kazandırdıklarına her bir vatandaşımız yürekten bağlıdır. Bu bağlılık sonsuza dek sürecektir.

Atatürk’ü anlamadan karşı çıkan zihniyetlere de Atatürkçülüğü kendi tekelinde görerek hareket edenlere de karşıyız.

Türk Milleti’nin, Atatürk ve Cumhuriyet’le hiçbir meselesi yoktur. Türk Milleti, Atatürk’ü bir büyük milli değer olarak baş tacı yapmıştır. Cumhuriyet’i bir yaşam biçimi olarak benimsemiştir.

Herkes bilsin ki bizim Atatürkçülüğümüz; eşit yurttaşlık ilkesini temel alan, ırkçılığı, mezhepçiliği, her türlü ayrımcılığı kesinlikle reddeden; kul değil vatandaş, tebaa değil millet diyen; yurtta barış, dünyada barış ilkesini benimseyen; hayatta tek gerçek yol gösterici olarak aklı ve bilimi gören; kadının erkekle eşit olduğunu kabul eden, sanatı aydınlanmanın ışığı olarak bilen; özgürlükçü demokrasiye inanan bir düşünsel sahipleniştir. Görev belgemiz, ‘Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’dir. Ne mutlu Mustafa Kemal Atatürk’ün ışıklı yolundan yürüyenlere.”

“1926’DAN BERİ TÜRKİYE ARTIK GERİ DÖNÜLMEZ BİR UFKA DOĞRU YÜRÜMEYE BAŞLAMIŞTIR”

Gençlerin yoğun alkışlarıyla sahneye çıkan İlber Ortaylı da Birinci Dünya Savaşı’nı çıkaran ve yönetenlerin tarihten silinmese de portrelerinin küçüldüğünü söyledi. Ortaylı, “Bütün bir yüzyılı ve öyle görünüyor ki 21. Yüzyılı da sürükleyip götürecek olan devlet adamlarının başında Mustafa Kemal Paşa, Atatürk gelmektedir. Bu silinmez bir siluet olarak çağdaş insanlığın portresinde kalacaktır. Etrafında bazı tartışmalar vardır. Bunların hiçbirinin anlamı yok” diye konuştu.

Ortaylı, Türkiye’nin kadınlar açısından bazı ilklerin ülkesi olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye Parlamentosunda ve devlet hayatında kadın üyelere yer vermiştir. Daha da önemlisi Türkiye akademik hayatında kadın üyelere yer vermekte birçok sosyalist ülkeyle bile yarışacak kadar yüksek puanlara sahiptir. Yüksek yargı organlarına bile kadın üyelerin girişi Batı demokrasilerindeki, Batı adliyelerindeki değişimlerden daha evvel, daha rahat yaşanmıştır” ifadelerini kullandı.
Türk Medeni Kanunu’nun önemine dikkat çeken Ortaylı, “1926’dan beri Türkiye artık dönüşmez bir ufka doğru girmiş ve yürümeye başlamıştır. Kanun, cemiyeti değiştirir” vurgusu yaptı.

“Türkiye laisizmi anayasasına koyan bir devlettir” diyen Ortaylı, yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeleri özetleyerek, “Arap dünyasında dil uzatılan laisizm yürürlüğe girmiştir. Bundan dönüş mümkün değildir. Hiç kimse Müslüman Türkiye’nin getirdiği laisizmin yanlışlığını tekrarlayamayacak” dedi.

Kemalizm’in, bir insanın galipken, mağlubiyetini görüp iki kere galip olması anlamına geldiğini kaydeden Ortaylı, galip gelen Türkiye’nin “yaşamak ve kendimizi korumak için bundan sonra bazı şeyleri yapmak durumundayız” dediğini ve asıl galibiyetin orada çıktığını kaydetti. Ortaylı, “Lozan’dan sonra yeni Türkiye’nin galibiyeti, kendine yeniden şekil vermektir” dedi.

“Türkiye maarif devrimini daha henüz iki harp arasında gerçekleştiren ülkelerdendir” hatırlatmasında bulunan Ortaylı, ‘Bugün bizim çok ilerimizde gördüğümüz, kalkınmış, aydınlanmış Avrupa ve orta Avrupa ülkelerinde bile eğitimin, özellikle de iyi eğitimin bazı sınıflar ve bazı insanlar için var olduğunu’ kaydetti.


VİDEOLARI GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle