KANUN KOYUCUNUN İRADESİNE VE HUKUKA AYKIRI UYGULAMA KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ HAKKINI İHLAL EDER

2095

Son günlerde, Gazeteci Barış Pehlivan hakkında verilen karar ve devam etmekte olan hukuki süreç üzerinden kamuoyunda “örtülü af hali” olarak da nitelendirilen 7456 Sayılı Kanun’un 15. maddesiyle, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’a eklenen Geçici 10. maddenin uygulanmasına dönük tartışmalar yaşanmaktadır.

İlgilinin, Geçici 10. maddeden faydalanmak üzere yaptığı başvuru üzerine Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 11.08.2023 tarihinde alınan kararla ilgili hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan devam etmekte olan kovuşturma nedeniyle aynı Kanunun 105/A-7. maddesi gerekçe gösterilerek, denetimli serbestlik tedbiri uygulanamayacağı yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, yasama faaliyetlerinin gayesi kamu yararını gerçekleştirmektir. Bu sebeple, kanun koyucunun kuralları günün değişen koşullarına göre değiştirmesi veya bunların bazılarını kaldırması, kamu yararını gerçekleştirme amacına matuftur. Aksi öngörülmediği sürece yeni düzenlemelerin derhal yürürlüğe girmesi ve yeni hukuki sonuçlar doğurması, kamu yararının gereğidir. Hukuki tartışmaların da bu temel unsurlar üzerinden yürütülmesi gerekir.

5275 Sayılı Kanun’a eklenen Geçici 10. madde, bu madde kapsamında denetimli serbestlik tedbirinin hangi hallerde uygulanacağını ayrıntılı olarak düzenlemiş ve aynı kanunun 105/A-7’de zikredilen duruma ilişkin bir istisna da getirmemiştir. Kanun koyucunun güncel ve mevcut iradesi bu yönde oluşmuştur. Gerek farklı kanunlardaki maddelerin gerekse aynı kanun içerisindeki farklı maddelerin birbiriyle çelişmesi ya da uygulamada farklı yorumlara yol açması halinde, genel prensip, sonraki düzenlemenin esas alınacağı ve özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceği ilkesidir.

Bu genel prensipler, düzenlemenin bir geçici madde olarak hayata geçirilmesinde de aynı şekilde geçerlidir. Anayasa Mahkemesi geçici maddelerin hukuki niteliğine ilişkin şu değerlendirmeleri yapmıştır:
(Anayasa Mahkemesi Kararı, E.2000/37, K.2000/14, 15.6.2000 R.G: 30.6.2000, sayı:24095)
‘’…..Geçici maddeler genellikle, geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar, yayınlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle, yasaların geçici maddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel nitelikleri nedeniyle geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Çünkü, yasa koyucu, kuralın ayrıklığında kamu yararı görmüştür. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceği hukukun genel bir ilkesidir.’’

Bu kapsamda, 5275 Sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesinde belirtilen şartları taşıyan bir kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirinin aynı Kanunun 105/A-7 maddesi gerekçe gösterilerek uygulanmamasının, kanun koyucunun iradesine ve hukuka aykırı olacağı gibi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının da ihlali anlamına geleceği yönündeki değerlendirmemizi ilgililerin ve kamuoyunun dikkatine sunarız.

Saygılarımızla.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ