EŞİT, ÖZGÜR VE MUTLU BİR GELECEK TÜM ÇOCUKLARIN HAKKIDIR!

1418

İnsan haklarına ilişkin sözleşmeler içinde 197 ülkenin onayı ile “en fazla imza atılmış” insan hakları belgesi olan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün 34. yıldönümüne girdiğimiz bugün, çocuklar tüm dünyada başta yaşam hakkı olmak üzere istismar, çocuk işçiliği, erken yaşta evlilikler gibi hak ihlallerine maruz kalmaya devam etmektedir.

Yaşanan doğal afetler, iklim değişikliği, ekonomik kriz ve savaşlar, birçok çocuğun yaşam, güvende olma ve eğitim hakkını tehdit etmektedir.

Türkiye bölgesel savaş ve çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilmiş yaklaşık 2 milyon mülteci çocuğa ev sahipliği yapmaktadır. Son dönemde yaşanan ve uluslararası aktörlerin sessiz kaldığı İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarında binlerce çocuğun öldürülmesi, söz konusu savaş sebebiyle 700.000’i çocuk olmak üzere 1.5 milyondan fazla insanın ise yerlerinden edilmesi durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koymaktadır. Çatışma ortamında kalan çocuklar temiz su ve yiyecek bulmakta zorlanmakta ve son derece kötü sağlık koşullarında yaşam mücadelesi vermeye devam etmektedir.

Ülkemizde 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrasında yüzlerce çocuğumuz hayatını kaybetmiş, yaklaşık 4,5 milyon çocuk ise gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak depremden etkilenmiş, özellikle deprem bölgesinde olan veya göç etmek zorunda kalan çocuklar; eğitim, sağlık, barınma, temiz su, beslenme gibi en temel haklarına ulaşmakta sorun yaşamışlardır.

2023 yılının ilk 10 ayında en az 47 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir ve çocuk işçi çalıştırma yasağı ihlal edilmeye devam edilmektedir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 yılı verilerine göre 11.000 kız çocuğu erken yaşta ve zorla evlendirilmiş; eğitim hayatından, aile ve sosyal çevresinden mahrum kalmıştır.

2005 yılında yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu ile çocukların ve suç mağdurlarının adli süreçte ikincil örselenmelerinin önlenmesi amacıyla oluşturulan adli görüşme odaları ve çocuk izlem merkezlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması olumlu adımlar olmakla birlikte çocuklar için önleyici ve onarıcı adaleti sağlayacak kurum ve kuruluşların oluşturulmasında sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum verilere de yansımaktadır. Zira TÜİK 2022 verilerine göre 206.853 çocuk suça sürüklenme sebebi ile 232.739 çocuk ise suç mağduru olarak güvenlik birimlerine getirilmiştir.

Bu nedenle idari alt yapının güçlendirilmesi, kurumlar arasında etkin koordinasyonu sağlayacak, çocuk haklarını önceleyecek politikalar geliştirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi bir an önce sağlanmalıdır.

Türkiye Barolar Birliği Çocuk Komisyonu olarak çocuğun yüksek yararına aykırı her türlü anlayış ve uygulamanın karşısındayız. Çocukların daha iyi koşullarda yaşaması ve haklarına kavuşmaları için atılacak her türlü adımda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyoruz. İsrail’in insancıl hukukun ve savaş hukukunun tüm kurallarını yok sayarak devam ettirdiği ve Filistin’de çocukların katledildiği saldırıların bir an önce durdurulması için uluslararası tüm kurum ve kuruluşları harekete geçmeye davet ediyoruz.

Eşit, özgür ve mutlu bir gelecek tüm çocukların hakkıdır! Tüm dünya çocuklarının savaş ve çatışmaların olmadığı, eşit ve adil bir dünyada yaşaması ve haklarına kavuşabilmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Kutlu olsun.

Kamuoyuna saygılarımızla.


Türkiye Barolar Birliği
Çocuk Hakları Komisyonu