Güncel

482
A

AİHM Büyük Dairesinin, 5.5.2020 tarihli 'M.N. vd. / Belçika' başvurusunda verdiği kabul edilemezlik kararı hk. not

1) Suriye’nin Halep kentinde yaşayan Suriye vatandaşı karı-koca ve iki çocukları, Lübnan’ın Beyrut kentinde bulunan Belçika Büyükelçiliğine başvurarak, Halep’te, AİHS md. 3 kapsamına giren muamelelerin mağduru oldukları için, daha sonra sığınma başvurusunda bulunmak üzere, Belçika’ya giriş vizesi istemişlerdir. Belçika yetkililerivize vermeyi reddetmiş ve konu Belçika yargı organlarının önüne götürülmüştür. Yetkililer, yargı organının verdiği yürütmeyi durdurma kararına uymamışlar ve vize vermemekte direnmişlerdir.

2) Başvurucular, AİHM’ye yaptıkları başvuruda, insani amaçlarla istedikleri vizenin Belçika yetkilileri tarafından reddedilmesinin AİHS md. 3’e aykırı olduğunu ileri sürmüşler; AİHS md. 13’e aykırı olarak, etkin bir çözüm yolunun bulunmadığından yakınmışlar ve yargı organının verdiği yürütmeyi durdurma kararına uyulmamasının, AİHS md. 6/1 kapsamında ihlal oluşturduğunu savunmuşlardır.

3) AİHM,olayı önce Belçika’nın ülkesel yetkisi(territorialjurisdiction) açısından incelemiş ve Belçika yetkililerininbaşvurucuların vize isteğini reddetmelerinin, AİHS md. 1 uyarınca başvurucuları, Belçika’nın AİHS’nin sağladığı güvencelerden sorumlu olmasını gerektiren ülkesel yetkisinin kapsamına sokmaya yeterli olmadığı sonucuna varmıştır. AİHM, olaya ülke-dışı yetki (extra-territorialjurisdiction) açısından da bakmış ve Belçika’nın Beyrut’taki Büyükelçiliğine vize almak için giden başvurucular üzerinde Büyükelçilik görevlilerinin herhangi bir yetkisinin bulunmaması nedeniyle, Belçika’nın ülke-dışı yetkisininde söz konusu olamayacağını belirtmiştir. AİHM, ülke-dışı yetki bağlamında, kişilerin yöneldikleri ülkede aile bağları gibi ilişkileri yoksa,o ülkede sırf yargısal işlerinin bulunmasının – başvurucuların durumunda olduğu gibi – bu kişileri, yöneldikleri ülkenin yetki alanına sokmayacağını da eklemiştir. 

AİHM’ye göre, başvurucuların durumu, ülkeye bir biçimde giriş yapıp ülke dışına çıkarılmak istenen kişilerin durumundan farklıdır.

4) Bu arada AİHM, devletlerin, AİHS’de güvence altına alınan hak ve özgürlükleri göz önünde bulundurmak koşuluyla, yabancıların ülkeye girişini, ülkede oturmalarını ve sınırdışı edilmelerini yönetme yetkisi bulunduğunu da vurgulamıştır.

5) Başvurucuların AİHS md. 3kapsamına giren muamelelerin mağduru olmalarının Belçika’nın ülkesel ve ülke-dışı yetkisi içinde gerçekleşmemiş olması nedeniyle, md. 3 ve md. 13’le ilgili şikayetleri kabul edilemez bulunmuştur.

6) AİHM, yabancıların ülkeye girişi, vize isteği, ülkeye göç etmesi, ülkede oturması ve sınırdışı edilmesi konularının, AİHS md. 6/1’in güvence altına aldığı medeni hukuka ilişkin hakların kapsamında olmadığını kaydetmiştir. Dolayısıyla, Belçika yargı organlarının, yetkililerin vize vermeyi reddeden kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin kararlarına uyulup uyulmadığının AİHS md. 6/1 kapsamında tartışılmasının temelden yoksun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Olayda, AİHS md. 6/1 uygulanabilir olmadığından, buna ilişkin şikayet de kabul edilemez bulunmuştur.

USULE İLİŞKİN NOTLAR: Yetkili AİHM Dairesi, AİHS md. 30 uyarınca, başvurudan Büyük Daire lehine el çekmiştir (relinquishment). Büyük Daire önünde 11 devlet ve 7 ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütü başvuruya müdahil olmuş ve yazılı görüş sunmuştur.

Avukat Münci Özmen