HACİZ MAHALLİ GÜVENLİĞİNİN KOLLUK MARİFETİ İLE SAĞLANMASINA YÖNELİK YASAL DÜZENLEME ŞARTTIR

1680

Av. Ersin Arslan'ın haciz mahallinde katledilmesi davasında sanığa verilen her türlü indirimden uzak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı henüz kesinleşmiş ve hali hazırda haciz mahallerinde şiddete dair süren onlarca derdest yargılama varken; meslektaşlarımızın her gün şiddetin bir yenisine maruz kalması, şiddetin sadece yargılama ya da cezalandırma ile engellenemeyeceğini göstermektedir.

26.07.2023 günü Adana'da Adana Barosu mensubu, 27.07.2023 günü ise İstanbul'da Bursa Barosu mensubu meslektaşlarımız haciz mahallerinde saldırıya uğramış, silahlar çekilmişse de can kaybı olmadan saldırı durdurulmuştur. Adana ve İstanbul Baroları ile birlikte TBB Avukat Hakları Merkezi tarafından da takip edilen her iki saldırıda da failler tutuklanmasına rağmen şiddet tehdidi ve tehlikesi sürmektedir.

Toplumsal cinnet, öfke kontrolü sorunu, bireysel silahlanma bir tarafa; avukatı müvekkili ile özdeşleştirme ya da ekonomik sorunlarının kaynağı olarak hukuksal sürecin yürütücüsü olan avukatı hedef görme bu saldırıların temel sebebidir.

Avukatın yargının asli unsuru olduğu ve avukata yönelen her türlü saldırının sadece kamu görevini ifa eden bir meslek mensubuna değil; yargısal faaliyetin kendisine ve avukatın korumakla yükümlü olduğu hakka yöneldiğinin yasa koyucu tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu 81. maddesi ile haciz mahalli güvenliğinin alınması için icra memurlarına zabıta bulundurma hakkı tanınırken, temel insan haklarında olduğu gibi bu hakkın kullanımı da uygulamada görülememektedir. Şiddet ile mücadelenin zorunlu bir ayağı olarak, potansiyel şiddet alanı haline gelen haciz mahallerinde kolluğun bulundurulması zorunluluk haline getirilmeli, kolluğun caydırıcı varlığı ile güvenlik sağlanmalı ve yasanın hatalı yorumlamaya sebebiyet veren lafzı değiştirilerek kolluğun sadece icra memurunu korumakla mükellef olduğu algısı ortadan kaldırılarak hukuksal süreç boyunca genel güvenliği sağlama yetkisi verilmelidir.

Meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizle; mevzuat değişikliği konusunda defalarca çağrı yapmamıza rağmen halen bir girişim olmaması, yasa koyucunun ve hatta hukukçu milletvekillerinin bu hususu dikkate almaması karşısında meslektaşlarımızı korumak yükümlülüğümüz ile yasal değişiklik ısrarımızı sürdüreceğimizi ve süreci takibe devam edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Türkiye Barolar Birliği
Avukat Hakları Merkezi