Güncel

7654
A
22 Kasım 2012

    TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

    Konu    : Manisa Barosu üyelerinden Av. Ramazan AŞIKLAR tarafından TBB İnsan Hakları Merkezi’ne yapılan 22.11.2012 tarihli başvuru hakkında.

    Meslektaşımız Av. Ramazan AŞIKLAR’ın mesleksel faaliyeti sırasında bulunduğu Saruhanlı’da, C. Savcısı ve yönetimindeki kolluğun tutumuyla yaşadığı olaylar savunma hakkı ve savunma mesleği yönünden son derece düşündürücüdür.

    Meslektaşımız gayrı ciddi yorumlar sonucunda adliyedeki mesleksel faaliyeti nedeniyle bulunduğu Saruhanlı’dan ayrılmak üzereyken aracı polis tarafından durdurularak kendisine silah çekilmiş; avukat kimliğini ve nüfus cüzdanını amirlerinin de bulunduğu polislere göstermesi ve vermesine karşın C. Savcısının talimatıyla yakalanarak ifade için Saruhanlı Adliyesi’ne getirilmiş; avukatlığına ve o gün yürüttüğü mesleksel çalışmasına ilişkin açıklamaları göz önüne alınmamış; 180 TL dolandırıldığını söyleyen müştekinin tümüyle soyut anlatımına karşın hakkında teşhis işlemine girişilmiş; olay mahallindeki kamera kayıtlarında gerçek açıkça anlaşılmaktayken ifadesi alınmış ve tüm bu işlemler Avukatlık Kanunu m. 58 hükümlerine uyulmaksızın yürütülmüştür.  

    Avukatlar hakkındaki soruşturma ve kovuşturmaları Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlayan Av. Y. m. 58- 59 gerekçesinde “Maddelerin 2356 sayılı Hakimler Kanunu’nun 106, 107 ve 108. maddelerinden mülhem olduğu, bu maddelerdeki usulün avukatlar hakkında da uygulanması öngörüldüğü; bu suretle avukatların da hakimler gibi ceza kovuşturması bakımından teminata bağlanması sağlandığı” yazılıdır. Kuşkusuz avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında yapılacak soruşturma ve kovuşturmaların Adalet Bakanının iznine bağlanmasının nedeni, avukatların görevlerini korku ve kuşkudan uzak bir ortamda yapabilmelerinin sağlanması; avukatların gereksiz ve haksız yargısal işlemlerden korunmasıdır.

    Savunma hakkının ve hak arama özgürlüğünün temel güvencesi olan savunma mesleğinin özgürce, her türlü etki ve baskıdan uzak olarak yapılabilmesi, bir lonca imtiyazı olarak değil bizzat bu hakkın kendisi için elzemdir. Bu nedenle uluslararası metinlerde “hükümetlerin, avukatların, hiçbir baskı, engelleme taciz veya yolsuz bir müdahale ile karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini… kabul görmüş meslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka tür yaptırımlarla sıkıntı çekmemelerini veya tehditle karşılaşmamalarını sağlamaları”  gerektiği; “avukatların, bağımsızlık ve teminat güvencesiyle, herhangi bir neden veya yolla, dolaylı veya dolaysız müdahale, tehdit, baskı, teşvik etki ve sınırlama olmaksızın  meslekî görevlerini yerine getirmeleri, adaletin yerine getirilmesi için bir ihtiyaç” olduğu; “… AİHS’nin ilgili maddeleri dikkate alınarak avukatlık mesleğinin icrasındaki özgürlüğün ayrım gözetmeden, Hükümet ve kamudan gelebilecek uygunsuz müdahalelere yer vermeyecek şekilde korunması, teşvik edilmesi ve bağımsızlık prensibine saygı gösterilmesi için gereken tüm tedbirlerin alınması… Mesleki standartlara uygun olarak hareket eden avukatların, herhangi bir yaptırıma veya baskıya tabi tutulmamaları”  gerektiği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden avukatların (Avukatlık Y. m. 1) bağımsızlık ve teminatının sağlanması konusunda devletin negatif yükümlülüğü yanında pozitif yükümlülüğü de bulunmaktadır.

    Ancak düzenlemeye ilişkin uygulamaya bakıldığında, savcıların yüzeysel yaklaşımlarla hemen her konuda soruşturma/ kovuşturma izni istediği; bu istemlerin de Adalet Bakanlığı’nca kolaylıkla uygun bulunduğu gözlenmektedir. Çok büyük sayıda soruşturmanın takipsizlik kararıyla ve yine çok büyük sayıda kovuşturmanın beraat kararıyla (yüksek Türkiye ortalamalarının da üzerinde) sonlandığı kurumsal olarak bilinmektedir.

    İç hukuktaki bu güvencenin uygulamadaki zayıflığı bir yana, somut olayda, geçtik izin gerekliliğini savcılık ve kolluk, bariz gerçeğe karşın tam bir keyfilikle kişisel ve mesleksel hakları en ağır biçimde ihlal etmiştir. Bunun da dışında Av. Ramazan AŞIKLAR’a kolluk tarafından yöneltilen silah yaşamı açısından da tehlike oluşturmuştur.

    Olay TBB İnsan Hakları Merkezi tarafından izlemeye alınmış bulunmaktadır. Savunma hakkı ve mesleği yönünden gösterdiği özellikler nedeniyle konunun TBB tarafından uyarıcı bir örnek olarak ilgili mercilere ve kamuoyuna iletilmesinde yarar olduğunu düşünüyoruz.

    Saygılarımızla.
 
TBB İnsan Hakları Merkezi Başkanı
Av. Serhan ÖZBEK