DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANDIK

5384
A

DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANDIK
FEYZİOĞLU: DİNLENMEMEK ÜZERE YOLA ÇIKANLAR ASLA YORULMAZLAR

Menemen Belediyesi tarafından Devrim Şehitleri Kubilay, Bekçi Hasan bey ve Şevki beyi anmak amacıyla düzenlenen etkinliklere katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Belediye Kültür Merkezi’nde “Demokrasi ve Laiklik” konulu bir konferans verdi.

Konferans öncesinde halkın arasına oturarak sohbet eden Feyzioğlu, “Kubilay’a Mektup Yarışması”nda derece alan bazı öğrencilerin ödüllerini verdi.
Ödül töreninin ardından kendisini dinlemek üzere gelenlerin doldurduğu salona hitaben konuşmasını yapan Feyzioğlu, bugün Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en büyük ve skandal yolsuzluk soruşturmasının yürütüldüğünü söyleyerek, “Ayakkabı kutularına dolarları dolduranlar, içindeki ayakkabıları Van’a gönderselerdi de çocuklar ısınsaydı” dedi.

Bu soruşturmada tarihe tanıklık ettiklerine dikkat çekerek yolsuzluk soruşturmasının kapatılmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Feyzioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletin parasını kendi gemiciklerine yatıranlara izin vermeyeceğiz. Ahir ömürlerinde nesiller boyu yetecek zenginliği bir çırpıda elde edenlerin yakasını bırakmayacağız. Bu millet, bunun hesabını bağımsız ve tarafsız mahkemelerde soracaktır. Yolsuzluk soruşturması dolayısıyla suçsuzluk karinesini hatırladılar. CD’ler sahte filan çıkmasın dediler. Lekelenmeme hakkı dediler. Bir bakanın en acı günü; soruşturmayı gazeteden öğrenmiş. Ali İsmail’in, Ethem’in babasının acısı ne olacak? Bir arayıp başsağlığı bile dilemediler. Yurttaşın gözünü çıkardılar, başından vurdular, bir tek polis müdürünü görevinden almadılar. Ne zaman ki bakanların çocuklarına soruşturma açıldı daha o gece Türkiye’nin bütün emniyet müdürleri görevden alındı. Burada Türk milletinin zekâsıyla kimse alay etmesin.”


BİZİM HEDEFİMİZ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI

Türkiye Barolar Birliği’nin Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yargıyı idareye bağlayan değişikliğe dava açtığını kaydeden Feyzioğlu, “Siyasi iktidarın sandıktan çıkan kanadıyla, bizzat sandıktan çıkan kanat tarafından devletin içine yerleştirilmiş diğer kanadı en yukarda Cumhurbaşkanlığı seçimi sebebiyle kapışmasaydı, o ayakkabı kutularındaki dolarlar hiçbir zaman ortaya çıkmayacaktı. Bir illüzyona kapılmayın. Bizim hedefimiz gerçeğin, adaletin ortaya çıkması. Şu anda yargı maalesef siyasetin kapışma alanıdır. Ama bu kapışmadan yolsuzluk ortaya çıkacaksa, varsın çıksın biz takip ediyoruz. Bugün zindanlara yine bu soruşturmanın kahramanları tarafından atılmış yurtseverler için ne talep ediyorsak, o haklar çerçevesinde ortaya çıkmasını istiyoruz. Çünkü biz ikiyüzlü değiliz” dedi.

SANDIKLA GELEN SANDIKLA GİDER

“Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en zor zamanlarından birini yaşıyor” diyen Feyzioğlu şöyle konuştu:

“Hiçbir dönemde yaşam damarlarımıza bu kadar basılmadı, hiçbir dönemde var olmak var olmamak arasında hiç bu kadar sıkışmadık. Şimdi bugün akıllı olma zamanı. Hem coşkulu hem de akılla hareket etme zamanı. Coşkuya kapılıp akılsızlık yapmanın bedelini sadece biz değil, çocuklarımız ve torunlarımız da öder.  Sandıkla geleni sandıkla göndermek zorunludur. Demokrasinin kuralı budur. Bugün ne çekiyorsak darbelerden çekiyoruz. Ben size mucize bir çözüm önermiyorum. Ben size çok çalışmaktan, halkla bir olmaktan söz ediyorum. Halkın içinden olduğumuzu bir an bile unutmadan mazeret üretmeden, şikayet etmeden çalışmaktan söz ediyorum. Demokrasi, hukuk devleti ve vatan için çalışalım diyorum. Eğer seçim sisteminden, oyların çalındığından şikayet ediliyorsa, o zaman her sandığın başında durursunuz. Çalan kadar çaldıran da suçludur. Sandığına sahip çıkmayan devleti yönetmeye talip olamaz. Eğer basında yer bulamıyorsan sokaklar bizim, televizyonda yer bulamıyorsan kahveler, meydanlar bizim. Bu Cumhuriyeti sızlananlar kurmadı, mücadele edenler, savaşanlar kurdu. Atatürk milliyetçiliğine sarılmamız lazım. Kürtçülüğün panzehri ırkçılık değil, Atatürk milliyetçiliği olmalı. Birleşe birleşe büyümenin ne demek olduğunu anla. Sırtın uçuruma dayandı. Ya mücadele edeceksin ya da uçurumdan yuvarlanacaksın.”

Sivil toplumun önemine de değinen Feyzioğlu, “Sivil toplum örgütlenmesi maalesef darbeler sebebiyle daha yeni yeni kendini bulmakta. Yeni bir sivil toplum örgütlenme alanı sosyal medya. Türkiye bunu keşfetti. Sivil toplumun gücü sahip olunan üye sayısı değil, yaptıklarının etkinliği ve arkasına kaç kişiyi alabildiğidir. Yoksa işi kermes yapmak değildir. Çözüm, sivil toplumun siyasi partilerin kapısını kırıp açmasındadır” diye konuştu.

GEZİ’Yİ İYİ OKUMALIYIZ

Gezi olaylarının iyi tahlil edilmesi gerektiğini de hatırlatan Feyzioğlu, “Gezi olayı iktidarın despotlaşmasına bir tepkiydi. Ama Gezi’nin oluşmasının sebebi sadece iktidarda aranırsa çok yanlış bir teşhis konmuş olur. Gezi iktidarın despotlaşmasına, yatak odalarına kadar girmesine karşı etkili bir siyasi muhalefetin yokluğundan çıktı. Toplum kendini temsil edeni siyasi muhalefet saflarında bulamadığı için artık içindeki enerjiyi tutamadı ve koptu gitti. Gezi’yi iyi okumak, ülkemizin sağlıklı bir siyasi yapıya kavuşması için zorunludur” dedi.

Reçetesini “çok çalışmak” olarak özetleyen Feyzioğlu, “Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Vatan söz konusuysa her şey teferruattır”  sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Konferansın sonunda Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin; Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’na plaket, çiçek ve Menemen’e özgü toprak vazo hediye ederek, teşekkürlerini iletti.