ŞİDDET MAĞDURU KADINI SAVUNAN KADIN AVUKATLARIN DA ŞİDDETE MARUZ KALMASI YANLIŞ POLİTİKALARIN SONUCUDUR

156

Hukuk sistemimiz, ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi bağlamında hem uluslararası hukuktan hem de iç hukuktan doğan bir takım anayasal ve yasal yükümlülükle çevrelenmiştir. Bu doğrultuda, ilgili mevzuatın uygulanmaması ya da insan hakları ilkelerine uygun olarak adil, etkili ve hızlı bir şekilde uygulanmaması kabul edilebilir olmadığı gibi; kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin her geçen gün daha da artmasına yol açmaktadır.

Kadınlarla erkekler arası fiili eşitsizlik ve her türlü ayrımcılığın bir sonucu olan erkek şiddetine karşı acil olarak önlem alınması gerektiğini bıkmadan, usanmadan ifade ettik. Medeni Kanun’un kabulü ile önemli haklar kazandığımız 17 Şubat 1926’dan bu yana yüzümüze vuran acı gerçeğin; sorunun gerçek çözümünün toplumsal cinsiyet eşitliğinin mutlak surette sağlanması ve kadına karşı bakış açısının değiştirilmesi olması gerektiğini defalarca yineledik.

Kadınların ve kadın örgütlerinin bu mücadelesine rağmen siyasal iktidarın, kadına yönelik şiddetle samimi ve etkin bir mücadele yerine; kadınların yaşam ve özgürlüklerinin güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi’nden hukuka aykırı şekilde çekilmesi, 6284 sayılı Yasa’nın etkin uygulanmaması, nafakanın tartışılmaya açılması gibi politikalar kadının özgür bir birey olduğunu kabul edemeyen zihniyete cesaret vermektedir. Şiddet mağduru kadını savunan kadın avukatların da şiddete doğrudan maruz kaldığını 24.06.2024 tarihinde bu sefer Zonguldak Barosuna mensup iki kadın meslektaşımıza yapılan çirkin saldırıda yaşamış bulunmaktayız. Bu nedenle bir kez daha Medeni Kanun’a ve 6284 sayılı Yasa’ya dokunulmamasının, yasaların etkin bir şekilde uygulanmasının ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak politikaların acilen oluşturulmasının önemini vurguluyoruz.

Son 24 saat içerisinde “8 kadın cinayeti”nin işlendiği ülkemizde; kadın cinayetlerindeki ve kadına yönelik şiddetteki korkunç artış, kadın üzerinden yürütülen yanlış politikaların sonucudur. İçimizi acıtan tüm cinayetlerin soruşturma süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi ve faillerin en ağır cezaları alması için hukuki sürecin takipçisi olacağımızı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadına yönelik şiddetin önlenmesi mücadelemizi ülkemizdeki her bir kadının yasalarla güvence altına alınan haklarından eşit yararlanma olanağını buluncaya kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyururuz.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ KADIN HUKUKU KOMİSYONU (TÜBAKKOM)