Metin Feyzioğlu'ndan arabuluculuk açıklaması

4210
A

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Masadan iki tarafında kucaklaşarak kalkması lazım. Kaybetmişlik ya da kandırılmışlık hissiyle ya da muhtaç olduğu için boyun eğmişlik hissiyle o masadan kalkılırsa, sosyal devlet ve toplumsal barış açısından doğru iş yapmamış oluruz." dedi.

Adalet Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğiyle düzenlenen "Singapur Sözleşmesi'nin Arabuluculuk Üzerine Yansımaları Sempozyumu", Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi. Singapur Sözleşmesi'nin önemine işaret eden Feyzioğlu, Türkiye'nin böylelikle arabuluculukta ulusal arenadan çıkıp, uluslararası camiaya da girdiğini, aynı zamanda ulusal arenada önemli bir yol katedilip, başarı sağlandığını anlattı.

Arabuluculuğun, tahkimin gelişmesi, alternatif çözüm yöntemlerinin yerleşmesi konusunda mutabık olduklarını belirten Feyzioğlu, "Bir yerde sorun ve aksama varsa bunu da konuşmalıyız. Başka ülkelerin yaşadıklarından ders almalı, aynı hataları yapmamalı, kendi ülkemizin özelliklerine uygun modelleri de geliştirmeliyiz." dedi.

Bu çalışmaları Adalet Bakanlığı ile rahatlıkla yapabildiklerini, hiçbir konuda görüşme kapılarının kendilerine kapalı olmadığını, birlikte çözüm üretilen bir dönemi yaşadıklarını aktaran Feyzioğlu, "Arabuluculukta sayılar kurumun çok başarılı olduğunu gösteriyor ancak, bunu memnuniyetle karşılamakla birlikte, sayılar tek başına yeterli ve doğru bir ölçü mü?" diye konuştu.

Başarı oranlarına bakarak, sistemin tamamen başarılı olduğunu ve sorunsuz ilerlediğinin söylenemeyeceğini dile getiren Feyzioğlu, şöyle konuştu:

"Davamız bu ülke için en doğrusunu yapmak, arabuluculukta işimizin bitmediğini düşünüyorum. İş davalarında yüzde 60'ların üzerinde bir başarının, yeterli ya da nitelik anlamında tam anlamıyla bizi tatmin eden bir başarı olduğu kanaatinde değilim. Sayılar çok önemli, kurumun ileri gittiğini gösteriyor ancak arabuluculuğa 'toplumsal barış projesi' dedik. Bu amaca tam anlamıyla hizmet edebilmesi için, masadan iki tarafın da kucaklaşarak kalkması lazım. Kaybetmişlik ya da kandırılmışlık hissiyle ya da muhtaç olduğu için boyun eğmişlik hissiyle o masadan kalkılırsa, sosyal devlet ve toplumsal barış açısından doğru iş yapmamış oluruz. Tam bu noktada avukatın, daha yoğun ve etkin devreye girmesini sağlamak durumundayız."

"Avukat tarafından temsilden lütfen çekinmeyin. Arabuluculukta, müzakerede, tarafın ve özellikle de dezavantajlı tarafın, özellikle işçi tarafının avukat tarafından temsilini gelin hep birlikte sağlayalım. Avukatı, anlaşmanın önündeki bir engel olarak görmek, arabuluculuğa fayda sağlamaz" diyen Metin Feyzioğlu, bu sistemde taraf avukatlığı yapacak meslektaşlarını müzakere, iletişim, hesaplama konularında en iyi şekilde eğitmenin kendileri için zorunlu olduğunu vurguladı.

Feyzioğlu, aksi halde arzu edilen faydanın sağlanamayacağına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Ancak, işverenin de arabuluculukta avukat tarafından temsili teşvik etmesini bekliyorum çünkü, eğer helalleşmekten bahsediyorsak, herkesin o masadan mutlu kalkması lazım. Arabuluculuğun, Yargıtayımızın ibra konusunda geliştirdiği, son derece haklı ve etkili içtihadı dolanmak amaçlı kullanılmasına müsaade etmemeliyiz. Avukatın arabuluculukta vekalet ücretini garanti altına alacak bir sistemi getirirsek eğer, avukatın engel değil, anlaşmayı teşvik edecek bir unsur olmasını sağlayabiliriz, ikinci olarak da muhakkak eğitmeliyiz. TBB, TOBB ve Türkiye Noterler Birliği'nin birlikte çalışmasını öneriyorum. Biz 3 büyük kurum yan yana geldiğimizde, iletişim kurup anlaştığımızda tüm Türkiye'nin kazanacağı bir işbirliğine dönüştürebiliriz."


Haber ile ilgili Görseller

Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle
Görüntüle