SAĞKAN: DEPREM BÖLGESİNDE HABERLEŞMENİN YETERSİZ KALMASI BAKANLIK, BTK VE GSM OPERATÖRLERİ AÇISINDAN SORUMLULUK DOĞURUR

1617

6 Şubat’ta yaşanan ve on binlerce yurttaşımızın hayatını yitirmesine neden olan depremde yurttaşlar enkaz altında kurtarılmak için telefonları aracılığıyla yardım isterken, yakını göçük altında bulunan yurttaşlar arama ve kurtarma ekiplerine ulaşmaya çalışırken, hayati ihtiyaçlara ulaşmak için haberleşmeye en çok gerek duydukları zamanlarda GSM operatörlerinin iletişimi sağlamakta yetersiz kalması kamuoyunun tepkisine neden oldu.

Depremin hemen ardından sahada durumu gözleyen TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, yurttaşlardan TBB’ye gelen sorular üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“GSM operatörlerinin ihmali ve sorunu çözmek yerine vatandaşlarımıza ‘telefonlarını daha az kullanmaları' yönünde tavsiyede bulunmaları kabul edilemez. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve GSM operatörlerinin ciddi kusur ve sorumlulukları bulunmaktadır.

İletişim hizmeti ve özellikle elektronik haberleşme hizmeti bir kamu hizmetidir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca bu kamu hizmeti özel şirket tarafından yerine getirilmekte ancak şirket için de yükümlülükler söz konusu olmaktadır.

Kanun'un 6/1. maddesinin çeşitli bentlerinde yürütülecek haberleşme hizmetleriyle ilgili işlemleri yürütmek, denetimler gerçekleştirmek, bu alanda faaliyet gösterenlerin mevzuata uymalarını sağlamak ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak üzere tedbir almak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sorumluluğu olarak düzenlenmiştir.

Kanun'un 12.maddesinde işletmeci şirketlerin hak ve yükümlülüğü düzenlenmiştir. Buna göre “Afet durumlarındaki haberleşmenin kesintisiz devam edebilmesi için gerekli tedbirlerin alınması” şirketlerin yükümlülüğüdür (madde 12/2-ğ).

Deprem esnasında iletişimin aksaması ve bunun can ve mal kayıplarına sebep olması; kesinlikle bir ihmaldir. Kusurun yoğunluğuna göre cezai sorumlulukları söz konusudur. Ayrıca illiyet bağının kurulması halinde bunlar aynı zamanda bir haksız fiile sebebiyet verdiği için hukuki tazmin sorumlulukları gündeme gelecektir.

Keza aslında bir hizmet kusuru da söz konusu olup idari yargıda tam yargı davaları çerçevesinde tazminat başvuruları yapılabilir. Bakanlık ve BTK yetkilileri bakımından görevi ihmal şeklinde cezai ve idari sorumluluklar doğabilecektir.”