KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI BASIN AÇIKLAMASI

2675
A

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI BASIN AÇIKLAMASI

13 Şubat 2015 tarihinde Özgecan’ın hunharca katledilmesinden sonra millet olarak “KADINA KARŞI ŞİDDETE HAYIR” diyerek tek ses, tek yürek olabilmiştik. Aradan geçen 4 ayda ne oldu? Geçen yıla oranla kadın cinayetleri artarak devam etti. Kocasından ayrılmak istediği için İpek Hatay’da; Serpil İzmir’de; Fatma İskenderun’da öldürüldü. Pek çoğu ise görmüş olduğu şiddet karşısında halen yaşam mücadelesi vermektedir.

Bu haberler gazetelerin üçüncü sayfa haberleri oldu ve maalesef milletçe bu haberleri kanıksamaya başladık.

Şiddeti uygulayanların cezalandırılması için ve şiddetin önlenebilmesi için asgari düzeyde, şeklen ağır yasalar yapıldı. Sonra ne oldu? Kafası gözü kocası tarafından dağılırken, can havliyle söz söyleyen bir kadının çığlığı, haksız tahrik sayıldı. Karısını, kızını, ablasını ya da sırf kendi bedenî zevklerine karşı koyduğu için hiç tanımadığı bir kadını öldüren erkek lehine sırf duruşmalarda sessiz durdu diye iyi hal indirimi uygulandı.

Akabinde Anayasa Mahkemesi kadın ve yine çocuk haklarının ihlaline sebep olacak bir karara imza atmış ve maalesef ki “dinî nikâhın ancak resmi nikâhtan sonra yapılabileceğinin teminatı olan TCK’nın 230. maddesinin 5. ve 6. fıkralarını iptal etmiştir.

Artık zaman herkesin vicdanı ile hesaplaşmasını gerektiği gibi yapma zamanıdır.

Kadının insanca yaşam mücadelesi, ilkçağlardan beri sürmektedir.

Biz güçlü kadınlar, üzerimize yapıştırılan kötü tanımlamalar yerine, onurun ve varoluşun temsilcisiyiz.

Dünya üzerindeki hiçbir savaşta bu kadar kayıp verilmemiştir. Bu kayıpların önlenebilmesi için TÜBAKKOM olarak:

  1. Şiddet faillerinin de rehabilitasyona tabi tutulmasını talep ediyoruz.
  2. Çocuklarımıza toplumsal cinsiyet eşitliğinin özümsetileceği bir eğitim politikası izlenilmesini talep ediyoruz.
  3. Anne adayı olan veya anne olan kadınlarımızın ekonomik ve sosyal yaşamdan uzaklaştırılmamasını istiyoruz.
  4. Kendi bedenimiz üzerinde karar verme hak ve özgürlüğünün sadece bize ait olduğunun yasama erki tarafından da yasalaştırılmasını talep ediyoruz.
  5. Devlet nezdinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin temini için bireylerin fırsatları kullanma, hizmet ve kaynaklara ulaşmada cinsiyet farklılığına maruz kalmamasının sağlanmasını talep ediyoruz.

Henüz genel seçimden yeni çıkan milletimiz, iradesi neticesi mecliste oluşacak yeni iktidarın bu taleplerimizi dikkatle ve ivedilikle cevap vereceği ümidini yitirmeden biz TÜBAKKOM olarak, herkesi toplumsal duyarlılığa ve uyanışa davet ediyor, kadın cinayetlerini kınıyor, kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

 

TÜBAKKOM
Osmaniye Barosu Kadın Hakları Komisyonu
13. Dönem Sözcüsü Av. D. Ebru COŞKUNER KOLAK