TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU, ADALET BAKANLIĞINA ARABULUCULUK SINAVI HAKKINDA BİR YAZI YAZDI

14670
A

18.12.2019

T.C.
ADALET BAKANLIĞINA 

 

Sayın Bakanlığınız tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalardan edindiğimiz bilgiye göre 24.11.2019 tarihinde yapılan Arabuluculuk Sınavına 28.903 arabulucu adayı girmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesi uyarınca Bakanlıkça belirlenmiş olan ihtiyaca göre 6.271 (5.000 + 1.271) adayın 91 puan ve üzerinde almak suretiyle sınavı kazandığı bildirilmiştir.

Sınava giren ve Yönetmelikteki asgari başarı puanı olarak belirlenen 70 ilâ 90 arasında puan almış olan, sayısını bilmediğimiz ama büyük çoğunluğu teşkil ettiğini tahmin ettiğimiz, binlerce aday ise başarısız kabul edilmiştir.

Halihazırda, son açılan sınava girmeyenlerle birlikte arabuluculuk eğitimi almış ancak arabulucu olmaya hak kazanamamış on binlerce kişinin olduğu düşünülmektedir.

Son açılan sınava girmiş ve 70 asgari puanı aldığı halde kota sebebiyle arabulucu olmaya hak kazanamamış meslektaşlarımızdan Başkanlığımıza, resmi ve gayri resmi kanallardan binlerce mağduriyet içeren mesaj ve başvuru ulaşmıştır. Bu başvuruların ortak noktası, kotanın Kanunda yer alan bir sınırlama olmadığı ve mevzuatta yapılan ve yapılması planlanan düzenlemeler uyarınca arabulucuya başvuru sayılarının katlanarak artacağı gerçeği karşısında kotanın kamu yararına aykırı olduğudur.

Bize göre de asgari başarı puanını alan her adayın arabuluculuk siciline kayıt yaptırma hakkına sahip kılınması; hakkaniyete, ihtiyaca ve dolayısıyla kamu yararına daha uygun olacaktır. Bu çerçevede örneğin sınavda 90 puan almış fakat kota sebebiyle başarısız sayılmış çok tecrübeli bir avukatın, sınavda 91 puan almış mesleki kıdemi ve tecrübesi daha az olan bir avukata göre arabuluculuk faaliyetinde daha az başarılı olacağı peşinen kabul edilemez. Bu örnekte 91 puan almış meslektaşımız da, 90 puan almış diğer meslektaşımız da arabuluculuk faaliyetinde çok başarılı olabilir.

Esasen avukatlık mesleği özünde kriz çözme mesleğidir. Bu sebeple 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/a maddesinde avukatlara mahsus arabuluculuk benzeri bir uzlaşma kurumu düzenlenmiştir. Böylece kanun koyucu, avukatların arabuluculuk yapma vasfında olduğu ön kabulünü ortaya koymuştur.  

Bize göre; arabuluculuk eğitimini almış ve kanundaki diğer şartları taşıyan tüm avukatlara sınav şartı olmaksızın ve bir kotaya tabi tutulmaksızın arabuluculuk yapma hakkı tanınmalıdır. Böyle bir düzenleme, hakkaniyete ve kamu yararına aykırılık yönünde sayısı binleri geçen tüm şikayetleri ortadan kaldıracaktır.

Öte yandan, arabuluculuğun yarı yargısal bir faaliyet olduğu dikkate alındığında; arabulucular sicilinin İdarenin nezdinde tutulması, disiplin iş ve işlemlerinin de İdare eliyle yürütülmesi uygulaması yerine bu faaliyetlerin Türkiye Barolar Birliği çatısı altında yürütülmesinin daha yerinde olacağı kanaatindeyiz. 50 yıldır, bugün itibariyle sayısı 130 bini geçmiş olan avukatların sicillerini tutan, disiplin iş ve işlemlerini yürüten Türkiye Barolar Birliği ile barolara arabulucuların özlük işleriyle ilgili de sorumluluk verilmesi halinde, bunun gereğinin layıkıyla yerine getirileceği tartışmasızdır.

Takdir ve tensiplerine sunarız.

Saygılarımızla.

Av. Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU
Türkiye Barolar Birliği Başkanı