ORANTISIZ UYGULANAN TUTUKLAMA TEDBİRİ BAĞIMSIZ YARGIYA DUYULAN GÜVENİ ZEDELER

2747

Sanatçı Gülşen Bayraktar çolakoğlu’nun bir konser esnasında kullandığı ve çeşitli yayın organları aracılığıyla kamuoyuna yansıyan ifadeleri nedeniyle yaşanan gelişmeler, ülkemizde yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile tutuklama tedbirinin amacı dışında kullanımı konusunda kaygı verici bir aşamada olduğumuzu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Kullanılan ifadelerin suç teşkil edip etmediği ya da ifade özgürlüğü hakkı kapsamında kalıp kalmadığı, bağımsız yargının adil yargılanma hakkına uymak suretiyle vereceği kararla belirlenecektir. Ne var ki, esasen bir koruma tedbiri olan ve şartları Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda sıkı bir şekilde düzenlenen tutuklama müessesesi, daha evvel defalarca görüldüğü üzere, söz konusu olayda da Sulh Ceza Hakimliği tarafından bir cezalandırma aracı olarak kullanılmaktadır.

Bir yargılamayı gerektirip gerektirmediğinden bağımsız olarak, tutuklama tedbirinin yalnızca sarf edilen ifadeler nedeniyle ve özellikle oluşan siyasal atmosferden de etkilenmek suretiyle orantısız bir şekilde kullanılması, bağımsız yargıya güveni azaltacak, adil yargılanmaya duyulan inancı zedeleyecektir. Unutulmamalıdır ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da altı çizildiği üzere, yargı organlarının yalnızca bağımsız ve tarafsız olmaları yeterli değildir; aynı zamanda bağımsız ve tarafsız bir görüntü sergilemeleri ve kamuoyunda da bu güveni oluşturmaları gerekir. Oysa bu tür hukuk dışı uygulamalar hukuki güvenlik ilkesinin yerine yargı eliyle kamuoyunda baskı atmosferini yaratmaktadır.

TÜRKİYE Barolar Birliği olarak, kanunda yazılı şartlara uyulmaksızın keyfi ve orantısız şekilde uygulanan tutuklama tedbirinin kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkının ihlali anlamını taşıdığının altını tekrar çizerek bu hukuksuz uygulamadan ivedilikle dönülmesi gerektiği hususunu kamuoyunun bilgisine sunarız.

Saygılarımızla.

TÜRKİYE Barolar Birliği