DOĞAL SİT ALANLARINDA YAPILAŞMAYA İZİN VEREN YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

1534
A

05.03.2022 günlü Resmi Gazete’de, “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik Değişikliği”nin yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile “Korunan Alanlar” daha fazla insan faaliyetine açıldı.

Değişiklikle, mutlak yapılaşma yasağı olan kesin korunacak hassas alanlarda, birtakım altyapı hizmetleri ve ulusal güvenlik için zorunlu olan tesisler, orman yolları ve balıkçılığa izin verilebileceğine dair düzenleme ile mutlak yapılaşma yasağına çeşitli istisnalar getirilmiştir.

Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında ise daha önce ilke kararı değişikliği ve yönetmelik değişikliği ile elde edilemeyen tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğine, iskele ve balıkçı barınaklarına, kültür balıkçılığı faaliyetlerine, güvenlik tesislerine, kurulu gücüne göre belirli bir kapasiteyi aşmayacak HES, rüzgar ve güneş santrallerine, atık su arıtma tesislerine, otoparklara, trafo ve enerji nakil hatlarına, içme suyu amaçlı baraj ve göletlerin yapılmasına imkan verilmiştir.

Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında ise Bölge Komisyonu değerlendirmesi ile kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak düşük yoğunluklu çeşitli faaliyetler ile tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, herhangi bir kapasite sınırı olmaksızın hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santrallerine ve turizm ve yerleşimlere izin verilebileceğine dair düzenlemeler içermiştir.

Maden yönetmeliği ve korunan alanlara dair yapılan bu son düzenlemeler, siyasi iktidarın mahkeme kararlarını yok sayarak özellikle maden, enerji ve endüstriyel tarım şirketlerine yeni bir sermaye transferi dalgası yarattığını bize göstermektedir.

Öncesinde 1. Derece, 2. Derece, 3. Derece doğal sit olarak tanımlanan, sonradan kesin korunacak, nitelikli koruma alanı, sürdürülebilir koruma ve kullanma alanları olarak tanımlanan alanlarda pek çok kez yapılaşmaya dönük düzenlemeler gündeme gelmiş, açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları, iptal kararları verilmişti.

Türkiye Barolar Birliği olarak, Koruma ilke ve politikaları ile bağdaşmayan, uluslararası anlaşmalara aykırı ve yargı kararlarını hiçe sayan, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan yönetmelik değişikliğine karşı hukuksal yola başvurulacağını duyurmak isteriz. Zeytin Kanunu'nu delme girişimleri gibi doğal SİT alanlarının da parçalanmasına, yok olmasına izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Türkiye Barolar Birliği