MEDENİ KANUNUMUZUN KABULÜNÜN 90. YILI

3373
A

Bugün Cumhuriyetin ilanından sonra Türk devrim hareketinin temel taşlarından olan Medeni Kanun’un kabul edilişinin 90. yılını kutluyoruz. Hukuk devrimi denilince ilk akla gelen Medeni Kanun’un kabulüdür.

17 Şubat 1926 da kabul edilen Medeni Kanun’un özellikle Aile Hukuku bölümünde köklü bir hukuk reformu yaşama geçirilmiştir. Medeni Kanun ile erkeğin birden çok kadınla evlenebilmesi yerine tek eşlilik, erkeğin “boş ol” demesi ile sonuçlanan boşanma yerine, kadının ve erkeğin Kanunda belirtilen nedenlere dayanarak boşanma davası açabilmesi ve mahkeme kararıyla boşanma, mirastan erkek çocuğun tam pay, kız çocuğun yarı pay alması yerine her ikisinin eşit pay almaları kabul edilmiştir.

Devrim yasamız Medeni Kanun ile kadınlar, evlenme, boşanma, mal varlığı, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar açısından erkeklerle eşit konuma getirilmişlerdir.

“EVLENME YAŞI”nın belirlenmesi ve “RESMİ NİKAH”ın kabulü ise kadın haklarının güvencesi olmuştur. Medeni Kanunumuzda “evlenme yaşı” kadın ve erkek için 17 yaşın doldurulması olarak düzenlenmiştir. Ancak, günümüzde erken yaşta evliliklerin önüne geçilememektedir.

Aydınlık geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız için Türk Medeni Kanunun kabulünün 90. Yılında, TÜBAKKOM olarak diyoruz ki;

  • Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince, kanunlarımızda “18 yaşına kadar herkesin çocuk olduğu” kabul edilmeli ve Medeni Kanundaki “evlilik yaşı” da 18 yaşın doldurulması koşuluna bağlanmalıdır,
  • Çocuk yaşta yapılan evlilikler temel bir toplumsal sorundur. Çocuğun bedensel ve ruhsal olgunluğa ulaşmadığı “erken yaş evlilikleri” kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biri olarak çocuk hakları ve kadın hakları ihlalidir.
  • Erken yaşta evliliklerin önlenmesinde, kadının bedensel ve ruhsal olarak gelişimini tamamlayarak, topluma ve kendisine yararlı bir birey olabilmesi için “eğitim” şarttır. Bu sebeple de temel eğitimin süresinin 12 yıla çıkarılarak zorunlu, kesintisiz ve örgün eğitim haline getirilmesi sağlanmalıdır.
  • Tüm okullarda ve her yaş grubuna “toplumsal cinsiyet eşitliği“ dersi verilmelidir,
  • Gelişen, sağlıklı bir toplum inşa edebilmek için “çocuk yaşta evlilikler”in önlenmesi siyasi bir hedef haline getirilmeli, bu yolda kararlı bir devlet politikası uygulanmalıdır.

TÜBAKKOM olarak, erken yaşta evliliklerin büyük oranda kız çocuklarının sorunu olması nedeniyle,  "Çocuktan Gelin Olmaz" diyoruz.

Siyasi iktidarı, ilgili kurum ve kuruluşları ve toplumdaki her bir bireyi bu çok yönlü toplumsal sorunun çözümü için göreve ve duyarlılığa davet ediyoruz.

 

TÜBAKKOM 13. Dönem Sözcüsü

Osmaniye Baro Başkanlığı