Habertürk Röportaj

2386
A

Adana'da yapılan miting alanında bulunan HaberTürk Gazetesi muhabirlerinin talebi üzerine Birlik Başkanı Coşar, 11 Şubat 2013 tarihli HaberTürk Gazetesi web sitesinde yer alan aşağıdaki röportajı verdi;



"SESİMİZİ DUYURMAK İSTEDİK"
TBB Başkanı V.Ahsen Coşar, miting öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Avukatların sorunlarının müvekkillerden, yargılama aşamasında yargıçlardan ve bir kısmının da iktidarın savunmaya bakışından kaynaklandığını belirten Coşar, "Farkındalık yaratmak, sesimizi duyurabilmek için miting manevi destek vermek amacıyla geldik" dedi.

"TUTUKLAMALAR ÇIĞRINDAN ÇIKTI"
Tutuklamaların Türkiye'de biraz çok fazla çığrından çıktığını söyleyen Coşar, "Hep söylüyoruz tutuklama bir tedbirdir, tutuklama ceza değildir. Ama ne yazık ki Türkiye'de keyfi şekilde uygulanıyor ki tedbir olmaktan çıktı, infaza ve cezaya dönüştü. Buna avukat arkadaşlarımız da dahil, onun dışında vatandaşlarımız, devam eden davada sanık ve şüpheli konumundaki kişiler de dahil" dedi. Başbakan Erdoğan'ın da tutuklamalardan rahatsızlığını ifade ettiğini belirten Coşar, "Rahatsız olunmayacak gibi değil. Yani birçok şey telafi edilebilir, kaybedilen birçok şey geri gelebilir, özgürlüğünüzden giden bir saati geri getirmek mümkün değil. Onun için hepimizin ortak güvencesi hukuk, o konuda duyarlı olunması lazım" diye konuştu.

"MODELE KARŞIYIZ, TEHLİKELİ"
Yargıtay ve Danıştay'ın kaldırılıp yerine temyiz mahkemesi kurulmasıyla ilgili sorular üzerine Coşar, tek yargı fikrini öteden beri savunan bir kişi olduğunu söyledi. Coşar, şöyle devam etti:
"Ama bu şekliyle değil. Ayrıca, Türkiye Barolar Birliği yönetimi olarak başkanlık modeline de karşıyız. Türkiye'nin yapısına, bünyesine uygun değil. Şahsen yargıda birliğe karşı değilim. Böyle parçalanmış bir yargı olmaz. İdari, adli, askeri yargı olmaz. Bir tek yargı olması lazım. İçinde departmanlar olur. İşbirliği yapmak suretiyle yargıda birlikten yanayım. Getirilen bu modele karşıyım. Burada yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla ilgi bize göre yanlışlar veya ciddi tehlikeler var. Örneğin, Başkana o konuda verilmiş bir yetki var. Cumhurbaşkanı şimdiki anayasal düzenimize göre tarafsız, ama başkanlık modelinde başkan tarafsız değil. Başkan siyasi kişilik. Dolayısıyla siyasi bir kişiliğe o denli bir güç vermek yasamayı da Türkiye'de genel olarak bir iktidar partisinin yasama çoğunluğuna da sahip olduğunu düşünürsek bir kısmı da meclis tarafından seçilecek o zaman mahkemelerde görev yapacak olan yargıçların büyük bir kısmı yürütmeyle iç içe olur, bu tehlikeli ve kuvvetler ayrılığı ilkesine de aykırı."

"AYRICALIK YAPILSIN TALEBİ İÇİNDE DEĞİLİZ"
Tutuklu bulunan 46 avukat ile ilgili ise Coşar, "Avukat suç işlemez diye kural yok. Hepimiz suç işleyebiliriz. Hiç kimsenin dokunulmazlığı yoktur. Suç işlemiş avukatları kolluyor, ayrıcalık yapılsın filan gibi beklenti ve talep içinde değiliz, olamayız zaten biz hukukçuyuz. Suç suçtur, suçlu da suçludur. Neyse uygulanacak, hepsi hukukun çizdiği sınırlar içinde olmalıdır. Avukat arkadaşlarımız bizim mensubumuz. Tabii ki, mesleki yardımlaşma, dayanışma içindeyiz. Tabii onların yanında oluruz. Şu aşamada onlar hakkında mahkumiyet kararı olmadığı için masumdurlar. Şu aşamada sağlıklı bir bilgimiz de yok. Polisin yaptığı açıklama var, doğru mu değil mi ortada soyut bir iddia var. Savunmayı da delilleri de gördükten sonra daha sağlıklı açıklama yapacağız" dedi.

"BİZE SAYGI DUYMAK DÜŞER"
İstanbul Barosu'nun olağanüstü genel kurul kararı almasıyla ilgili bir soruya da Coşar, "Onların kararı. Bize saygı duymak düşer. Söyleyecek bir şeyim yok. Barolarımızın aldığı kararları eleştirme ve değerlendirme hakkına sahip değiliz. En azından benim meslek terbiyem buna izin vermez. Her baro bağımsız, özerk bir kurumdur. Kendi kararlarını kendileri alır ve uygulamaya koyarlar biz saygı duyarız" diye konuştu.