Kamuoyuna

3257
A

20 Mart 2022 günü Adana’da bir grubun Anayasal haklarını kullanarak yürüyüş ve basın açıklaması yapmak amacıyla toplanmaları üzerine kolluk kuvvetleri tarafından kamu vicdanını yaralar derecede sert muamele uygulandığına tanıklık ettik.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı; Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, T.C. Anayasası ve kanunları tarafından korunan temel hak ve özgürlükler arasında yer almaktadır. Hakkın kullanımının sınırlandırılması rejimi, kanuni düzenlemeler ve yargı içtihadıyla belirlenmiştir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırlandırılması, idarenin keyfiliğine bırakılamaz. Aksi düşünce, tanık olduğumuz kamu vicdanını yaralar nitelikte kolluk muamelesi ile birleştiğinde otoriter devlete işaret etmektedir.
Oysa Anayasa’ya göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve bu sebeple
hukuka uygun bir sınırlandırma söz konusu olduğunda dahi ölçülülük kriterinin uygulanması gerekmektedir. Bahse konu kolluk kuvvetleri müdahalesinin; ölçülülük kriterinin gereklerine uymadığı gibi işkence ve kötü muamale yasağını ihlal edecek düzeye ulaştığı da kamuoyuna yansıyan görüntülerden anlaşılmaktadır.

Hak ve özgürlüklerin sistematik ve ağır bir şekilde ihlali, buna karşılık, faillere ve sorumlulara yönelik etkili bir soruşturma yürütülmemesi ve ardından gelen cezasızlık politikası, kamu otoritelerine ve hukukun üstünlüğüne duyulan güvene zarar verir. Demokratik bir hukuk devletinde; kamu gücünü kullanma iktidarına sahip makam ve organların ağır hak ihlalleri karşısında derhal harekete geçmeleri ile etkili bir soruşturmanın yürütülmesi, faillerin ve sorumluların cezalandırılmalarının sağlanması beklenmektedir.

Türkiye Barolar Birliği olarak Anayasa’nın ve kanunların kuruluşumuza tanıdığı hak ve yetkiler çerçevesinde insan haklarının savunulması, hukukun üstünlüğünün sağlanması için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.


Türkiye Barolar Birliği